DOLAR 5,7845
EURO 6,3850
ALTIN 271,5
BIST 108.869
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Çok Bulutlu

Gelecek sizin, siz geleceksiniz

10.02.2013
71
A+
A-

Ey Türk gençliği, Gelecek sizin, siz geleceksiniz….

MHP ve Ülkü Ocakları’nın gençten, gençlikten ne anladığının, ne beklediğini anlatan bu veciz, kapsamlı, ümit ve güven veren, hedef gösteren cümle, bugün Ankara’da yapılacak Türk Gençlik Kurultayı’nın ana sloganı olacak.

 Dönüm noktası

MHP’nin kuruluşunun 44’cü yılı kutlamaları çerçevesinde yapılan etkinliklerde gençliğin öne çıkarılmasının özel bir önemi ve anlamı var. MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli, hemen her konuşmasında Türkiye’nin geleceğinin teminatı olan gençliğe ayrı bir paragraf açıyor. İki gün önce gazetecilerle yaptığı sohbette de yine bu konunun üzerinde önemle durdu. Türk gençliğinin bir dönüm noktasında olduğunun altını özellikle çizdi ve şu tespiti yaptı: “Şu anda 18-24 yaş aralığında olan gençlik, 10 yıl sonra 28-34 yaş arasında olacak ve Türkiye’yi yönetecek. Onun için gençlerimiz çok iyi yetişmeli ve Türkiye’ye damgasını vurmalı. Bugün çok hayati kararlar alınıyor, ama hiç kimse gençleri aklına getirmiyor. Bu çözüm ve barış dedikleri şeyden gençlerin ne anladığını soran yok. Oysa Türkiye’nin geleceği bunlar.”

Hain hesaplar boşa çıkacak

Sayın Bahçeli daha önceki birçok konuşmasında gençliğin sokakta değil okulunda olması gerektiğini, elinde silah değil kitap ve bilgisayar bulunmasını istediğini söylemiş ve bunu teşvik etmişti. Ülkücü Gençlik tam da bu istek ve beklenti doğrultusunda geleceğe hazırlanıyor. Bugüne kadar yapılan bütün tahriklere, kışkırtmalara, alçak iftiralara ve sinsi provokasyonlara rağmen kendi bildiğinden, kendinden beklenenden şaşmadı. Bugünkü kurultay ülkücü ve milliyetçi Türk gençliğinin yeni ve güçlü bir haykırışı olacaktır. Türk milletinin sahipsiz olmadığı, geleceği üzerinde yapılan hain hesapların boşa çıkacağını dosta düşmana bir defa daha gösterecektir. Genel Başkan Dr. Devlet Bahçeli’nin de bir konuşma yapacağı kurultay, bir şenlik, bir bayram havasında geçecek. Türk milletinin bağrından çıkmış, Türk örfünden, geleneğinden, töresinden beslenmiş, Türkçe söyleyen, Türkçe haykıran hepsi birbirinden değerli sanatçılar konserler verecek. Halkoyunları ekipleri motif motif Türkiye’yi salona taşıyacak.

Bu bir silkiniştir

Bu kurultay Türk milliyetçileri ve ülkücülerin kendi aralarında yaptıkları bir toplantı değildir. Bölücü ihanetin karartmasında kalmış, çözüm ve barış safsatalarının rüzgarıyla sarsılmış, İmralı canisinin tayin ettiği gündemle sıkışmış olan Türkiye’nin başkentinde bir silkiniş ve ayağa kalkmadır. BOP’a saplanıp Türkiye’de Türk olmaktan utananlara, dünyada Türk varlığını unutan ve unutturanlara, İslam dünyasının yaşadığı büyük kıyıma ortak olanlara bir itiraz, bir isyandır. Türk gençliğinin ne yaptığını, ne düşündüğünü, ne istediğini kesin, net ve sarsılmaz bir iradeyle ortaya koymaktır. Nitekim, kurultayda “4 Oturum 40 Ülkücü”  başlığıyla dün başlayan Türk Gençlik Çalıştayı’nın sonuç bildirgesi de kamuoyuyla paylaşılacaktır.

Herkes varlık sebebinin gereğini yapıyor

Her zaman söylediğimiz bir şey var. AKP ile birlikte Türkiye’de vatan millet düşmanları hayal edemeyecekleri fırsatlar buldular. Fırsatı ganimet bilenler hiç vakit kaybetmeden harekete geçtiler. Herkes varlık sebebinin gereğini yapıyor. Kimi Türkiye’yi eyaletlere ayırarak, Türk adını ve kimliğini yok ederek, ihanet şebekeleriyle kol kola girerek, İmralı canisine itibar kazandırıp, onun verdiği yol haritasından yürüyerek, BOP yolunda koşarak, ayrıştırarak, bölerek varlık sebebinin gereğini yapıyor. Kimi de bu hain gidişe itiraz ederek, karşı durarak, Türk milletine, Türk devletine sahip çıkarak, bölünmez bütünlüğü savunarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin yücelmesi ve yükselmesi için seferber olarak varlık sebebinin gereğini yapıyor.

Yaşa ve yaşat

Kimse kimseyi kandırmasın. Anaların gözyaşı üzerinden ihaneti saklamaya, İmralı canisini aklamaya kalkışmasın. Anaların ağlamasını istemeyenler, anaları ağlatanlardan bunun hesabını sormak zorundadır. Aksi halde o anaların gözyaşı ebediyen dinmeyeceği gibi, buna sebep olanları da önüne kadar götürür. Sayın Bahçeli’nin veciz ifadesiyle “yaşa ve yaşat” diyen bir siyasi hareket, elbette kimsenin ağlamasını istemez. Kararlılığı, dik duruşu bundandır. Yaşamak ve yaşatmak varlık sebebidir. Zaten sorun da buradan çıkıyor. Bu yüzden yıkmak ve yok etmek isteyenlerin hedefi oluyor. Bu yüzden her türlü yalana ve iftiraya maruz kalıyor. Bu yüzden her türlü hain saldırıya uğruyor. Ancak, artık saflar netleşmiştir. Tarih yeniden yazılmaktadır. Bir tarafta ihanetin sahipleri ve yandaşları, diğer tarafta bu ülkenin varlığını ve birliğini her şeyin üzerinde tutan Türk milliyetçileri ve ülkücüler. Bugünkü kurultay bunun zirve noktası olacaktır. Bu kutlu gün bütün Türk ve Müslüman âlemine hayırlı olsun.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.