DOLAR 5,7845
EURO 6,3850
ALTIN 271,5
BIST 108.869
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Çok Bulutlu

Dilipak hepsi adına itiraf etti: Hepimiz Gülenciydik!

Dilipak hepsi adına itiraf etti: Hepimiz Gülenciydik!
25.12.2018
3.950
A+
A-

Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarına yakınlığıyla bilinen Yeni Akit Gazetesi’nin yazarlarından Abdurrahman Dilipak, bugünkü köşesinde dikkat çeken bir yazı kaleme aldı ve bomba itiraflarda bulundu.

Dilipak bir zamanlar FETÖ terör örgütü lideri Gülen’in yanında olduğunu ifade ederek, “Aklımızı kullanıp bu oyuna gelmemeliydik ama geldik” dedi.

Abdurrahman Dilipak bugünkü köşe yazısında yine dikkat çeken özeleştiride bulundu ve kendi mahallesindekilerin bir zamanlar “Gülenci” olduğunu “kullanıldığını” itiraf etti.

Dilipak’ın “Hepimizi kullandılar!” başlığıyla (25 Aralık 2018) yayımlanan yazısı şöyle:

Aaa, Gülen de, M. Şevket Eygi de Özel Harp tarafından kullanılmış! Kullanılmayan mı vardı ki! Yok, eğer “eleman” idi iseler o ayrı bir konu. Eygi “eleman” iddialarını şiddetle reddediyor. “Kullanılma”ya gelince, bir zamanlar herkesin “Gülenci “olması gibi, hepimiz komünizmle mücadelede “gönüllü” değil mi idik!. Mesela “Kalkancı”nın peşine takılanlar kimin peşine takılmış oluyorlardı. Dün kullanıldık, bugün hâlâ birileri birilerini kullanmaya devam ediyor, yarın da kullanacaklar gibi bu akılla gidersek. Bunun sağı-solu, Alevisi-Sünnisi, laiki-İslamcısı farketmiyor. Şunu bir anlamamız gerekiyor: Birbirimize karşı kazanacak bir zaferimiz yok, ama birlikte kazanacağımız tek bir zafer var.

FETÖ herkesi kullanmadı mı? Gezi’de kullanılmadık mı? Soğuk savaş yıllarında aynı ülkenin çocuklarını sağ-sol diye ayırıp, birbirine kırdırdılar. Aynı silahla sağ ve sol kahvehaneleri taradılar.

Ben İmam Hatipte iken MHP’li Faruk Akkülah bizim hocamızdı, sık sık komünizmle mücadele toplantıları, eylemleri, protestoları yapılırdı. Giderdik / Götürülürdük. Ne de olsa Amerika “Ehli kitaptı”, komünizm gibi bir dinsizlik cereyanına karşı ehli kitapla ittifak içinde olmak gerekti. “!?” Nurcu abiler de aynı fikirdeydi.

Bu iş aynı zamanda Solcu CHP’ye karşı Sağcı DP’nin yanında olmak gibi bir şeydi. Alevi, Kemalist, solcuların, Sekülerlerin çocukları köy enstitülerine giderdi, sağcıların, Sünnilerin çocukları İmam Hatibe. Biri köye öğretmen olurdu, ötekisi imam. Ve tabi yerlerdi birbirini. Jandarma da gelir bunları toplardı. Biz NATO’cu gözüyorduk ama öte yandan NATO’ya karşı sokağa çıkanlar da aynı oyunun parçasıydılar ve aynı merkezden yönlendiriliyordu.

İşin aslı şu: Birileri aynı ülkenin çocuklarının kanları ve gözyaşları üzerine kendilerine iktidar ve servet üretiyordu. Bu kirli oyunun adı “Kontrollü bunalım stratejisi” idi. Bizi bize kırdırıyorlardı.

Bu oyunun senaristi, ya da paralı tetikçisi olmak başka bir şey, bu oyunda kullanılmak başka. Aynı şey değil. Elbette aklımızı kullanıp bu oyuna gelmemeli idik, ama geldik. İyi niyetlerimiz bizi kurtarmaz. Bilmemiz gereken bir başka gerçek vardır: Cehennemin yolları iyi niyet taşları ile döşelidir. Şeytanın ve onların işbirlikçilerinin varlığı günah işlememizin gerekçesi, mazereti olamaz.

Ben 70’lerin ortalarında oynanan oyunu farkettim ve “diyalog” arayışlarım bu kirli ve kanlı olaylarda taraf olmamak yönünde idi. Mesela bizim Yeniden Milli Mücadele neyin nesi idi. Bugün şu PKK neyin nesi. Sosyalist, antiemperyalist geçiniyorlardı, ABD Emperyalizminin tetikçisi oldular. Selahaddin’in çocuklarını haçlı ordusuna asker yapmaya çalışan kirli bir oyuncağa dönüştüler.

Sahi DHKP-C’li geçinen Fehriye Erdal, Sabancı’yı (Ona göre o bir kapitalistti, kendi sosyalist) vurdu, sonra NATO’nun karargâhının bulunduğu şehre sığındı.

Yahu, İmam Hatip konusu, TSE damgalı bir dinin misyonerliği için bir proje değil mi idi? Allah yardım etti de bu tuzağı bozduk ama bu defa da kendi kurdukları İHO’larına düşman oldular.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.