DOLAR 5,7181
EURO 6,3222
ALTIN 275,8
BIST 103.271
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

Dıştan İce Akp’nin Çöküşü Başladı

10.07.2013
66
A+
A-

İsmail Özdemir

AKP her yönden sıkışmış durumda. 2002 yılından bu yana kendisini var eden hangi koşullar yada bu tarihin akabinden bugünlere kadar kendi yaptığı ne varsa hepsi birer birer kağıttan kuleler misali yıkılmaya başladı. Ne söyledilerse olmadı, ne istedilerse tutmadı. Özellikle Ortadoğu’nun değiştirilme ve dönüştürülme süreci olan ve tüm hamlelerin BOP altında toplandığı projede Türkiye’nin sözü geçmez oldu, itibarı kalmadı.

Bunun ilk ve en belirgin örneğine Suriye meselesinde şahitlik ediyoruz. Suriye’de Beşar Esad yönetiminin gideceğini her yerde bağıran çağıran Tayyip Erdoğan’ın sözlerinin aradan geçen onca süreye, hayatlarını kaybeden onca vatandaşımıza, ekonomimize vurulan ağır darbeye rağmen hala Beşar Esad gücünü ve konumunu koruyor. Ülke genelindeki otoritesini de sağlamaya başlamış durumda.

Suriye konusunda kaybeden kim sorusunun cevabını sıralayanlar bu sebeple listenin başına Türkiye ve Tayyip Erdoğan’ı yazmaktan geri durmuyorlar.

Irak ile devam edelim. Zira AKP, Irak’da da büyük bir boşluğa düşmüştür. Yıllardır Irak’ın kuzeyindeki çapulcu Barzani’yi muhatap alıp, BOP’un can damarının hayat bulması için uğraş verip, Irak merkezi hükümeti ile ilişkileri göz göre göre hiç eden AKP iktidarından başkası olmamıştır. Maliki ve Barzani’nin birçok konuda uzlaşmaya vardıklarını açıklaması, diğer birçok meselede ise ortak hareket etme kararı aldıklarını duyurması, Barzani’nin merkezi hükümetten ve meclisten çektiği desteğini yeniden vereceğini açıklaması, Tayyip Erdoğan’ın ve onun yüzünden Türkiye’nin Irak meselesinde duvara toslamasına sebep olmuştur.

Özellikle geride bıraktığımız yıl Irak Başbakanı Maliki ile kimi zamanlarda restleşen görüntü veren Tayyip Erdoğan ve hükümeti bugünlerde söyleyecek birşey bulamıyorlar ki sükunetlerini korumaya devam ediyorlar.

Suriye ve Irak’da koskoca Türkiye’yi lafı sözü dinlenmez, ağırlığı hiç önemsenmez bir hale sokan AKP’nin dumura uğradığı bir başka yer ise Mısır olmuştur. Mübarek sonrası dönem için Muhammed Mursi’yi destekleyen AKP’nin, Mısır’da başlayan olaylar akabinde gelen askeri darbe ile Ortadoğu coğrafyasının asıl kaybedeni olduğu her haliyle ortaya çıkmıştır.

Emin olun liste, bu anlayış sürdüğü müddetçe daha da uzayıp gidecektir. Günü birlik gelişmeleri kazanım olarak gören bir anlayış, bugün ülkemizi Ortadoğu coğrafyasında son derece ciddi prestij kaybına ve buna bağlı olarak da ileriki dönem açısından son derece büyük etkileri olabilecek sıkıntılarla baş başa bırakmıştır. Türkiye’nin Ortadoğu’da dostu olan hiç bir ülke kalmamaya başlamıştır. Üstelik bu acı ve vahim durumun, sınırlarımızın hemen yanı başından itibaren bu hali almasının ileriki yıllar için beraberinde neleri getirebileceğini varın siz düşünün…

Kim ne derse desin, AKP’nin iktidara geldiği yıla kadar Türkiye’nin Ortadoğu coğrafyasında sahip olduğu ağırlığı ve prestiji bilmeyen yoktu. Bölgedeki tüm ülkeler Osmanlı sonrası içinde “ümit” namına birçok meselede yüzünü Türkiye’ye den başka bir yere çevirmemişti. Bugün geldiğimiz konumdaysa sözüne güvenilmez, ne yaparsan yap hatta ister askerini vur istersen uçağını düşür sesini çıkarmaz ama işin ucu ABD’ye dokundu mu yerinde durmaz bir hal alan bir imajla AKP sayesinde Türkiye, bölgede böyle anılmaktadır.

Yıllardır ABD’nin BOP’unda eşbaşkanlık yapan, ülkelerin dönüştürülmesi adına “model” olarak gösterilen AKP’nin bugün geldiğimiz noktada sadece Türkiye’yi içerisinde düşürdüğü hal değil, aynı zamanda kendilerinin de içerisine düştüğü hali iyi anlamaları gerekiyor.

Özellikle de Tayyip Erdoğan’ın siyasi sonunun yaklaştığını iyi görmesi lazım. Zira kendisini var eden, ABD’nin işine yarayan dış gelişmelerin ve dinamiklerin hepsi değişmeye başladı. Bu değişimi iyi okursanız, ilerleme sathında da AKP’ye ABD’nin artık ihtiyacı kalmadığını anlarsınız. AKP ve Tayyip Erdoğan’da başlayan telaşın sırrı işte burada saklı.

Türk Milleti’nin akın akın saflarına katıldığı Milliyetçi Hareket’in değerlerine sarılmakta çareyi aramaları, AKP adına ne büyük bir acziyet içerisinde olduklarını gösteriyor. Yalnız keşke şunu da bilselerdi; Üç Hilal’in gölgesinde bu memleketin her bir evladına yer vardır da bir tek bu millete ihanet eden, şerefini dünyalık çıkarlar için pazarlayanlara yer yoktur.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.