DOLAR 5,6943
EURO 6,3130
ALTIN 274,6
BIST 96.037
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Gök Gürültülü

Dilenci nin biri..

Sevgili Ailem!

Hani mübarek günlerdeyiz ya! Hani fakirin gönlünün ve başının hoş edilerek gözetildiği… Zenginin dağıtarak hem başının gözünün sadakasını ödeyip hem de malının bereketini artırdığı günlerdeyiz ya! Bu mübarek günde de beni gözetseniz ya!

Ama olmaz ya! Ben utanır, sıkılır ve almayabilirim… Reddedebilirim… Yüzüm kızarır, küsebilirim elime verdiğinizde…

Peki, hepinize tek tek Elif-ba kitabı versem… İçine de zarf  koysam?(hani sağ elin verdiğini sol el görmeyecek, hayır dediğin böyle olur!)

Gene mi olmaz?

Neden ama ya! Neden? Minicik bir yardım işte! Ne olacak ki 5 liradan 10 liradan verin gitsin! Kazadan, beladan korur sizi.:(

Olmaz mı?

Neden?

Ben gözetilecek biri değil miyim?

Gencim dimi? Çalış kazan! Olmadı evlen be kızım! Ne uğraşıyorsun dimi?

Allah’tan korkayım ben! Hımm

Tabi canım sizde haklısınız.

Ben kimim ki?

Ama kapı kapı dolaşıp ,var mı yok mu sormadan bilmeden ve hatta karnın aç mı tok mu demeden fitre, sadaka, zekat, camiye yardım, talebeye yardım, cemaate yardım, derneğe yardım, dergaha yardım vs..vs.. diyenlere “5 lira 10 lira’dan ne olur ki “diyip veriyorsunuz!

O güzelim haşmetli, azametli içine girince cennete girmiş gibi hissettiğimiz ibadethanelerimiz Camilerimiz bommm boşş sinek avlarken (mübarek geceler hariç)… Normal bir vatandaşın yılda 1, belki de ömürde 1, belki de hiç uğradığı uğramadığı üstünde ”Külliye” yazan saray yavrusu ibadethaneleri dikip… Özellikle belirli günlerde American marka Yahudi malı otomobillerle, etrafında koruma ordusu ile ibadete gelen O’nun Oğlu… O’nun Torunu… O‘nun Kızı vs. vs. işte siz anladınız! İşte “O” sıfatlı tanımadığınız şahsiyetlerden biri olsaydım, durum değişir miydi?

Ben O’nun hiçbir şeyi değilim dimi?

Peki, beni boş verin ya!

Senede 4 kez, 4 mevsime bedel gibi 4 kez… Şehirlerin en varoş, en imanlı, en zengin bölgelerinde… Eşini işe çocuğunu okula yollayıp evini aşını boş verip “Allah rızası için” inancı ile koşa koşa derneğe, dergaha gidip el emeği göz nuru marifetini ilmek ilmek ip’e, kumaşa, un’a (ohoo neler neler) işleyen hanımlarımızın sayesinde kermes düzenleyen Cemaatlerin hangi mensubu ya da kaç tanesi gözetilmiştir, sizce? Oysa içlerinde öyle ihtiyaç sahibi olanlar var ki!

Sahi siz hiç fakir bir cemaat lideri gördünüz mü?

Haşaaaa bak bak bak nereye atladım çarpılacağım yahu!

Gerçi bende cemaattenim 🙂 Ama onlar da benim maddi imkânsızlıklar sebebiyle ayağımı bile basma şansımın olmadığı yerlere Mimar Sinan vari ibadethaneler açmakla meşguller…

Ne ile mi?

Neyle olacak canım çalışıp, didinip kazandıkları, ihtiyaç fazlası para ile…

Hadi canım!

İnandırıcı gelmedi mi?

İmkansız mı yoksa?

Biz nasıl yetiştiremiyoruz bu maaşı kardeşim yaaa? Bereketi yok bereketi! İmanımız eksik bizim kardeşim!

Ahhh işte düğüm…Geldik mi en önemli noktaya..

Onlar da iman bol!

O’nun neslinden, göbeğinden, soyundan onlar! Allah gani gani veriyor!

Bizim imanımız eksik, günahımız çok, biz O değiliz ki!

Allah çarpacak beni yaa! Ben nasıl düşünüyorum böyle? Başka işim gücüm yok mu benim? Vayy Allahsız kitapsız yediği kaba tüküren ben!

Siz bana küfretmeye devam edin!

Ben üzerine giyecek ikinci bir elbisesi olmadığı, olanı da “Arife gecesi yarın bayram giyecek hiçbir şeyim yok Ya Rasulellah” diyen sahabeye veren… Bayram sabahı Bayram namazı kıldırmaya cemaate gelemeyen kurban olduğum Peygamberime bir Salat Selam yollayayım!

*Peygamberin iki gözü Hasan ile Hüseyin’e hamile iken canı nar çeken Fatıma valideye Ashab’dan aldığı borç ile nar alıp sevinçle evine dönerken yolda kıvrılmış yatan bir ihtiyara hal hatır sorduğunda “Canım çok nar istiyor Ya Ali” diyen ihtiyara elindeki narı hiç düşünmeden veren Allah’ın kılıcı Ali r.a den şefaat dileneyim!

*Sabah akşam içip sarhoş dolaşan… (Allah korkusundan cebindeki son kuruşu bile hibe etmeye hazır müritlerin sırtına basa basa sefa sürenlerin aksine) Fırtınalı karanlık bir gecede çamura düşmüş, üstünde ”Bismillah” yazılı kağıdı alıp öpüp koklayarak alnına koyup” Yarabbi ben pişmanım yapmış olduğum bütün günahlarımdan ”diye ağlaya ağlaya son nefesini teslim eden Bişri Hafi(r.a)’den himmet umayım!

*Bir gece damında tıkırtı işitip “kimdir o” diye seslenince, damdakinin “devemi kaybettim onu arıyorum” cevabına… “Ey ahmak damda deve mi aranır” diyen…

Karşılığında da “Ey ahmak sen rahat yatak döşek, süslü elbiseler içinde Allah’ı arıyorsun ya!” denilince saltanatını terk eden İbrahim Ethem Hz’lerinden şefaat dileneyim..”

O kadar çok ki medet dileneceğim ve yüzü suyu hürmetlerine kalben ve beynen ve bedenen sağlık sıhhat içinde yaşadığım mübarekler hangisini sayayım?

Şeyh Edebali’ye kurban olayım!

“Ey oğul!

Unutma ki,

Yüksekte yer tutanlar,

Aşağıdakiler kadar emniyette değildir.

Haklıysan mücadeleden korkma!” dedi bana.

Ne demişti Allah’ın sevgilisi

“Ey Fatıma! Güzel Kızım! Baban peygamber diye güvenme! Kıyâmet günü herkes kendi amelinden hesaba çekilecek! “

Dilencinin biriyim! Dileniyorum Yarabbi! Sen ver gönlümdekilerini!

Seyyid Nizamoğlu’nun Ruhu Şad olsun!

“Atlas libas sizin olsun! Bir dost, bir post yeter bana!”

Asya Ay

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.