DOLAR 5,8250
EURO 6,4865
ALTIN 279,5
BIST 94.896
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

Dualarımız boşa veya BOP’a gitmesin

10.07.2013
82
A+
A-

Bugün On bir ayın sultanı Ramazan ayının ilk günü…

Milletimize ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini yüce Allah’tan niyaz ederim. Ramazan hayır ayıdır, şüphesiz hayır getirir. Ancak Müslümanlar olarak hayır kapısında bulunup, hayrı talep etmemiz şartıyla…

Şer kapısına varıp, burada hayır dilemek hem hayır getirmez, hem de Müslüman olarak inandığımız İslam’ın ölçülerine ters olur. BOP kapısında Müslüman’a hayır gelir mi?

Gelmez. Bu kapıda hayır ummak ahmaklıktan başka bir şey olamaz.

BOP ne demektir? Bunu bilmeyen yok zaten…

Büyük Ortadoğu Projesi…

Bu projenin maksadını ve mahiyeti bir kez daha hatırlatalım: BOP, yirmi iki İslam ülkesinin rejimlerini ve haritalarını değiştirmeyi amaç edinmiş bir Amerikan projesidir. Projenin amacı ‘Büyük İsrail’i kurmak…

Bu projenin Eş Başkanının Tayyip Bey olduğunu söylemeye de gerek yoktur. Engelli olmayan herkes biliyor. On bir Eylül bahanesiyle Başkan Bush çok uzun sürecek bir Haçlı savaşını başlattığını dünyaya ilan etmişti.

Bugün bazıları Obama ile bu projenin devam etmediğini iddia etse de, bu tamamen bir saptırmadır. İslam ülkelerinde çıkartılan isyanlar, devrilen yönetimler, parçalanan topraklar bu işin acımasızca devam ettiğini gösteriyor. Obama ile makyaj yenilemesi yapan Amerika, yoluna durmadan devam ediyor.

Asrın Haçlı savaşı başladığından beri İslam ülkelerine bir göz atalım. Sudan, güney ve kuzey diye ikiye bölündü. Irak fiilen bölündü ancak bir tek ilan edilmedi. (Türkiye ve Suriye’nin bölünmesi bekleniyor) Tunus ve Yemen’in rejimleri değişti. Libya’da şimdilik sadece rejim değişti. Suriye direniyor. Türkiye aynı anda hem bölünüyor hem de rejimi değişiyor. Mısır içeriden patlatıldı…

Eğer Suriye düşmüş olsaydı, Türkiye çoktan düşmüştü. Esad çetin ceviz çıkınca planlar biraz gecikmiş oluyor. Şimdi bir düşünelim, Türkiye iktidarı hangi safta? Yani Amerika ile birlikte Suriye yönetimini devirmek isteyen tarafta mı, yoksa “Suriye yönetimi düşerse bu ülke üçe bölünür ve Türkiye’de bölünür. Biz bunu kabul edemeyiz” diyerek Suriye’nin bölünmesine ve rejiminin yıkılmasına karşı çıkan tarafta mı?

Bunu dünya biliyor. Amerika ve İsrail ile aynı safta Suriye rejiminin düşmesi için çalışıyor. Hem de, olayı kişiselleştirip kan davasına dönüştürerek…

Üstelik de, Suriye bölünürse sıranın kendine geleceğini bile bile… Geçen yıl Ramazan ayında camilerde Esad’ın devrilmesi için dualar bile edildi.

Ramazan’ı böyle idrak eden Müslüman’a hayır gelir mi? Kısaca Ramazan bile Amerikan projelerinde kullanılıyor. Allah’tan geçen Ramazan’da yapılan dualar kabul olmamışta, Suriye henüz ayakta ve direnmeye devam ediyor.

Türkiye’nin hem rejimi değişiyor, hem de toprakları bölünüyor demiştik. Rejim değişikliği şimdilik Anayasa engeline takıldı. Bir de hükümetin “Gezi”de önüne bir taş düştüğü için korkup sersemledi!

Ancak “Çözüm Süreci” dedikleri parçalanma süreci devam ediyor o henüz hiçbir şeye takılmadı. Süreç tamamlandığında Türkiye’de bölünmüş olacak. Hem Anayasa değişikliği, hem de sözde ‘çözüm süreci’ Amerika’nın çok ümit bağladığı sıfır maliyetli bir projesidir.

Şuan bu süreçleri bizzat Amerikan elçisi takip ediyor. Ramazan öncesi elçinin camiye gitmesi, yandaş basının “Elçi camiye girerken ayakkabılarını çıkardı” haberleri vererek işi saptırması, hep aynı projenin unsurlarıdır. Sanki büyük bir lütufta bulunmuş Sayın elçi… Ahıra girmiyor ya, tabi ki ayakkabısını çıkaracak… Bu ülke böyle bölünüyor işte. Cami ve Cemaat edebiyatıyla…

İslam ülkelerinden Mısır’dan bahsetmeden geçmeyelim. Mursi’yi getiren ABD, götüren yine ABD… Bu çok tuhaf değil mi?

İşte bu tuhaflığın nedenini söylemek istiyorum. Amerika, bu ülkede başından beri iç savaş planlıyordu. Dün yazmıştım…

Parçalanmamış bir Mısır, Büyük İsrail’e engeldir. Mısır büyük bir iç savaş yaşadıktan sonra, içinden bir Kıpti devleti çıkaracaklar. Sina bölgesinde bu devleti İsrail’e bekçi yapacaklar.

‘Büyük İsrail’ uğruna Müslüman dünyası kan gölüne çevrilirken, ayarlanmış taşeron ve kukla idareler Müslümanları kandırarak, BOP yoluna mucur yaptılar. Müslümanlar bu kuklalar sayesinde, bölünmeye çözüm, çatışmaya barış, ayrılığa demokrasi, hukuksuzluğa adalet, sömürüye kalkınma, gerçek Müslümanlığa ve milliliğe marjinalleşme, etnik parçalanmaya çoğulculuk demekteler. Ayrıca Hak ve batıl birbirine karıştırılıyor.

Hiç olmasa bu Ramazan’da milli olalım. Hakkı hak görelim, batılı batıl… Dualarımız boşa veya BOP’a gitmesin. Aksi halde Müslümanlar olarak, Küresel kurtlara kurban olmak için, sırada beklemek dışında, bir duruş sahibi olamayız.

Yusuf KARACA

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.