DOLAR 5,7206
EURO 6,3493
ALTIN 276,4
BIST 95.522
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Parçalı Bulutlu

Diyarbakır’da “teslim etmenin” provası yapıldı

ORHAN KARATAS
Hiç arkadan dolanmaya, kıvarmaya, şaşırtmaya uğraşmayın. Diyarbakır’da üç teröristin cenazesinin kaldırılması sırasında yaşananlar, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en ağır, en acı ve en karanlık tablosudur. Diyarbakır’ın hükümet eliyle bölücü hainlere teslim edilmesidir. Bunun dışında söylenenler, özellikle “barış kazandı, sağduyu hakim oldu, olay çıkmadı” gibi tiyatrolar, bölünmeyi onaylamak ve bu milletin aklıyla alay etmektir.

PKK NE İSTİYOR?

Diyarbakır’da barışın kazandığını söyleyenler, ellerini eğer varsa vicdanlarına koyup, önce şu sorulara namuslu ve ahlaklı cevap vermek zorundadırlar. PKK yıllardır ne istiyor? Eli kanlı katillerin dağa çıkmasının sebebi nedir? PKK’nın bütün belgelerinde, sözcülerinin söylediklerinde ne var? Bu soruların cevabı Türkiye’yi bölmek, Kürdistan oluşturmak ve başkentini de Diyarbakır yapmak değil midir? İmralı’daki caniyi de bu hayalin başına koymuyorlar mı? Barışın kazandığını manşet yapan ve çiftetelli oynayanlar hadi çıksın, böyle bir amacın, böyle bir hedefin olmadığını söylesinler de görelim. Söyleyemezler, söyleyen de yalan söyler.

İHANETİN HER TÜRLÜSÜ VARDI

Şimdi bir PKK’nın 40 bin kişinin kanını dökerek ulaşmak istediği hedefe bakın, sonra bir de dönün 3 teröristin cenazesi bahanesiyle Diyarbakır’da yaşananlara ve söylenenlere bakın. Nasıl da bir birini tamamladığını, PKK’nın kan dökerek 30 yıldır ulaşamadığı ve artık vazgeçme noktasına geldiği hedefe, AKP sayesinde tören yaparak nasıl varıldığını içiniz sızlayarak göreceksiniz. Diyarbakır’da ihanetin her türlüsü vardı. PKK paçavraları tabutlara sarılıp devletin resmi arabalarında taşındı. Türk bayrağının dalgalanması gereken direklere bu çaputlar asıldı. İmralı canisinin posterleri bölücü ve tahrik edici sloganlarla taşındı. Kendi içlerindeki bir hesaplaşma çerçevesinde öldürüldükleri anlaşılan teröristler, kahraman muamelesi gördü. Devletin yapması gereken güvenlik işleri, teröristlere bırakıldı. Eline her mikrofonu alan Diyarbakır’dan, yani Türkiye Cumhuriyeti’nin bir ilinden, Ziya Gökalp’in toprağından “Amed” diye dem vurdu. Bu da yetmedi bu kutsal Türk toprağını Kürdistan, Diyarbakır’ı da başkent ilan etti. PKK’nın 30 yıldır kan dökerek yapmak istediği de bu değil miydi? İmralı canisini de getirdiniz mi, hiçbir eksik kalmayacaktır. Zaten tam ve eksiksiz bir konfor sağlayarak, televizyon vererek, İmralı’yı siyasi parti genel merkezine, caninin ağırlaştırılmış hapsini de tatile dönüştürdünüz. Yakında Diyarbakır’a da getirirsiniz ve bir eksiklik kalmaz.

DEVLET YOK EDİLDİ

Bu tablo aynı zamanda Paris’deki katliamların sebebini de ortaya çıkarıyor. Bu gerçekler yerde dururken, çıkıp “barış kazandı” demek, en hafif şekliyle bir pişkinlik ve utanmazlıktır. Olay çıkmamış ve bu çok ümit vericiymiş. Şu mantığa bakar mısınız? Siz hangi barıştan söz ediyorsunuz? Vazgeçmenin, geri çekilmenin, teslim etmenin adı ne zaman barış oldu? İstedikleri, bekledikleri, hedefledikleri her şeyi eksiksiz biçimde teslim etmişsiniz. Artık niye olay çıksın? Olay çıkmadığı gibi bir de düğün bayram ediyorlar. Diyarbakır’da hayal bile edemeyecekleri bir ortam buldular. Orada olmayan tek şey Türk devletiydi.

BARIŞ SADECE TERÖRİSTE YARIYOR

Diyarbakır’da barışın kazandığını söyleyenlerde eğer zerre kadar vicdan varsa, aynı gün Mardin Devlet Hastanesi önünde, o bölgenin insanı daha iyi, daha huzurlu hizmet alsın diye nöbet bekleyen polis memuru Cengiz Emgizek’in niçin şehit edildiğini de makul ve mantıklı biçimde izah etmek zorundadırlar. Bu nasıl barış ki, sadece bölücülerin, hainlerin, teröristlerin işine yarıyor? Cengiz Emgizek gibi devletine, milletine hizmet edenlere hiç uğramıyor. Paris’de ihanet yolunda giderken öldürülen teröristler için ağıt yakanlar Cengiz Emgizek’i nereye koyuyorlar?

TÜRKİYE NEREYE GİDİYOR?

Türk milleti artık bu oyunu görmek zorundadır. Bir tarafta ömrünü bu ülkeyi bölmek, parçalamak için her türlü ihanetin içinde tüketmiş olanların cenazeleri, diğer tarafta bu ülkeyi ve milleti var etmek ve yüceltmek için gözünü kırpmadan şehadete yürüyen Cengiz Emgizek’in cenazesi. “Terörü bitiriyoruz” masallarıyla ülkenin fiili olarak nasıl bölündüğünü hala göremeyen varsa, bize söyleyecek fazla söz kalmamıştır. Artık kaybedecek zaman yoktur. Önümüzdeki seçimlerde kullanılacak oylar, bir partiye veya adaya olmayacaktır. Ülkenin varlığı ve yokluğunun kararı verilecektir. Diyarbakır bir dönüm noktası olmuş ve bu iktidar elinde Türkiye’yi nasıl bir geleceğin beklediğini, nasıl teslimatlar yapılacağını göstermiştir. Herkes bu hesabı kendi vicdanında yapmalı, Türkiye’nin nereye gittiğini görmeli ve artık bir karar vermelidir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.