Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Az Bulutlu

DOĞU TÜRKİSTAN ÇİN VE ERKAN AKÇAY

DOĞU TÜRKİSTAN ÇİN VE ERKAN AKÇAY
21.07.2020
A+
A-

Batının ucuz insan gücü ve ara mal iştahı nedeniyle elleriyle büyüttüğü Çin, insanlığın başına bela olmaya devam ediyor.

Çin agresif ticaret anlayışı sayesinde 15 trilyon dolara ulaşmış Milli Geliri ve 1,5 milyar nüfusuyla dünyanın düzeninde özel bir yer elde etmiş durumdadır.

Komünizm etkisiyle tamamen maddiyatçı bir hayat tarzını yaygınlaştırmış olan Çin’de tek baskın duygu “korku”dur.

Komünist parti üyeleri ve Han Çinlileri dışında herkesin ikinci sınıf muamelesi gördüğü Çin’de en çok zulüm ve baskıya uğrayan milletlerin başında çoğunluğu Doğu Türkistan’da yaşamakta olan kadim Uygur Türklüğü gelmektedir.

En eski ve köklü Türk Medeniyetinin mirasçısı olan Uygur Türklüğü soyları ve inançları dolaysıyla insan olanın razı olamayacağı baskı ve işkencelere maruz kalmaktadır.

Komünist zihniyetin hakimiyeti sayesinde bir korku imparatorluğu haline gelmiş olan Çin, tüm etnik ve dini yapıları yok etmek için Nazi kalıntısı programlarla beyin yıkamaya devam etmektedir.

Neredeyse tüm insan hakları raporlarına girmiş olan bu duruma rağmen Çin, zulüm ve baskı programlarını çeşitli bahanelerle yürütmeye devam etmektedir.

Sınırların önemini giderek kaybettiği günümüzde saklanması mümkün olmayan milyonlarca insanın zorla tutulduğu kamplarda tam anlamıyla beyin yıkama çalışmalarıyla ağır baskı altındaki insanlar köklerini ve inançlarını inkara zorlanmaktadır.

Sahip olduğu maddi imkanlarla giderek daha da pervasızlaşan Çin yönetiminin Türkiye’deki temsilciliği 3 Milyon kişinin zorla tutulduğu kampların varlığını saklamaya gerek görmeden sözde İslam kökten dinciliğini yok etmek için faaliyete geçirildiğini beyan etmiş ve Müslümanları Çin devletini parçalama faaliyeti yapmakla suçlamıştır.

Yine yaptıkları başka bir açıklama ve Türkçe yayınladıkları broşürde ise Doğu Türkistan’daki Türk varlığı inkar edilerek aklımızla alay etme cesareti gösterilmektedir.

 

Yukarıda kısaca değindiğimiz hususlar ve daha fazlası başta ABD ve İngiltere tarafından Çin’in Uygur Türklerine soykırım yaptığı şeklinde ilan edilmiştir.

ABD başta almak üzere bazı ülkeler tarafından Türk soykırımı nedeniyle Çin’e yaptırımlar uygulanmasına karar verilmiştir.

Daha dün İngiltere savsaklamadan yaptırımların uygulanmasını talep etmiştir.

Dünyada bunlar yaşanırken Türklüğün en önemli merkezi ve mazlumların sığınağı olan Türkiye’nin bu konunun dışında kalması elbette düşünülemezdi.

Ülkemizin aleyhine sonuçlar doğuran Türkiye-Çin ticari ilişkilerinin büyüklüğü ve çeşitliliği soydaşlarımıza sahip çıkma eylemi açısından zorluklar yaratmakla birlikte elbette bu büyük zulmün görmemezlikten gelinmesi mümkün değildir.

Milliyetçi-Ülkücü Hareketin nerede bir Türk varsa orayla ilk ilgilenmek durumunda olması gerektiği herkes tarafından kabul görmüş bir hakikattir.

Geçen haftalarda TBMM denetim fonksiyonlarını istismar ederek ucuz muhalefet yapmanın yanında, Cumhur İttifakı mensupları arasına fitne sokma peşinde olan İP tarafından verilen bir önergeyle Doğu Türkistan’da yaşanmakta olan insan hakları ihlalleri ve soykırım iddialarının araştırılması ve Çin’e karşı alınacak tedbirlerin kararlaştırılması istenmiştir.

AKP başta olmak üzere tüm parti temsilcilerinin Doğu Türkistan’da soykırım nedeniyle kaygılarını dile getirdiği TBMM oturumunda MHP adına Grup Başkanvekili Erkan Akçay da bir konuşma yapmıştır.

Akçay yerinden yaptığı 3 dakikalık konuşmasında Dış İşleri Bakanlığı tarafından Uygur Türklerinin haklarının korunması için Çin nezdinde yürütülen çalışmaları desteklediklerini belirtmiş, 15 Ocak 2019 tarihinde aynı konuda yaptığı konuşmadan alıntılayarak Çinlilerin Türklere, soylarını ve inançlarını inkar noktasında yapılan baskıları dile getirmiştir.

Konuşmanın devamında ise Erkan Akçay, Uygur Türklüğünün ABD-Çin arasındaki sömürgeci güç savaşının enstrümanı olamayacağını, olmaması gerektiğini net bir ifadeyle ortaya koymuştur.

Sayın Akçay, MHP’nin Türkiye’nin iç ve dış sorunlarına bakışını ifade ederek olaylara “Ankara Merkezli” bakma prensibini bir kez daha genel kurula ve dolaysıyla Türk Milletine ilan etmiştir.

Ne olduysa bundan sonra olmuş, Sayın Akçay iplerinin ucu okyanus ötesinde olan, yaşamakta olduğumuz tüm sorunlara başka başkentlerden bakanların itibar suikastına uğramıştır.

Ellerinde bebeklerin kanı olan dünyanın en kanlı terör örgütünün uzantıları ve işbirlikçileri vasıtasıyla MHP Grup Başkanvekili üzerinden dış Türkler davasının yegane savunucusu MHP’ni hedefe oturtmuşlardır.

Bu güruh yanlarına CIA adına çalışan emperyalist batının kuklalarını da alarak saldırılarına arttırarak devam etmektedirler.

Sayın Erkan Akçay hayatı boyunca Milliyetçi-Ülkücü Hareketin mensubu olarak yaşamış, başka hiçbir yerde duruşu olmamış, sadece Türk Milletine hizmet etmiş devlet ve siyaset adamıdır.

Akçay her şeyiyle milli, yerlidir.

Ve her şeyden ötesinde tartışmasız gerçek bir ülkücüdür.

Onu, 50 Milyar dolarlık ticaret anlaşması karşılığı Çin yandaşı göstererek suçlamak kimsenin haddi değildir.

Türk Milliyetçiliği davasının takipçisi olarak kendisine milletimiz ve MHP Lideri tarafından verilen görevleri büyük bir gayret ve başarıyla yerine getirmektedir.

Bu noktada biz dava arkadaşlarına düşün, Sayın Akçay’ın arkasında durmak ve tam bir güven ve inanmışlıkla yaptığı mücadelede ona destek olmaktır.

Siyasi beklentiler uğruna onu yalnız bırakan, hatta karşı cephede saldırılara devam edenlere destek olmayı tercih edenlerin dava adamı olamayacağını akıldan çıkarmadan kenetlenmek durumundayız.

Unutulmamalıdır ki ülkücü ülkücünün öz kardeşidir.

 

 

İstiklal İçin Birlik İstiklal İçin Dirlik

Kazanan Türkiye Olacak

 

 

 

Ahmet Orhan

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.