DOLAR 5,7266
EURO 6,3437
ALTIN 276,9
BIST 102.704
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

EVET Cıkarsa MHP Kapatılacak,Heveslenme RAMIZ BEY

07.09.2010
154
A+
A-

Başbakan’ın uçağı, ne kadar mübarek bir mekân ki, binen hidayete eriyor.
Hidayete erdikleri için mi o uçağa biniyorlar, yoksa o uçağa bindikleri için mi hidayete eriyorlar, bilemiyorum ama uçağa binen herkesin “cennete vize” aldığı kesin.
O uçağa binen; Gazeteci ise TRT’de 100 bin dolar haftalıkla işe başlar, işadamı ise işleri açılır, aldığı tüm kredilerinin faizleri silinir, siyasetçi ise ardı da önü de sonuna kadar açılır.
Ramiz Ongun da “Cennete vize” alan muhteremlerin arasına katılmış çok şükür!
Ankara’dan Tarsus’a kadar Başbakanla birlikte o “mübarek uçakta” yolculuk yapıp iftarı da birlikte yapmışlar. Zaman gazetesine iştahla verdiği “Evet” röportajından öğreniyoruz bunları.
Ramiz Ongun, davet edildiği iftarda yediklerini hazmedip Zaman’a röportaj verirken Başbakan çoktan Mersin mitingine başlamış ve “Bunlar Kafatasçı milliyetçiler, bunlar etnik milliyetçiler, bunlar katil” diye bas bas bağırıp Türk Milliyetçilerine hakaretlerini saydırıyordu. Belli ki Ramiz Ongun iftarda yedikleri ile beraber bu hakaretleri de hazmetmiş ki, çok büyük bir iştahla “Evet” diyeceğini söylüyor.
Ramiz Ongun’a göre Başbakan “Nezaketli, hoşgörülü ve samimi” ama Türk Milliyetçiliğinin yegâne siyasi partisi ise “Bizim Daltonlar”.
Türk Milliyetçisi olmak, her şeyden önce haysiyetli, şerefli ve namuslu olmayı gerektirir deyip bu bahsi kapatıyorum. Aksi halde, “Düldül’ün sırtına binip Ankara’dan Tarsus’a kadar dehleyen Sadrazam’ın hikâyesini” anlatmam gerekecek ki, yerimiz de terbiyemiz de buna müsait değil.
Ramiz Ongun, bir türlü ele geçiremediği MHP’yi ele geçirmek için, bir kez daha fırsat çıktığını düşünmektedir. Başbakan’ın iftar davetinden birkaç gün önce, ”Büyük oranda Evet çıkarsa, MHP yönetimi sorgulanmaya başlanacak” şeklinde Ongun’un kulağına fısıldadılar.
Eh o’nun da, son bir haftaya kadar karşı olduğu AKP anayasasına, Başbakanla Tarsus’a yolculuk ve iftar sonrası evet demesi ve var gücüyle destek vermesi boynunun borcu oldu tabi. Ne de olsa birinci ağızdan “bu fırsat” teyit edilmiştir artık. Türk Milliyetçiliği haysiyet ve şerefini kısa bir müddet askıya almanın bir sakıncası yok nasılsa! Daha önce de birkaç kez askıya aldı ve hiçbir “sorun” çıkmadı nasıl olsa.
“Başbuğ Türkeş de 12 Eylül anayasasına karşıydı.” Öyle söylüyor muhterem.
Utanmasa “Başbuğ olsa, o da evet derdi” diyecek. Ben daha önce de söyledim,” bu adamdan genel başkan filan olmaz, sapla samanı karıştırıyor” dediğimde bazı arkadaşlar bana kızmıştı. Anladınız mı şimdi ne demek istediğimi.
12 Eylül Anayasasına karşı olmak ile AKP anayasasına yandaş olmayı aynı sanıyor Ramiz bey.
17 yaşında Başbuğ ile tanıştığını söylüyor ama kaç yaşında terk ettiğini söylemiyor nedense.
Neyse biz konumuza dönelim.
Referandum sonrası asıl plan şudur.
%60-65 Evet çıkacak ve 2 ay içerisinde Anayasa Mahkemesi ve Yargı AKP’nin atadığı adamlarla dolacak.
MHP, Silivri davasıyla ilişkilendirilecek ve hakkında KAPATMA DAVASI açılacak.
Anayasa Mahkemesi MHP’yi Şubat 2011’de kapatacak.
Mart veya Nisan 2011’de AKP ve CHP’nin birlikte girdiği Erken Genel Seçimlerden AKP %60, CHP %25-30 alacak. (Herkesin elini kolunu bağlayıp zavallı memur Necdet Calp’in Halkçı Partisi ile sürekli parlatılan müsteşar Özal’ın Anap’ını yarıştırdılar, sonuç malum)
Bu kadar mı? Hayır tabi.
%60 oy almış bir AKP’nin Anayasamızın ilk 3 maddesini değiştirip FEDERASYON, OTONOM, ÖZERKLİK gibi “demokratik talepleri” yerine getirmesi kolaylaşacak.
2011’de Meclisin neredeyse beşte dördüne sahip bir AKP’nin “devletin şekli federasyondur” şeklinde yapacağı değişikliği herhalde RTE ve AG tarafından bizzat özenle seçilip atanacak olan Anayasa Mahkemesi üyeleri, reddedecek kadar nankör olmayacaklardır.
İşte bütün hesap bu.
Ramiz Ongun’un kulağına fısıldanan ise “Devlet Bey’in koltuğu.”
Ongun “36 etnik gruptan” hangisine giriyor, onu bilemem de, kendisini bu kadar ucuz satmasa iyi ederdi.
Baksanıza “otonom, federasyon, özerklik” yani koskoca bir devlet vaat etmelerine rağmen dağdaki eşkıya bile senin kadar iştahla evet demiyor.
“Bizim Daltonlar” diye hakaret ettiği MHP’den biri şimdi çıkıp “bırakın şu Düldül’ü, sırtına kim binerse Tarsus’a onu götürüyor” dese haksız mı şimdi? {jcomments on}

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.