Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Sisli

ETRAFIMIZDAKİ ATEŞ BİZİ YAKARKEN

ETRAFIMIZDAKİ ATEŞ BİZİ YAKARKEN
09.01.2020
A+
A-

Türkiye inanılmaz bir gündemle kuşatılmış durumdadır.

Etrafımızda gelişen olaylar bir Dünya Savaşı olmasa bile Türkiye için her bakımdan top yekun savaş hüviyetindedir.

 

ABD bir insanı, evet yanlış duymadınız yalnızca bir askeri öldü diye savaş çıkaracak müdahalelere teşebbüs ederken biz sınırlarımızda menşei ve faili belli kahpe tuzakla hayatını kaybeden dört şehit Mehmet’imiz için etrafı ateşe veremiyoruz.

 

İran Ortadoğu, Kuzey Afrika, Güney Asya, Orta Asya neredeyse tüm dünyada Şia üzerinden hakimiyet tesis etmeye kalkarken, ya biz ne yapıyoruz veya yapamıyoruz?

 

Kimilerine göre 1 Milyon, kimilerine göre 2 Milyon Müslüman Uygur Türk’ünü tam bir yeni versiyon Nazi uygulamasıyla toplama kampında Çinlilere dönüştürülmesine seyirci kalıyoruz.

 

Suriye ve Irak’ta yaşananlara engel olma, alenen en az 5-6 Milyon Türk’e sahip çıkma sorumluluğumuzu yerine getiremiyor ve Türkmeneli’nin varlığını dünyaya haykıramıyoruz.

 

Gözümüz önünde İran kontrol ve himayesindeki Şia Milisi olan Haşdi Şabi içinde 10 Bin kişilik Türkmen Tugayının yer almasına seyirci kalıyoruz.

Soydaşlarımızın hürriyet ve insan hakları beklentilerinin kullanılarak sömürülmesine izin veriyoruz.

 

Belki en az bunlar kadar acı olan diğer bir husus ise Irak ve Suriye’deki Türk varlığını önceleyen söylem ve çalışmalardan devlet olarak uzak duruyoruz.

 

Suriye’de varlığı 3 Milyon olduğu tahmin edilen insanımıza yapılan zulmü ve onların da sayıları milyonu bulmayan diğer topluluklar gibi evrensel haklarının olduğunu haykırmıyor, haykıramıyoruz.

 

Namlunun ucunda, bombalar ve kimyasal silahlar altında canları pahasına mücadele eden kahramanlarımızı gururla bağrımıza basamıyoruz.

 

Türkmen yurdunda mücadele edenlerin ne destanlarını yazıyor ne de destanlarını duyuruyoruz.

Onun yerine çocuklarımıza satılık insanlık düşmanı canilerin isimlerini ezberletiyoruz.

 

Tüm bunlar yaşanırken devlet operasyonu olan Suriye’de acımasız rejimden canını korumaya çalışanlara silah götürülen adı MİT TIRLARI olarak deşifre edilen silahları durduran hainler ve onların hamilerinin saldırılarına maruz kalıyoruz.

 

Şehit haberleriyle evlerimize ateş düşerken televizyonlarda vur patlasın çal oynasın aymazlığına devam ediliyor, millet olmanın şartı olan acının paylaşılmasına yanaşmıyoruz.

 

Ne sokaklarımız da ne de meydanlarımızda Dünya Türklüğü için cılız topluluklar dışında sesini yükseltenler yoktur.

Artık insanlığın ve milletimizin acı kayıpları için binlerce insanımızın gıyabi cenaze namazı kılmasına da şahit olmuyoruz.

 

Tüm bu yaşadıklarımız her geçen gün bizi biz olmaktan uzaklaştırıyor, dünyaya geliş gayesini unutmuş hedefsiz kalabalıklar haline getiriyor.

 

Yapılması gerekenler hususunda elbette çok söylenecek var. İşe kendimizi gözden geçirmekten, silkinip kendimize gelmekten başlamakta fayda var.

Ey Türk Evladı

Sen adalet ve hürriyet üzere doğdun,

Öyle yaşar öyle ölürsün!

Türk yurdu ve İslam dünyasını içinde bulunduğu vaziyetten kurtaracak olan sensin!

Sen!

Malazgirt’te Sultan Alparslan,

İstanbul’un fethinde Fatih Sultan Mehmet,

Plevne’de Gazi Osman Paşa’sın!

Çanakkale’de Seyit Onbaşı,

İstiklal Yolunda Şerife Bacı,

Cephede Elif Ana,

Ve Mustafa Kemal Atatürk’sün!

Mazlumların ve namusluların hamisi,

Zalimlerin korkulu rüyası,

Hak ve adaletin yılmaz savunucusu,

Daha güçlü bir Türkiye için

Ülken seni bekliyor!

Ey Türk Titre ve Kendine Dön!

 

Ahmet Orhan

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.