DOLAR 5,8897
EURO 6,5054
ALTIN 281,2
BIST 93.685
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Parçalı Bulutlu

Devlet Bahçeli Eleştirisi Ne Anlama Geliyor

15.08.2014
77
A+
A-

Doç.Dr.Ruhi ERSOY

Olumlu veya olumsuz eleştiri ve farklı görüşlerin ortaya konulması hayatın her alanında, düşünen bir insanın en doğal hakkıdır. Eleştiri ve sorgulamayı haktan da öte doğrunun ortaya konulabilmesi için zaruri bir durum olarak da ifade edebiliriz. Ancak siyaset bağlamı söz konusu olduğunda kişi eksenli yapılan eleştiriler yalnızca kişiyle sınırlı olmayıp o kişinin temsil ettiği değerler ve düşünceleri de kapsamaktadır. MHP lideri Devlet Bahçeli’ye yönelik yapılan eleştirileri ve malum gazetecinin istifa çağrısını böyle okumamız gerekmektedir. Gazeteci, istifa edecek misiniz sorusunu, kozmopolit AKP, Recep Tayyip Erdoğan ve diğer bütün yapı bozumcular adına sormuştur.

Bugün artık açıkça görülmektedir ki profesyonel bir projenin ürünü olan AKP ve Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’de üniter devleti esnetmek ve temel değerlerinden kopartarak kimliksiz bir Ortadoğu devletine dönüştürmekle görevlidir. On yılı aşkın süredir Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini atomlarına ayırmakla meşgul olan AKP zihniyeti, bu süreçte Türk milleti ve Türk devleti adına çizgisinden geri atmayan MHP ve onun lideri Devlet Bahçeli’yi hedef almaya devam etmektedir. AKP kendi içerisindeki kargaşayı bastırmak için her zamanki gibi dikkatleri başka yöne çekmeye çalışmaktadır. Türk milleti adına tavır sergileyen MHP ve Devlet Bahçeli bu dikkatlerin odağı konumundadır.

Devlet Bahçeli, ülkücü gelenek açısından temel değerlerden beslenmiş ve dik duruşuyla hareketi temsil noktasında tavrından asla ödün vermemiştir. Bahçeli, MHP’yi marjinalleştirip, BDP karşıtı bir etnik parti konumuna indirgemek isteyenlere fırsat vermemiştir. ABD’li CIA ajanı Graham Füller’in Yeni Türkiye teziyle uygulanan programda görüldüğü gibi AKP’nin ve küresel sermaye sisteminin kontrolünde bir MHP’ye de müsaade etmemiştir. Öte yandan Devlet Bahçeli, Cumhuriyetin temel değerlerini benimseme ve temsil noktasında da bir beyefendi tavrıyla daima kendini ifade etmiştir. Ulus Devlet Türkiye Cumhuriyeti ve bütün tarihi müktesebatıyla Türk milletini savunan ve her türlü yıpratma kampanyasına karşı durup geri adım atmayan Devlet Bahçeli, AKP’nin “çözüm” projesi karşısında son engel olarak görülmektedir.

Devlet kurumlarının adında bile Türk’e tahammül edemeyip TC’yi kaldıran AKP zihniyeti, çözüm süreci adı altında Türk milletinin altını oymaktadır. Dolayısıyla bu değerlerin siyasetteki son sözcüsü konumundaki Devlet Bahçeli’ye yapılan eleştiri, kişisel olmaktan öte bir anlam taşımaktadır. Yaşanan son seçim süreciyle ilgili partinin yetkili kurumları tarafından elbette seçim sonuçları analiz edilecek ve gerekli stratejik değerlendirmelerde bulunacaklardır; ancak parti dışı kaynaklı yapılan eleştiriler ve yönlendirilmiş sorularla Genel Başkana yapılan manipülasyonların hangi niyetleri içinde barındırdığının farkında olunmalıdır.

Öte yandan seçim sonrası yapılan AKP myk toplantısındaki ilgili myk üyesinin sunumunda Devlet Bahçeli’nin son on günde yaptığı saha çalışmasıyla Erdoğan’a gidecek oyların önünün kesildiği ifade edilmiş ve bu basına sızmıştır. CHP içerisindeki parti içi tartışmalarda da sürecin MHP ve Devlet Bahçeli adına bir başarı olduğu ifade edilmiştir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.