DOLAR 5,7349
EURO 6,3511
ALTIN 271,2
BIST 106.846
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

Farklılığımız Olmalı

20.05.2014
48
A+
A-

Fikri Atılbaz

Bu iktidar ahlaki, İslami, insani açıdan, hemen her yönüyle sapır sapır dökülmektedir. Bırakın elle tutulur yanlarını, dille övülebilecek bir tarafları yoktur. Bunlar ömürlerini, BOP yolunda heba eden, Yahudi ve Hıristiyanların heva ve istekleri doğrultusunda, baş tağutun yanında yer alan yalancı peygamber olarak geçirmektedir. İşte bu yüzden İslamiyetten, insanlıktan uzak kalmaktadırlar.

İnançları gereği, Somali, Suriye, Mısır için döktükleri sözde gözyaşı timsah gözyaşlarıdır. Bunlar Soma için ıstırap çekmezler, gözyaşı dökmezler, acı içine düşmezler, kömür karasının ne menem bir hastalık olduğunu bilirler, madenciden geçinirler, “Zengin kendi kömürünü mü çıkarsın?” diye hayıflanırlar… Onların gündeminde daima yemek vardır. Bir arkadaşım çok yemek yiyenleri tanıştırırken derki; “Sabun ve kına haricinde ne varsa yer” Evet bunlar sabun ve kınayı da yiyor. Ne yemesi, yutuyorlar.

XXXXXXX

Nijerya’da kaçırılan 200 çocuk için yaygara koparırlar; ancak PKK’nın dağa kaçırdığı 350’den fazla çocuk için bir şey demez. Kılıfını hazırlayıp üstünü örter. Ne de olsa birlikte yol aldıkları arkadaşlarıdır PKK. Ülkenin doğusunda kurulduğu söylenen kız çocuk pazarına asla karışmazlar. Çünkü ona müdahale devletin işi değil, anlayışı hakimdir.

Soma’dan yükselip, ülkenin üzerindeki kara bulutlarla birleşince, karanında karası bir ortam oluşturan havayı bu iktidarın dağıtması mümkün değildir. Tam aksine bu karanlığı yurdun her köşesine yayar. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bitişi için ellerinden ne gelirse yapmaktadırlar. Cumhuriyete olan düşmanlıkları onları, ülkenin birliğine, dirliğine, Milli Devlet ve Üniter Yapı oluşuna karşı düşmanlarımızla beraber hareket etmektedir.

XXXXXXX

Düne kadar yoldaş olduklarını yarı yolda bırakan bu iktidar, onlardan paralel düşman yaratmıştır. Kendi yarattığı paralel heyulası karşısında ezildiğini itiraf eden bu iktidar, nereye, kime değerse değsin elinde dış mihraklı kılıcı sallayıp durmaktadır. Bu saplantı öyle bir hale gelmiştir ki, paralel her kötü olayın temelinde aranmaktadır. Bırakın yurtiçini dünyada meydana gelen felaketlerin de temelinde yatan gerçek neden paralel yapı olarak izah edilecektir.

Kendilerini her girdikleri bataktan çıkmak için tuttukları her el sahibini gözlerini kırpmadan batağa çekmek için her şeyi yaparlar. Hem de bunu yaparken hiç utanmazlar. Yüzleri buruşmaz. Tükürüklere bile Yarabbi şükür derler. Hep konuşurlar, icraatları konuşmalarını yalanlar. Bir söylediklerini diğeri tutmaz. Millete akıl vermeye kalkarlar.

XXXXXXX

Bunların karşısındaymış gibi yapıp bunların yol almalarına göz yuman yazar-çizer takımı vardır. Ayrıca bunların karşısında dururken, Türk milleti için ileri geri konuşup, Aziz Nesin’leşmeyi matah bir şey sanan yazar takımı ağzından çıkanı kulakları duymamaktadır.

Bir yazarın kendini aşan konuşması için, AKP’nin başı Erdoğan boyunu aşan bir konuşmayla eleştirmiş. Şöyle diyor; “Vicdan sahibi milletin elbet vicdan sahibi devleti olacak. İnsanlıktan nasibini almamış, ahlaktan yoksun tipler var ki, bizim mitingimize gelmiş diye ölümleri müstehaktır diyecek kadar aşağılamış. Bir diğeri de ne şehittir ne gazi üç nokta bırakıp Niyazi diyor. Bunların patron hala bunları nasıl çalıştırıyor? Demek ki sen de aynı düşünceye sahipsin. Sen de bunları barındırıyorsan sen de bunlar gibisin.” Kim olursa olsun Türk milletinin karşısında olursa olsun yanında olamayız ve söylediklerini asla kabul etmeyiz. Ancak bunları söyleyenleri eleştiren kişinin de doğru kişi olması gerekir.

Siz hangi vicdanın sahibisiniz ey İktidar? Vicdanınız var mı? Erdoğan karşısındakini “İsrail dölü” diyerek aşağılayan, Yahudi cesaret madalyalı bir İsrail cankuşu değil mi?

Öncesinde de söyledim şimdi de soruyorum; Vatandaşı tekmeleyen Yusuf Yerkel’i görevden alacak mısınız? Almadığınız halde, sizinde Müşaviriniz gibi kin ve nefret dolu olduğunuz, millete tekme tokat vurmayı hak olarak gördüğünüz ispatlanmış olacaktır.

Hoş, vatandaşı yumruklamanıza bakılınca, zaten aynı paralelde olduğunuz anlaşılıyor.

Sağlıcakla kalın!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.