DOLAR 5,8898
EURO 6,5208
ALTIN 281,9
BIST 94.137
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Parçalı Bulutlu

El Muhaberatını Kurmaya Çalışan AKP

21.02.2014
38
A+
A-

Fikri Atılbaz

Bu güne kadar alternatif yok diyerek kendilerini aldatıp, acı çekmekten zevk alanlara sesleniyorum; AKP iktidarı yemiş yemiş doymamıştır. Onun için sıkça bir yaklaşım içinde, önüne çıkanı yutmaktadır. AKP ve başının, Bilal oğlanının, bazı Bakanların gazabına uğrayan o kadar insan ve kurum var ki… Bunları saymaya, yazmaya ne zamanımız, ne de yerimiz yetmez. Bunlar yemeyi, içmeyi, çalmayı çırpmayı, yolsuzluğu, kumarı, yetim hakkı yemeyi alışkanlık haline getirmişler. Bunlar kendi yaptıkları her pisliği normal kabul eder. Çünkü onlar için bu ülke Dar-ül harptir. Ancak bu günahları sen işlediğin an, buranın bir İslam ülkesi olduğunu hatırlarlar.

Bu gün, Başbakan Erdoğan’ın İran gezisini okuyorum. Orada yazılanalar, yazıldığı şekilde doğruysa ben bu AKP iktidarından ve tapılacak şekilde biat edilen başından çok fena iğrendim, bıktım. Bu ülkenin hür bir vatandaşı olarak, orada yaşananlar beni çok üzdü. Zarrab’ın mal varlığını isteyen İran devletine tamam diyen bir Başbakan… Bu sebeple Adalet Bakanının arayarak, Zarrab’ın malları üzerindeki tedbirin kalkmasını isteyen bir Başbakan… Bunlar için ve İran’ın tüm parasını alacağına söz veren bir Başbakan… Böylece doğal gaz anlaşmasını imzalamayı kabul eden İran… Fakat bir şartla, o da anlaşmanın sadece Farsça yazılmış olması…

XXXXXXX

Gelişmeler üzerine, “Ruhani’nin isteğiyle anlaşma sadece Farsça olarak tanzim edildi ve bu anlaşmaya, İran’ın Türkiye’deki mal varlığı ile ilgili özel maddeler konuldu.” işte bunları okuyunca hangi ülke vatandaşı olduğumu unuttum. Burası bir muz ülkesi mi? burası nasıl bir ülke diye düşünüyor insan. Bu yaşananları okudukça AKP iktidarına olan kızgınlığım ve nefretim 3 kat artmıştır.

Bu nasıl bir devlet yönetimidir? Böylesi pazarlıklar nasıl yapılır? Hatırlarsanız İran’da metin Farsça diye, Bakan bilmediği antlaşmanın altına imza atmak istememişti; ancak kameralara takılan o Başbakan Erdoğan’ın imzala işaretinden sonra imzaya oturmuştu. Bizi devletten saymadılar. Anmadığımız bir dille yazılan metnin altına imza attık. İmzayı Bakan attı, talimatı veren Başbakan Erdoğan. İlk çıkacak pürüzde hokka altına gidecek olan imzayı atan Bakan olacak. Ya imzala diye talimatı veren Başbakan Erdoğan’a ne olacak?

XXXXXXX

Evet, AKP gittikçe tozutmuş bulunmaktadır. Yeni icatlar çıkarmakta, Devlet’in işleyiş mekanizmasını felç edip kendi El Muhaberatını kurmaya çalışmaktadır. Bu da çok sakıncalı bir durumdur. Bakın Suriye’ye, bu gün bu durumda olmasının sebebi bu modelin yıllardır uygulamada olmasındandır. İç karışıklığının en büyük sebebi demokrasiden uzaklaşmış olup, karanlık dehlizlere dalmasıdır. Bu yollar karanlık ve tenha yollardır. Bu yollar dolambaçlı, sonu çıkmaza varan yollardır. Felaket bizi bulmadan, felaketi defetmemiz gerekmektedir. Bu felaketi defetmek için, 30 Mart kurtuluş olacaktır. 30 Mart 2014 tarihi, 11 yıllık dönemin kapanışının tarihi olacaktır.

Türkiye’yi dize getirmeye çalışanlar, Türk Devlet yönetiminin yıkılması için çalışanlar, Türk milletinin hafızasını dumura uğratanlar, ilerleyen zaman içinde baktıklarında yönetecekleri bir devlet bulamayacaklar. Bu gün ülkede yangın çıkaranlar, bizden mal, mülk kurtarmamızı değil can kurtarmamızı beklemelidirler. Bizim böyle bir yangında kurtarmamız gereken candır. Bu gün Türkiye Cumhuriyeti Devletinin varlığına kast edilmiştir. Bu kast aynı zamanda Türk milletine yapılmıştır. Türk milletinin ve devletinin adını unutturmaya, silmeye çalışanlar bunların ta kendisidir. Türkiye bu gidişata layık değildir. Türk insanı Suriye’li olmayı içine sindiremez. Türkiye Suriye olamaz. Bizi bu yola doğru iten AKP iktidarı ne yapmak istiyor? BOP yolunun yolcusu, eşbaşkanı, kapı kulu, emir subayı olan AKP iktidarı ne yaptığını bilmemektedir.

XXXXXXX

Suriye’nin bu gün yaşadıklarını Türkiye’nin yaşamaması için, AKP’nin başlattığı baskı, ispiyon, rüşvet, yolsuzluk, hırsızlık, en önemlisi açılım döneminden kurtulmalıdır. Bunun tek demokratik yolu seçimlerdir. İşte 30 Mart 2014 tarihinin en büyük önemi burada yatmaktadır.

Sağlıcakla kalın!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.