DOLAR 5,6956
EURO 6,3039
ALTIN 267,9
BIST 106.805
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

Dine Zarar Veren Çarpık Bir Anlayış

19.11.2014
50
A+
A-

AK Parti’nin üst düzey isimlerinden tartışmalı açıklamalar ve teşkilatlarından aykırı uygulamalar bir süredir dikkat çekiyor.

Son iki günde bunun ürperten örneklerine daha şahit olduk.

Kayseri’nin Talas İlçesi’ndeki Bahçelievler Zade Camii’nde “Muharrem” etkinliği düzenleniyor.

Talas Müftülüğü organize ediyor.

AK Partili Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu da konuşmacı olarak katılıyor.

Ancak şaşırtıcı bir görüntü var.

Başkan mihrabın önüne konulmuş bir kürsüde ayakta konuşuyor.

Müftülük yetkilileri ve siyasiler, yine mihrabın yan tarafına konulan protokol masasında sandalyede oturuyor.

Karşılarında da çok sayıda kadın dinleyici yerde oturuyor.

Ne zamandan bu yana cami içine masa, sandalye ve kürsü konuyor?

Ne zamandan beri siyasiler camide konuşma yapıyor ve protokol uygulanıyor?

Bu uygulamayı CHP’li bir belediye başkanı yapsa Türkiye’de yer yerinden oynardı…

‘Kendi kaderine karar vermek’

AK Parti Grup Başkan Vekili Mahir Ünal, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nin akademik açılış töreninde bir konuşma yapıyor.

Konu başlığı ‘Demokrasi ve Toplum.’

“Kendi kaderine, kendi mukadderatına karar verecek olan; toplumsal egemenlik hakkını kendi eliyle, sandık üzerinde temsilcileri üzerinde kullanacak olan halktır. Halkın iradesi dışında her türlü irade gayrimeşrudur” diyor.

Değişime “dinlerin bile direnemeyeceğine” dikkat çekiyor ve İran İslam Devleti’nin uygulamalarını örnek veriyor.

“Kader” hangi akaide göre sandıkta belirleniyor?

Din, ideolojiler tarafından alt edilecek bir dogma mı ki beşeri akımlar karşısında direnme ihtiyacı duysun?

14 asırdır binlerce dogma ve ideolojik devrimin karşısında dimdik ayakta duran ve değerini kaybetmeyip aksine artıran İslam, varlığıyla sizi zaten yalanlıyor.

Başörtüsüne hakarete başkaldıran Sütçü İmam dine hakaret içeren bu sözlerinizi duysa, ismini taşıyan üniversiteden sizi kovardı…

Dini siyasete alet etmek…

Son açıklama ve uygulamalara yakın zamanda ortaya çıkan diğer skandalları da eklediğinizde ortaya tüyler ürperten bir tablo çıkıyor.

“Bakara” suresi ve ayetlerle dalga geçen bir bakan…

Hırsızlığı ve kamu malını yemeyi meşru gibi sunan siyasiler…

“İftira ve yalanı” savunma hakkı, kumpas ve tuzağı “savaş hilesi” gibi gören zavallılar.

Alimlere hakaretler, inançlı kitlelere küfür ima eden lakap takmalar, alaya almalar.

Cemaatleri ve tarikatları tek tek fişlemeler…

Dine zarar veren bir “dini siyasete alet etme” uygulaması ile karşı karşıyayız.

Daha doğrusu, tefessühlerine ve ayıplarına dini örtü yapmaya çalışan çarpık bir anlayış ile yüz yüzeyiz…

Ne diyelim, Allah ıslah etsin!

Erhan BAŞYURT

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.