DOLAR 5,8841
EURO 6,5313
ALTIN 281,6
BIST 94.370
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

Erdoğan Kimleri Ne İçin Tehdit Ediyor?

28.04.2014
69
A+
A-

İsmail Özdemir

Recep Tayyip Erdoğan’da ilginç bir takıntı başladı.

17 Aralık’tan bu yana nereye gitse, nerede konuşsa sözünün özünü aynı yere sabitliyor.

Dinlemişler!

Kim, neyi, neden dinlemiş açıklamıyor.

Dilinden dökülen tek söz “onu da, bunu da, şunu da dinlemişler” oluyor.

Açın tüm konuşmalarına bakın, hepsinin iskeletinde bunu göreceksiniz.

* * *

Erdoğan’ın konuşmasında sürekli değindiği “dinlenme” konusu iki yönden önemli.

Birincisi, ne zaman birinin dinlendiğini söylese, o vakitlerde konunun muhatabı olan kişi yada kurumlar AKP’nin duruşunun karşısında bir görüş veya eylemde bulunmuş oluyor.

İkincisi ise “dinlemelerin” yapıldığını nasılsa bu ülkede Erdoğan’dan başka kimse bilmiyor!

Ne Cumhurbaşkanı bu işin farkında, ne Genel Kurmay Başkanı, nede bir başka kişi!

Kimlerin dinlendiğini sadece Erdoğan biliyor.

Ama o da bunu sadece vakti geldiğinde konuşuyor!

Kim kendisi aleyhinde birşey söylese, bir bakıyorsunuz meğer dinlenmiş.

Tesadüf mü bu?

* * *

Erdoğan’ın kimlerin dinlendiğine yönelik sözlerinin üzerinde durmak gerekir.

Listeye bakalım kimler var; Cumhurbaşkanı, Genel Kurmay Başkanı, AKP’den istifa eden bakan ve milletvekilleri, son olarak da Anayasa Mahkemesi (AYM).

Mesela bu grupta olanlardan biri AKP’den istifa eden milletvekilleri…

AKP içerisinde bulundukları dönemde “dinlenme” namına hiçbir bilgisi olmayan bu milletvekilleri ve hatta bakanlar, istifalarının ardından dinlendiklerini öğreniyorlar.

Peki bunu kimden öğreniyorlar?

Bizzat Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisinden!

Yani düne kadar aynı kadronun içerisinde görev yaptığı kendi partilerinin genel başkanlarından ve dahası aynı kabinede bulundukları başbakanından.

İyi de bunca adam dinleniyordu da, neden dün uyarmadılar da istifa edip, sizin karşınıza geçince uyarılıyorlar?

Daha doğrusu tehdit ediliyorlar?

* * *

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ne zaman Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik bir çift kelam etse, Erdoğan’a dikkat edin meydanlardan hemen bağırıyor “Cumhurbaşkanı’nı da dinlemişler.”

Bu konu Gül’e birkaç kez soruldu, hepsinde de verdiği cevap aynıydı.

Kendisinin dinlenmediğini sürekli söyleyip durdu.

Baktı ki olacak gibi değil, herkesin ağzına kendisinin de dinlendiği sakız olmaya başladı, bu kez çıkıp “korkacak bir şeyim yok” dedi.

Cumhurbaşkanı ısrarla dinlenmedim derken, Başbakan da dinlendin diyorsa ortaya çıkan tek bir sonucun Erdoğan’ın Gül’ü kendisinin dinlettiği değilmidir?

Dahası “dinleme” konusuyla Abdullah Gül’e şantaj yapılmak istendiği de son günlerde konuşulur oldu.

Her iki kutuptan gelen mesajlara bakıldığında da bu durum ortaya çıkıyor.

Ancak “dinleme” furyasına Erdoğan’ın Genel Kurmay Başkanı Necdet Özel’i de eklemiş olması da dikkatlerden kaçmadı.

Erdoğan’ın dinlemelerle ilgili kimleri, ne için muhatap aldığı ortadayken bu cenaha Genel Kurmay Başkanı’nı da eklemesi manidar olmuştur.

“Acaba Recep Tayyip Erdoğan, Necdet Özel’i ne ile tehdit etmektedir?” sorusu burada akıllara geliyor.

* * *

Erdoğan’ın dinlendiğini ifade ettiği son kesim Anayasa Mahkemesi oldu.

Şu işe bakın ki bu iddia da AYM’nin 52. Kuruluş yıl dönümünde, Haşim Kılıç’ın yaptığı konuşmanın hemen arkasından geldi.

AKP’nin yargı üzerinde kurmaya çalıştığı ve kuvvetler ayrılığını zedeleyici eylemlerini “siyasi” mesajlarla eleştiren AYM Başkanı Haşim Kılıç’ın sözlerinin ardından gelen “AYM’yi de dinlemişler” iddiası da düşündürücü olmuştur.

Dahası Haşim Kılıç’ın yaptığı konuşmanın sadece kendi görüşünü yansıtmadığı, mahkemenin diğer üyelerinin de bu konuşmayı desteklediği ifade edilmişken, Erdoğan’ın Haşim Kılıç’ı değil de topekün AYM’yi “dinleme” furyasına dahil etmesi manidar olmuştur.

* * *

Mesele gerçekten önemli ve düşündürücüdür.

Şayet ortada bu denli ciddi dinleme iddiaları varsa bu konu neden devletin ilgili birimlerinde mesela MGK gibi konumlarda ifade edilmez de, ısrarla ve açıktan dile getirilir?

Erdoğan tarafından ifade edilen “dinlemelerin” konunun muhataplarınca “bilinmiyor” oluşunu AKP iktidarı neyle ifade edebilir?

Daha da önemlisi bu dinleme iddialarının Cumhurbaşkanı seçiminin hemen öncesinde dillendirilmeye başlaması tesadüf olabilir mi?

* * *

Türkiye üstü örtülü ancak çok önemli ve vahim bir durumla karşı karşıyadır.

Ortadaki iddialar çok büyük ve düşündürücüdür.

Ancak bu konunun beraberinde gelen sorulara AKP iktidarının verebileceği bir cevabın olmadığı da açıktır.

Dolayısıyla sorgulanması gereken asıl mesele “Erdoğan’ın kimleri, ne için tehdit ettiği” olmalıdır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.