Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Gök Gürültülü

DHKP-C ile de masaya oturacak mısınız?

13.03.2013
A+
A-

Muharrem Bayraktar

Hükümet, PKK ile dost ve kardeşçesine girdiği muhabbet sürecine, hukuk devleti normları adına karşı çıkanlara veryansın ediyor. “Barış düşmanları” diye hakaret ediyor, “kardeşlik düşmanı” diye küfrediyor. Bir gazetecinin İmralı’da PKK’lıların kendi aralarında yaptığı konuşmaları ele geçirip yayınlamasına bile “vatan hainliği” olarak saldırıyor.
Bugüne kadar “millilik” adına ne varsa saldıran, en büyük milli değerimiz olan “Türk kelimesini” anayasadan çıkarmak için uğraşan hükümet, PKK ile müzakere sürecine karşı çıkanları “milli olmamakla” suçluyor.
“Yarabbi! Aklımıza mukayyet ol!” diye yalvaracağımız günlerden geçiyoruz.
Eli kanlı dedikleri Esad’la tüm ilişkileri kestiler, eli kanlı ve bebek katili dedikleri Apo’nun dizinin dibine çöktüler.
“Ey Apo dile benden ne dilersen?” diye yalvarıyorlar.
Cevap geliyor:
-“Anayasa!”
-“Başka?”
-“Kanunları değiştir!”
-“Başka, başka?”
-“Eh, federasyon da isteriz gaari?
-“Lafı mı olur? Daha başka, daha başka?”
-“Türk kelimesini kaldırın anayasadan?”
-“Hay hay! Daha başka?”
-“Ben olmazsam zaten siz iktidar olamazdınız. Şu Ergenekonculara haddini bildirin. Bir sürü PKK’lı kardeşime saldırdılar.”
-“Merak etmeyin. Hepsi hapiste. Daha başka. Daha başka!”
-“Öz savunma gücü de isterük. PKK Türk topraklarını terk ederse kendimizi neyle savunacağız bundan sonra.”
-“Öz savunma sana feda olsun. Daha başka, daha başka?”
-“Kürt belediyeler birliği, mahalli özerklik…”
-“İstediğin şeye bak. Başka, başka!…”
Utanmadan sıkılmadan, devlet denilen kavramı ayaklar altına alarak, devletin bürokratını, vekilini, istihbaratçısını Apo’nun kapısında el pençe divan durur hale getirerek “barışı tesis” edeceklermiş!
Apo, zevkle, sevinçle, ellerindeki kanın kızıllığından gururlanarak ve “artık zafer vaktidir” diye çığlıklar atarak devletin koca koca makamlarından koşup önünde diz çöken zevata bin türlü tehditler yağdırarak “barışa” hizmet! ediyor.
Ben merak ediyorum:
Hükümet acaba diğer yasadışı örgütlerle ne zaman masaya oturacak?
DHKP-C’liler de “biz de barış istiyoruz” derseler, Devrimci Karargah’cılar “bizimle de masaya oturun” derseler AKP’nin barışsever siyasetçileri onlara da el uzatacak mı?
Bu toprakların aydınları yaptıkları telefon görüşmelerinden dolayı “örgüt” suçlamasıyla müebbetle yargılanırken, bu toprakların eli kanlı teröristleri “kanlı ellerini” devlet katına uzatarak itibar görüyorlar.
Değişim ve açılım dedin mi böyle olacak zahir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.