DOLAR 5,7228
EURO 6,3406
ALTIN 276,4
BIST 103.072
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Sağanak Yağışlı

Devlet Bahçeli Siyasi Hayatının En Büyük Riskini mi Aldı?

12.10.2016
154
A+
A-

Devlet Bahçeli, yeni anayasa ve başkanlık sistemi konusunda hükümete seslenerek,

“AKP başkanlık sistemiyle ilgili inadını sürdürecekse karşımıza iki seçenecek çıkacaktır. AKP bir anayasa hazırlığı varsa, mutabık kalınan diğer maddelerle birlikte TBMM’ye getirmelidir. Vekiller vicdanlarıyla oy kullanacaklardır. Bu anayasa değişiklik teklifi ya 367’yi aşarak kanunlaşacak, ya da 330’un üzerinde kalarak referanduma sunulacaktır. MHP her karara saygılıdır. Bizim düşüncemiz mevcut sistemin güçlendirilmesidir. Milletimiz aksini söylecek olursa buna da diyeceğimiz bulunmayacaktır””

dedi.

Muhataplar bu sözleri bilgece bir uyarı kabul ederek özeleştiri yapsalardı maksat hasıl olmuş olurdu.

Fakat karşınızdakilerin saptırma konusundaki sicillerinin ne kadar kabarık olduğunu göz önüne alınca; bu sözleri işlerine geldiği gibi anlayacaklarını ve kendilerine verilmiş bir pas olarak değerlendirerek ”tabiri caiz ise gole çevirmek için” her türlü taklayı atacaklarını bilmek için kahin olmaya gerek yok.

Nitekim başbakan Binali Yıldırım da zaman kaybetmeden (Sanki Bahçeli’de başkanlık sistemini istiyormuş gibi vurgulayarak)  ”Sayın Bahçeli’ye teşekkür ediyorum. Biz çağrısını aynen kabul ediyoruz ve Anayasa çalışmamızı kısa sürede meclise getireceğiz” diyerek; bir taraftan Bahçeli’nin bu çıkışını fırsata çevirirken diğer taraftan da kamuoyu nezdinde bu işin sorumluluğunu Bahçeli’ye yüklemeye çalıştı.

Halbuki sayın Bahçeli bu çıkışıyla; hem Cumhurbaşkanının meşru sınırlar içinde hareket etmesi yönünde uyarıda bulunmak hemde Başkanlık sistemini ülkenin gündeminden tamamen çıkarmak için siyasi sorumluluk alarak konuyu gündeme getirmişti.

Bahçeli bunu yaparken belli ki TBMM ne, olmadı halka güvenerek dile getirdi ama acaba bütün faktörleri hesaba kattı mı?

Mesela TBMM içinde ”her ne kadar başkanlık sistemine karşıymış gibi görünse de” HDP faktörünü hesaba kattı mı yada Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’ın yüzde 51.79 oy aldığını ve seçmen profilinin bugün çok da fazla değişmemiş olabileceğini hesaba kattı mı acaba?

 

 

Neresinden bakarsanız bakın şu bir gerçek ki; sayın Bahçeli siyasi hayatının en büyük riskini aldı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.