DOLAR 5,7501
EURO 6,3645
ALTIN 275,7
BIST 101.144
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 19°C
Hafif Sağanak

Emperyalizm Çağında Türkçü Olmak

Emperyalizm Çağında Türkçü Olmak
28.10.2018
3.236
A+
A-

Bir ulusu atakta tutan, o ulusun amaç olarak belirlemiş olduğu ülküdür. Küreselleşme olarak adlandırılan emperyalizm çağında, başka ulusların ya da devletlerin egemenliği altına giren ulusların ilk hedefi yeniden bağımsız ve egemen ulus olarak, devlet teşkilatlanmasını bina etmektedir.

Tam istiklal amacını belirlememiş bir fikir hareketi; toplumsal ve ulusal gerçeklikten uzak , programını doğru zemine oturtamayan, milleti sevk ve idare kabiliyetinden yoksun, stratejik bilinci belirsiz bir yığın şeklinde varlığını devam ettirir.

Tam bağımsızlık amacı, bağımsızlığımızı ve egemenliğimizi denetim altına alan merkeze karşı mücadeleyi gerekli kılar. Günümüzde bu güç merkezinin adı, emperyalizmdir. Türk ulusu, yeniden istiklaline kavuşmak için bu güç merkezine karşı mevzilenmeli, program ve stratejisini anti emperyalist temelde oluşturmalıdır.

Anti emperyalist mücadelenin günümüzdeki potansiyel gücü ve teorisi Türkçülükte mevcut. Türk Devleti’nin kurucu ideolojisi olan Türkçülük, bağımsızlık mücadelesi ile birlikte toplumcu kurtuluş çarelerini de çerçevesine alarak bir strateji belirleyememiş olsa da, yakın tarihteki deneyimler ışığında potansiyel gücü fiili güç haline getirecek birikime sahiptir.

Ülkemizde ve bölgede yaşanan iktisadi, siyasi ve askerî koşullar bu potansiyeli nesnel olarak barındırmaktadır. Ancak bu objektif duruma iradi olarak müdahale edecek teşkilatlanma ve insan kaynağı maalesef henüz oluşmamıştır. Bu olumsuzluğun oluşmasında temel düşmanın etkisi olduğu kadar Türkçülüğü bilinçli ya da bilinçsiz şekilde sadece biçimsel olarak öne çıkaran, onu popüler kültürün bir parçası veya marjinal, toplumdan uzak bir aksiyon örgütlenmesi gibi sunan birey ve çevrelerin de etkisi vardır. Bundan başka anti emperyalist bilinçten yoksun olduğu için Soğuk Savaş döneminin algısını yansıtan ve ABD’ye uyumlu hareket eden kimi grupların ve etki ajanlarının da Türkçü fikir hareketine verdiği zarar, sadece ideolojik düzlemde değil, pratik mücadelede de karşımıza çıkmaktadır.

Türkçüler bir taraftan Batı emperyalizmine ve onun topraklarımızdaki uzantısı olan gerici ve bölücü akımlara karşı mücadele ederken, diğer yandan NATO’nun denetiminde olan bu köstebeklere karşı politik ve sosyal mücadele vermeyi ilke edinmelidirler.

Durum ne olursa olsun, Türkçülük ve Türk kazanacak!..

MİTHAT AKAR

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.