DOLAR 5,6987
EURO 6,3651
ALTIN 277,2
BIST 98.463
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

DNA HAFIZALARINDAKİ RÖVANŞ ARZUSU

27.12.2011
161
A+
A-

30 yıldır terör (PKK) aracılığıyla hedefine ulaşamayan Haçlı-Siyonist ittifakı, 10 yılda siyaset (AKP) aracılığıyla hedefine ulaşmak üzere.
AKP’nin nihai hedefi (Daha doğrusu asıl patron olan Haçlı-Siyonist ittifakının nihai hedefi), ağır top Bülent Arınç tarafından, eğip bükmeden açıkça dile getirilmiştir.
Vereceğiz, (Etnik) kimliklere her hakkı sağlayacağız, dili, eğitimi, ne gerekiyorsa vereceğiz.PKK’nın ön hedefi ile nasıl bire bir örtüştüğü görüyorsunuz değil mi?
Bunlar işte böyledir. Başkasının mülküne başkasını ortak etmekte oldukça mahirdirler. Aynı Bülent Arınç’a sorun bakalım. Şahsına ait mülklere, mesela dairene, arsana, arabana başkasını ortak eder misin? diye, alacağınız cevap açıktır. Mülküme başkasını niye ortak edeyim, ben onları yılların birikimi ve alnımın teriyle kazandım.
Milletin Egemenlik hakları da, aynen kişilerin mülkiyeti gibi, yüzyılların birikimi ve alın teri ile elde edilmiş mülk değil midir ey Arınç?
Yalnız burada bir parantez açıp Bülent Arınç’ın bu düşüncelerini ne zaman takdir ederim, onu belirteyim.
Bülent Arınç, kendi mülküne başkasını ortak etsin. Yok, öyle bağışlasın filan demiyorum Ortak etsin. Mesela ailesiyle birlikte yaşadığı evindeki kendi egemenlik hakkına başkasını ortak etsin, söz ben de en azından Bakın kendi evine de başkasını ortak etti, adam samimi diye takdir edeceğim kendisini.
Bir insanın kendi evindeki egemenlik hakları neyse, Bir milletin kendi ülkesi üzerindeki egemenlik hakları da o dur. Bunu aslında Arınç da çok iyi bilir. Çünkü evin namusu ne ise ülkenin namusu da o dur. Ortak kabul edilemez!
***
Aslında ben bunların bu davranışlarının normal olduğunu düşünüyorum.
Kendini bu millete mensup hissetmedikleri için bu milletin mülküne başkalarını ortak etmekte herhangi bir beis görmemekteler.
Mesela ben kendimi Rus hissetmediğim için Rusların Rusya’daki egemenlik haklarını başkalarıyla paylaşmalarında bir beis görmem. Benim böyle düşünmem gayet normaldir. Bunlar da kendini Türk hissetmedikleri için Türklerin Türkiye’deki egemenlik haklarının başkalarıyla paylaşılmasında beis görmüyorlar.
Göremedikleri başka bir gerçek de şudur.
Etnik farklılıklara göre yapılanan bir devletin, yapılandığının ertesi günü iç savaş yaşaması kaçınılmazdır.
***
Bunların Türk’e bu denli nefretle davranmalarının, Türk’ün mülkünü pervasızca başkalarına peşkeş çekmelerinin şuuraltı bir sebebi olmalıdır. (Yoksa durduk yerde, yönettikleri bir ülkenin parçalanmasını niye istesinler?) Bu sebebi araştırdığımda vardığım tek sonuç şudur. Arınç ve benzerlerinin DNA hafızalarında kalan 1071, 1453, 1923 tarihlerinin rövanş arzusunun depreşmesi.
Türklerin asimilasyoncu bir millet olmadığının en büyük delili aslında bu Arınç gibilerdir.
Türkler eğer asimilasyoncu bir millet olsaydı, 1000 yılda Arınç gibilerinin DNA hafızalarında 1071’in, 1453’ün, 1923’ün intikamının alınması duygusu kalabilir miydi hiç?

VEKİL DÜĞÜNE DEVLETİ TEMSİLEN Mİ GİDİYOR?
Cemil Çiçek, vekillere maaş zammını cansiperane savunuyor.
Bir vekil ayda 100 düğüne gider, çeyrek kaç lira haberiniz var mı?

Vekil memleketine gidince tüm harcamaları kendi cebinden yapar.Milletvekilleri düğüne devleti temsilen mi gidiyor da taktığı çeyreklerin parasını devlet versin ey Çiçek?
Düğüne gitmek, Memleketine gidince her harcamayı kendi cebinden yapmak, Ankara’ya gelen hemşerilerine kıyak çekmek vs bunlar kamu hizmeti değildir. Bunlar, bir dahaki seçimde kendi konumunu güçlendirmek için yapılan davranışlardır.
Devleti temsilen gidilen resmi görevlerde zaten yüksek rakamlarla harcırah almıyorlar mı?
Vekilin görevi, yasama organı olan TBMM’nin çalışmalarına katkıda bulunmak ve bunun karşılığında ücret almaktır.
Memura işçiye, enflasyon gerekçe gösterilip %2 sadakayı reva görenlerin, vekilin kendi kişisel çıkarları için yapmış olduğu harcamaları gerekçe gösterip %200 zam yapması, bunların kafasındaki demokrasi ve adalet kavramının çarpıklığını göstermiyor mu acaba?

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.