SON DAKİKA

DOĞUMUNUN YÜZBİRİNCİ YILINDA BAŞBUĞ TÜRKEŞ

Bu haber 26 Kasım 2018 - 20:13 'de eklendi ve 2.088 kez görüntülendi.

Bizim dîni geleneklerimizde geçmişlerimizi hem vefat yıl dönümlerinde hem de doğum günlerinde anma âdetimiz vardır. Başta Peygamber Efendimiz olmak üzere Türk ve İslam büyüklerini ise genelde doğum günlerinde anmaktayız. Türklük ve Türk Dünyası denince, her Türk’ün aklına Alparslan TÜRKEŞ gelmelidir. Çünkü Türk Dünyası’nda O’nun gibi Türklüğe his ve heyecan veren lider ve fikir adamı çok az yetişmiştir. O’nun fikir ve düşünceleri 1960’lardan beri Türklüğün yoluna ışık tutmaktadır. Sayın TÜRKEŞ, Türk Devlet Başkanlarında bulunması gereken, Alplik, Bilgelik, Eredemlilik, Cömertlik,Bozkurtluk, Gönül adamı olmak, İleri görüşlülük gibi özellikleri üzerinde toplamış bir liderdi. O, Bilge KAĞAN, Kutluk KAĞAN, Sultan Tuğrul BEY, Osman GAZİ, Sultan FATİH, Yavuz Sultan Selim HAN ve ATATÜRK gibi ” BİLGE LİDERLER” zincirinin son halkasıdır.
Merhum TÜRKEŞ, henüz öğrencilik yıllarında iken; Dünya üzerinde yaşayan milletler ailesinin en şerefli ve en büyük üyelerinden birisi olan TÜRK MİLLETİ’ nin varlığını sürdürebilmesi ve tarihteki şanlı yerini tekrar alabilmesi için yeni bir mücadeleye atılmasının gereğine inanmıştı. Gerek askerlik gerekse siyasi hayattaki mücadelesi onun bu inancının eseridir.
BAŞBUĞ TÜRKEŞ’ in hedefi: ” Türk Milleti’ ni çağlar üzerinden sıçratarak, ilimde, teknikte, ahlakta ve maneviyatta bütün milletlerin en ön safına geçirmekti.” O’ da Atatürk gibi : ” Az zamanda çok işler başarmak” tan yana idi. O bu mücadelesinde ” İslam iman, ahlak ve faziletine, Türk kültürüne ve Türklük şuuruna ” dayanıyor; Türk Milletine inanıyor, güveniyor ve şöyle diyordu : ” Türk milletinin binlerce yıllık tarihi boyunca yenilmez olmasını sağlayan ve bu güne kadar her felaketin üstesinden gelerek, her tehlikeyi çiğneyip üstüne çıkmasını sağlayan bazı milli vasıfları, gelenekleri ve inançları vardır; karakteri vardır. Bunların başında: “asla yenilmeyi kabul etmemek, asla mağlup olmayı kabul etmemek, boyun eğmeye ve mağlup olmaya karşı çıkmak” görüşü ve karakteridir. Teslim olmayı ret, mağlup olmayı ret yenilmezliğin sırrıdır. Durum ne kadar karanlık olursa olsun, ne kadar imkânsızlıklar içerisinde bulunursak bulunalım, asla yenilmeyi kabul etmemek, asla teslim olmayı kabul etmemek Türklüğün ezeli şiarıdır.” Sizlere kolay bir başarı vaad etmiyorum. Kısa zamanda bir iktidar umanlar bizimle yola çıkmasınlar. Yolumuz uzun ve çetindir. Bu yolda karşımıza menfaat teklifleri, tehditleri ve daha bir yığın engel çıkacaktır. Bu çetin yola dayanabilecekler, bizimle gelsinler. Cesur olanlar, kuvvetli olanlar, gerçekten inananlar kafilemize katılsınlar.
Bu hareketi sırtladık, hedefe doğru yürüyoruz. Bana bu şerefi verenlere teşekkür ederim. Düşüncelerimizden taviz vermeden sapmadan yürüyoruz. Eğilmeden, eskisinden daha hızlı olarak hedefe koşuyoruz. Bizler, geçici ikballere, menfaatlere yenilmedik. İnanmış kişiler yenilmez. Bu ruh ve şuurla gidiyoruz. İstikbale inanarak ve güvenerek bakiniz. Hedefin alınacağından asla şüphe etmeyin.
Koşan elbet varır, düşen kalkar,
Kara tastan su damla damla akar.
Birikir, sonra bir gümüş göl olur.
Arayan hakkı en sonunda bulur
Merhum TÜRKEŞ, bir iman ve ahlak abidesiydi. O, ” Türk milletine Bizans’tan geçme gevşeklik, laubalilik, dedi _kodu, fitne fesat, terbiyesizlik, birbirini beğenmemek, sır saklamamak, rastgele laf söylemek gibi kötü huy ve hastalıklara şiddetle karşı çıkar ve ” Benimle dava arkadaşlığı edecekseniz; her şeyden önce Yüksek Vasıflı Türk olmaya mecbursunuz.” ” derdi. Sözün ayağa düştüğü, yüksek vasıflı Türklerin azaldığı bir dönemde, Başbuğumuzun bu sözleri her ülkücü ve MHP’linin kulağına küpe olmalıdır.
Sayın TÜRKEŞ, dinin istismarına ve politikaya alet edilmesine şiddetle karşıydı. O, riyadan ve mürailikten uzak kalarak ibadetlerini yapan; inandığı gibi yaşayan samimi bir Müslüman dı. O’nun İslam’ı samimi bir şekilde ve ihlasla yaşama biçimi hepimize örnek olmalıdır.
O’nun en önemli özellilerinden birisi, olayları önceden kestire bilme_İleri görüşlülük özelliğidir. Türk Dünyası ve Sovyetler birliğinin dağılması ile ilgili politikalarda her kesimden en az 50 yıl ileride olmuştur. Başbuğumuzun Türk Dünyası ve Sovyetler Birliği ilgili politikaları önceden kestiren ve o doğrultuda politikalar üreten tek lider olduğu ” TARİH TÜRKEŞİ HAKLI ÇIKARDI” sözleriyle teyid edilmiştir.
Başbuğumuz, komünizme, kapitalizme, emperyalizme, yolsuzluğa, rüşvete, haksız kazanca, bölgeciliğe ve bölücülüğe karşı amansız bir savaş açmıştı. Türk Milletini bölmek ve parçalamak isteyenler, karşılarında yıkılmaz, yenilmez ve aşılmaz bir engel olarak Merhum TÜRKEŞ’i bulmuşlardır. O, devlete ve millete yönelik tehditler karşısında ” YAVUZ BİLEKLİ” günlük yaşantısında ” YUNUS YÜREKLİ” bir insandı. O haşin ve sert görünüşünün altında; yumuşak bir kalp saklıydı. O’nun duruşu bile dosta güven, düşmana korku salardı.
Sayın TÜRKEŞ, hoşgörülü, uzlaşmacı ve uzlaştırıcı, milli menfaatleri parti menfaatlerinden önde tutan siyaset anlayışı ile, demokratik kültürün en güzel örneklerini veren ve her siyasetçi tarafından örnek alınacak bir siyaset ve devlet adamıydı.
Türkeş’in fikir ve düşüncelerini eğer tam olarak anlamış ve uygulamış olsaydık, bu gün Türk milleti çağlar üzerinden aşmış, ilimde, teknikte, ahlakta ve mâneviyatta kalkınmış ve bütün milletlerin en ön safına geçmiş olurdu. O’nu fâni vücudu her nefis gibi ölümü tattı ve aramızdan ayrıldı, fakat fikirleri ve düşünceleri kıyamete kadar Türklüğün ve insanlığın yoluna ışık saçacaktır. Mezar taşında olduğu gibi:
Doğum tarihi:1917,
Ölüm tarihi:….. hiçbir zaman olmayacaktır.
Ruhu şad, mekanı cennet olsun.

 

 

MUHARREM GÜNAY SIDDIKOĞLU

Muharrem Günay Sıddıkoğlum.g.siddikoglu@gmail.com
1956 yılında Afyonkarahisar’da dünyaya gelmiştir. Muharrem GÜNAY Afyonkarahisar ilinin Merkez Değirmendere köyünde ilkokulu bitirdikten sonra Bolvadin’de İmâm Hatip Okulu’na başlamış; 1976 yılında Afyon İmâm Hatip Lisesi’nden, 1978 yılında Afyon Eğitim Enstitüsü’nden, 1997 yılında 2 artı 2 eğitimini tamamlayarak AKÜ Uşak Eğitim Fakültesi’nden mezun olmuştur. Henüz İmâm Hatip okulunda öğrenci iken imam ve hatiplik görevlerinde bulunmuştur. 1979 yılında öğretmenliğe başlayan Muharrem Günay 1989 ve 1990 yıllarında MEB tarafından açılan hizmet içi eğitim kurslarına katılarak Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olmuştur. Muharrem GÜNAY 1980 İhtilali’nden sonra Afyonkarahisar’ın ilk Ülkü Ocağı başkanıdır. Kamu Çalışanları Vakfı’nın ve Türk Eğitim Sen’in kurucu üyeleri arasında yer almıştır. Merhum Başbuğumuzun cezaevinden çıkışından sonra Afyonkarahisar’a gelişlerinde Ankara yolunda karşılamada bulunan on bir kişiden biridir. Türk Ocağı Mehter takımının kurucuları içerisinde yer almış ve mehter başılık yapmıştır. Muharrem GÜNAY 1975 yılından itibaren yapılmış olan tüm seçimlere gönüllü olarak katılmış, başta seçim komisyonu üyeliği ve konuşmacı olarak çok yönlü hizmetlerde bulunmuş, Bolvadin’in Kurucovasın’ndan İhsaniye’nin Saracovasına, Şuhut’un Karaadilli Karacaören’inden Çay’ın Sütçe Karacöreni’ne kadar tüm köy ve kasabaları seçim çalışmalarında en az ikişer sefer turlamıştır. Yurt dışında ve yurt genelinde çok sayıda seminer ve konferans vermiştir. . Muharrem Günay 2004 yılında emekli olduktan sonra 2008 ile 2012 yılları arasında Almanya Türk Federasyonu bünyesinde din görevlisi olarak çalışmıştır. Bu süre içerisinde Almanya Türk Federasyonu için 365 günlük duvar takvimini hazırlamıştır. Bu takvim Avrupa’daki Türk federasyonlarınca kullanılmaktadır. 1994 yılında ORTADOĞU gazetesinde yazı yazmaya başlayan Muharrem GÜNAY, bu gazetede “SIDDIKOĞLU” mahlasını kullanarak M. GÜNAY SIDDIKOĞLU adıyla 25 yıldır yazı yazmaya devam etmektedir. Muharrem GÜNAY aynı zamanda Afyonkarahisar’da yayımlanmakta olan KOCATEPE gazetesinde de 1994 yılından beri aralıksız günlük yazı yazmaktadır. Ülkücü yazar olarak “Hükümet politikasını eleştirmek ve siyasi yazı yazmak” suçlaması ile bir kaç kez soruşturma geçirmiş ve 90’lı yıllarda üç defa bulunduğu görev yerinden bir başka yere sürgün edilmiştir. YAYIMLANMIŞ ESERLERİ Muharrem GÜNAY’ın “Devlet ve Hayat Felsefemiz Dünya Barışı” adlı kitabı 2004 yılında Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı’nın kültür hizmeti olarak Geçit Yayınları tarafından yayımlanmış, “Namazı İkâme Etmek” ve “Mü’min Nasıl Olmalı” “Türk’ü Sevmek İmandandır” adlı kitapları 2014 yılında Ülkücü Yazarlar Derneği (ÜLKÜ-YAZ) tarafından elektronik kitap olarak, “Namaz ve Namazı İkâme etmek” adlı kitabı ise 2017 yılında Afyonkarahisar Belediyesi tarafından yayımlanmıştır. “Mü’min Nasıl Olmalı” adlı kitabın 1. cildi ise Afyonkarahisar Belediyesi tarafından basılacak olup kitap baskı safhasındadır. Aynı kitabın 2. cildi ise tamamlanmak üzeredir. “Asâkir-i İslam “ adlı kitabı ise İhsaniye Belediyesi tarafından bastırılacaktır. İşitme Engelliler okulunda 6 yıl idarecilik yapan Muharrem GÜNAY, Özürlü ve engelli vatandaşlarımız tarafından da sevilen ve tanınan bir şahsiyettir. Muharrem GÜNAY, yıllarca Değirmendere Spor Kulübü’nün başkanlığını yapmış olup spor camiası tarafından da çok iyi tanınmaktadır. Ülkücü Yazarlar Derneği ÜLKÜYAZ’ın Denetleme Kurulu üyesi olan Muharrem GÜNAY, çok başarılı bir eğitimci olup 4 yıldır Özel Ayza Koleji’nde okul müdürü olarak çalışmaktadır. 27. Dönem MHP Afyonkarahisar Milletvekili 3 sıra adayı olan Muharrem Günay evli ve üç çocuk babasıdır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.