DOLAR 5,7503
EURO 6,3913
ALTIN 273,4
BIST 108.659
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Çok Bulutlu

Erdoğan, oturduğu makamı inkâr ediyor

09.12.2014
103
A+
A-

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Din Şûrası’nda yaptığı konuşma açık açık cumhuriyetle hesaplaşma konuşması oldu. Başbakan iken üstü örtülü biçimde söylediklerini gücü arttıkça doğrudan söylemeye başladı.

Hedefinde ise, eşit yurttaşlık temeline, akla, bilime, kadın-erkek eşitliğine dayalı Batılı hayat tarzı var. Bu yüzden de Osmanlı Devleti’nin Batılılaşma dönemi olan son yüzyıla da cumhuriyet dönemi gibi saldırıyor; kötülüyor.

Yani bir yandan Osmanlıcılık oynuyor; ama o Osmanlı’daki Tayyip Erdoğan zihniyetine uymayan döneme de reddiye çekiyor. Ona göre, Osmanlı padişahları olan 2. Mahmut, Abdülmecit, Abdülaziz, Sultan Hamid, Murat ve hatta Vahdettin de İslam düşmanı…

Çünkü bunlar da bay Erdoğan’ın kötülediği son 200 senenin yöneticileri…

ATATÜRK OLMASAYDI SEN ORADA YOKTUN

Buradan Sayın Erdoğan’a artık cumhurbaşkanı diye hitap etmeyeceğimi açıkça ilan ediyorum. Çünkü o, bu cumhuriyeti benimsemediğini, bu cumhuriyetin kurumlarının kötü olduğunu, başka kelimelerle anlatmaya uğraşıyor.

Halbuki onu o makama getiren cumhuriyet kurumları olmuştur.

Eğer Atatürk padişahlığı devirip de cumhuriyeti kurmasaydı; Tayyip Erdoğan gibi İstanbul’dan çok uzakta bir köyde doğan bir çocuğun gün gelip de İstanbul’a yerleşmesi, burada okuyup siyaset yapıp devletin tepesine çıkması asla mümkün olmazdı.

Çünkü, kendisinin çok övdüğü Osmanlı düzeninde Anadolu’nun diğer insanları gibi Rize’nin köylüleri de İstanbul’a asla giremiyorlardı. İstanbul’daki devlet yönetimine ancak dönme devşirmeler soyundan gelmelerin çocukları geçebiliyorlardı. Bunlar da çok dar bir kadro halinde idiler. Ama tepede hep Osmanlı ailesinden gelenler bulunuyordu. Yani Tayyip Bey’in tepeye çıkma şansı asla yoktu.

MİLYONU BİLMEYEN OSMANLI

Hani Tayyip Bey ve adamlarının özlem duydukları şu Osmanlı var ya… Bunların 19. Yüzyıl’ın sonlarındaki hali bile içler acısıydı…

Düşünün ki Osmanlı ülkesinde, Osmanlı eğitiminde “milyon” sayısı yoktu. Yabancı heyetlerle konuşurken milyon gündeme gelince o çok okumuşlar dahi şaşırıyorlardı.

Bu kadar da değil. Osmanlı’da harita da resim sayıldığı için harita yasak hale getirilmişti. Ulu hakan Abdülhamit Han zamanında haritalar yakılıyordu. Bu yüzden diğer devletlerle sınır konuları gündeme geldiğinde İngiltere-Fransa-Almanya elçiliklerinden haritalar rica ediliyordu. Ve Osmanlı yöneticileri yönettikleri devletin sınırlarını bile tam olarak bilmiyorlardı.

(Ben bunu, birilerinin siyaset kürsüsünden yaptığı tarzda atmıyorum. Kaynağım, Osmanlı Devleti’nin bakanlarından birisi olan Ali Rıza Bey’in yazılarıdır. İsteyen de Balıkhane Bakanı Ali Rıza Bey’in anılarından bu gerçeği öğrenebilir)

CAMİ YIKTIRAN EDEBİYATI

Cami yıktırdı, ahır yaptı edebiyatı da tamamen uydurmadır. Bu iddia bizim sıradan dindar insanımızı Atatürk’e ve cumhuriyete düşman etmek için uydurulmuştur. Camiler sadece ve sadece 1912-13 yıllarındaki Balkan Savaşları sırasında yıkılmıştır. Onu yapanlar da Sırplar ve Bulgarlar’dır. Mehmet Akif de bunu şiirinde dile getirmiştir. Osmanlı Devleti’nin son 12 yılı hep savaşlarla geçmiş, nüfus çok azalmış, camiler boş kalmıştır. Cumhuriyet arşivleri açıkça göstermektedir ki camilerin tamir edilmesi, ancak cumhuriyet döneminde, Atatürk devrinde başlatılmıştır.

Bazı camileri yıktıran tek politikacı ise Tayyip Bey’in çok sevdiği Adnan Menderes olmuştur. O da Vatan Caddesi’ni açmak ve Aksaray- Unkapanı arasını genişletmek için yapmıştır bunu.

Hemen belirtelim ki 80 yıllık Cumhuriyet döneminde, 600 yıllık Osmanlı Devleti zamanında yapılan cami sayısından 10 kat daha fazla cami yapılmıştır.

Cumhuriyet dönemindeki kadrolu din adamı sayısı, Osmanlı Devleti zamanındaki kadrolu din adamlarından en az 100 kat daha fazladır.

Osmanlı Devleti zamanında ancak az sayıdaki büyük camilerde devlet görevlisi imam-müezzin var iken şimdi 100 bini aşan camide, köylerde bile resmi görevli imam vardır.

Şimdi ey Cumhurun başı elini vicdanına koy da doğru söyle:

Bu dine hizmet eden devlet Osmanlı mı oldu cumhuriyet mi?

YARIN: OSMANLICA ÖĞRENEMEZSİNİZ

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.