DOLAR 5,7034
EURO 6,3702
ALTIN 277,2
BIST 98.463
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

DOST KİM DÜŞMAN KİMDİR?

02.06.2017
114
A+
A-

Ortadoğu ve Güneydoğu’da Kan, kin, gözyaşı sel olup akarken ortaya çıkan yeni güvenlik konsepti açısından bölgenin kritik bir döneme girdiği görülüyor…
Bölgede yeniden karılan kartlar ile yeni bir oyunun başladığı açıktır…
***
Türkiye’nin tüm uyarılarına rağmen ABD’nin PYD’ye silah sevkiyatına hız vermesi ve Rakka’dan gelen haberler Kürt gurupların bu oyuna dâhil edildiğine işaret etmektedir…
Suriye içlerinde SDG kisvesi ile Rakka’da İŞİD’e koridor açma girişiminin planlayıcısı Kürt gurupların bölgedeki işbirlikçi faaliyetleri Türkiye’nin sınır güvenliği açısından oldukça düşündürücü bir gelişmedir…
Rakka’da Türk askerinin devre dışı bırakılması girişimi ile PYD’nin silahlandırılması ABD ile müttefiklik ve stratejik ortaklık kavramlarının artık bir mana taşımadığının açık göstergesidir.
***
Suriye’de Batı ittifakı ile ciddi bir kutuplaşma yaşanırken Türkiye açısından da oldukça kritik günlerin beklendiğini söylemek mümkündür.
ABD ile Trump Yönetimi ile değişen müttefiklik konsepti belki de dış siyasetimizde yeni bir milat olacağa benzemektedir…
***
Türkiye’nin “dost kim düşman kimdir?” anlamında yeni bir sürecin başlangıcında olduğunu söyleyebiliriz…
***
Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’nın ABD ve AB temasları çerçevesinde ortaya koyduğu ciddi ve haklı itirazların ABD tarafından dikkate alınmadığı gerçeği ABD ve AB ile müttefiklik konusunun yeniden sorgulanmasını gerektirmektedir.
Türkiye’nin kırmızı çizgilerini çiğneme cüreti gösterebilecek kim olursa olsun hiçbir kuvvetin Türkiye açısından “müttefiklik kavramı” içinde değerlendirilmeyeceği açıktır.
***
Önceki gün açıklanan MGK bildirisinde; “Türkiye’nin beklentisi göz ardı edilerek Suriye Demokratik Güçleri kisvesi altında faaliyet gösteren PKK/PYD-YPG terör örgütüne uygulanan destek politikasının dostluk ve müttefiklikle bağdaşmayacağı vurgulanmıştır.”
***
Peki, Bu açıklama ne anlama geliyor?
Bu açıklamanın muhatabı kim?
***
İlk bakışta muhatap MGK bildirisinde PKK ve PYD hayranlığı sendromuna kapılan ABD muhatap gibi gözükse de, Suriye ekseninde birçok “birütüs’ün” varlığı da ortadadır…
***
ABD-Rusya-İran o bölgede top koşturan unsurlardır.
ABD’nin, AB’nin, Rusya’nın İŞİD ile mücadele kapsamında ortaya koyduğu fiili tavra bakınca zaten manzara ortadadır.
Muhtemel Rakka operasyonunun ABD-Rusya ile kanlı PYD ve PKK taşeronlunda gerçekleştirme girişimleri hangi müttefiklik anlayışı ile bağdaşır?
ABD müttefiklik deyince ne anlamaktadır?
ABD’li ve PYD’li askerlerin “kanka” halleri neden dünya tarafından görmezden gelinmektedir?
***
Türkiye’nin haklı itirazları ve görüşlerinin dikkate alınmadığı açıktır…
Müttefikimiz dediğimiz ABD’nin PKK ve PYD’yi İŞİD’e karşı kullanmak istemesi “kanlı terörü, kanlı teröristler ile temizleme” girişimi değil ise nedir?
***
Terörün teröristlerle temizlenemeyeceği açıkken, PKK ve PYD’nin İŞİD’e karşı kullanılması Türkiye’nin düşmanı bu örgütleri güçlendirme girişimidir…
Böyle bir durumun Türkiye tarafından kabul edilmesi pek mümkün gözükmemektir…
ABD öncülüğünde Batılı aktörlerin kâğıtları yeniden kararak yeni bir oyun başlattığı acı bir gerçektir…
***
Mesela NATO Suriye’de ne yapacaktır?
***
Suriye konusunda NATO’nun devreye sokulması girişimi ne anlam taşıyor?
NATO ittifakı içinde en güçlü ikinci orduya sahip Türkiye’nin Rakka’yı temizleme talebi dikkate alınmadan NATO’nun bölgede teröre bulaşmış parçalı güçlerle oraya müdahale düşüncesi akılcı bir yaklaşım değildir.
NATO üyesi olan Türkiye 35 yıldır terörle mücadele ederken kılını oynatmayan NATO şimdi ne oldu da Suriye’de devreye girsin diye yaygara yapılıyor?
NATO üyesi Türk ordusu muhtemel Rakka operasyonunda Başrol verilen PYD ile aynı gayeye nasıl hizmet edecektir?
NATO müttefiki ülkeler Suriye’de Rakka operasyonunda PYD ile aynı safta yer mi alacaktır?
Türkiye’nin düşmanı bu terör örgütleri cici çocuk olarak mı görülecektir?
Türkiye’yi PKK ve PYD ile yan yana getirmek isteyen bu yaklaşım hangi oyunun hamlesidir?
Bölgede birilerine “alan açma” düşüncesi mi vardır?
***
Suriye meselesinde iki yüzlülük yapan batı ittifakı Türkiye’nin dışında tutulduğu her seçeneği deneyerek nereye varmak istemektedir?
Böyle bir tablo ortadayken Türkiye bu oyun kuruculara nasıl müttefikimiz diyecektir?
Elbette böyle bir durum yeni bir milat başlatır.
Çünkü Türkiye bu ikiyüzlülüğü asla kabul edecek bir ülke değildir…
MGK bildirisi duyulan bu endişenin izdüşümüdür…
Türkiye haklı uyarı ve itirazlarını MGK bildirisi ile yüksek sesle seslendirmiştir…

Mustafa Ertekin

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.