DOLAR 5,7845
EURO 6,3850
ALTIN 271,5
BIST 108.869
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Hafif Yağmur

Dertleri Askerler Degil,PKK’lılara Af Çıkarmak

04.02.2013
42
A+
A-

İsmail Özdemir

Başbakan Erdoğan’a bugünlerde ne oldu, aklına nereden estiyse kendisinden hiç beklenilmeyecek tarzda söylemlerde bulunmaya başladı. Kendisinin ve partisinin dünkü görüşlerini, söylem ve eylemlerini bilmiyor olsak emin olun bugün ağzından dökülen cümleler anlamlı ve geçerli bir hal alırdı. Ancak dünkü duruşları çok iyi bilindiğinden bugünkü söylemlerinin ne inandırıcılığı, ne samimiyeti, nede geçerliliği vardır.

Bahsetmeye çalıştığımız konu terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak iddiasıyla cezaevlerine atılan emekli ve muvazzaf askerlerle ilgili son bir haftadır fırsatını bulduğu her alanda Başbakan Erdoğan’ın yapmış olduğu açıklama ve yorumlardır.

Bu kez bir başka televizyon kanalına konuk olan Başbakan Erdoğan tutuklu halde bulunan askerlerle ilgi yeniden bir yorumda bulunarak “Başta Genel Kurmay Başkanım olmak üzere diğer generallerimiz hiçbirisine kalkıp da alışılmış anlamda ‘terör örgütü mensubu’ demek çok ciddi bir yanlıştır ve bu affedilemez. Bu tanımlamayı yapanlar kendileri bulundukları makam itibarıyla kendilerini sağlamda görseler bile tarih onları affetmez” demiş. Açıklamaları dinlerken “tarihin affetmeyeceği ve kendini sağlama almış isimler” konusu Başbakan’ın dudaklarından dökülürken eminim herkes “herhalde kendisini, partililerini ve yandaş basınını kast ediyordur” düşüncesini aklından geçirmiştir.

Zira tutuklanan askerleri hatta eski Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ’u demokrasi düşmanı ve darbeci olarak gösteren zihniyet AKP zihniyeti değilmiydi? Üstelik soruşturmaya Türk Milleti’nin tarihi diriliş destanı olan Ergenekon adı AKP’liler tarafından verilip, hemen her fırsatta ve her konuşmada başta Başbakan Erdoğan ve sonrasında diğer AKP’li yöneticiler bu askerleri kamuoyu nezdinde adeta linç etmemişler miydi? Bu davalarla ilgili AKP’ye yakın medya kuruluşları sürekli “Türkiye’de darbeler dönemi bitiyor” söylemleriyle Türk Milleti’nin en çok güvendiği kurum olan Türk Silahlı Kuvvetlerini ve personelini fütursuzca eleştirmemişler miydi? Bugün mahkemeleri ve savcıları, askerleri içeri attıkları ve terörist olarak onları suçlamaları nedeniyle eleştirirken, dün Başbakan Erdoğan bizzat kendisini bu “davaların savcısı” olarak ilan etmemiş miydi?..

İnanın bu soruları çoğaltmak, bununla ilgili sayfalar dolusu yazı yazmak mümkündür. Ancak sorulması gerek asıl soru Başbakan Erdoğan’ın neden böylesi bir açıklama yapma gereğini şimdi kendisinde bulmuş olmasıdır.

Askerlerin yanı sıra tutuklanan milletvekilleri ile ilgili olarak söylediği “Yahu Genel Kurmay Başkanı’nı niye içeri alıyorsun arkadaş. Tutuksuz yargıla. Yap bunu o zaman bitir işi. Şahsen bundan dolayı üzgünüm. Bu kanaatimi burada paylaşmak zorundayım. Bunu asla yargıya müdahale olarak söylemiyorum. Uzun tutukluluk sorunu milletvekilleri için de geçerli” sözleri, İmralı canisi ve PKK ile birlikte yürütülen süreçle değerlendirildiğinde, konunun özü ve neden bugün kalkıp Başbakan’ın bu türden açıklamalar yaptığı kendisine anlamlı bir yer bulmaktadır.

AKP’nin bozuk olan sicilindeki en belirgin özelliği, yeni oluşturacak ihanet dalgası öncesinde kamuoyunu yumuşatmak, dikkatlerini başka alana çekmek ve işaret ettikleri alan üzerinden bu yeni ihanet oyunlarına yol açmaktır. Başbakan Erdoğan dününü inkar eder tarzda bugün tutuklu halde bulunan askerlerle ilgili yorumlarında dikkat edilmesi gereken konu budur.

Özellikle de İmralı canisi ile birlikte yürüttükleri müzakere sürecinde “genel af” konusunun görüşüldüğünün, bunun terörist başının talepleri arasında var olduğunun açıklanmasının ve basında yer bulmasının hemen ardından, Başbakan Erdoğan’ın hemen tutuklu halde bulunan askerlerle ilgili toplumun duygularını okşayacak tarzdaki söyleme sarılması ve dün umursamadığı, hatta sevinç duyduğu hallerinden bugün dert yanmaya başlaması bu alan içerisinde değerlendirilmelidir.

PKK ve tutuklanan KCK’lılar için çıkarılacak affın Türk Milleti tarafından tepkiyle karşılanacağını çok iyi bilen (bunun için kamuoyu araştırması dahi yaptıran!) AKP ve Başbakan Erdoğan, İmralı canisinin bu isteğini gerçekleştirmek, eli kanlı katilleri serbest bırakabilmek için bugünlerde kalkıp dün bizzat kamuoyu önünde yapmış olduğu konuşmalarla “demokrasi düşmanı ve darbeci” olarak ilan ettiği, savaş açtığı isimleri bugün savunur gibi gözükmektedir.

Zaten sözde Kürt sorunu çözümü için “akil adam” rollerine bürünen AB ve ABD merkezli birçok kuruluş, AKP iktidarına verdiği, önlerine sunduğu raporlarda genel af konusunun mutlaka hayata geçirilmesi gerektiğini sürekli vurgulamışlardır.

AKP nasıl ki ihanet projesi olan açılımın başlaması talimatını yine bu merkezlerden aldıysa, yol haritası konusunda da yine bu merkezlerin sunduğu raporlar ölçüsünde hareket etmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken konu ise AB ve ABD menşeli raporların genel hat itibarıyla bebek katili Öcalan’ın sözde çözüm adına sunduğu, AKP’den talep ettiği ve Başbakan Erdoğan’ın da kabul ettiği şartlarla bire bir örtüşüyor olmasıdır!

Türkiye’de dürüstlük ve doğruluğun değer bulmadığı, karşılığını göremediği yerde Türk Milleti kaybetmeye, aldanmaya ve kandırılmaya mahkum olacaktır. AKP’de başta Başbakan Erdoğan ve Bülent Arınç olmak üzere birçok ismin dün söylediğini bugün inkar eden, bugün dediği dünkü söyledikleriyle tümüyle çelişen sözleri toplum tarafından akıl süzgecinden geçirilmiyor, dün söyledikleri unutulup sadece bugünün değerlendirmesi dikkate alınıyorsa aslında AKP’nin bu yaptıklarına kızmamak gerekir!

Herkes şapkasını çıkarıp önüne koymalı ve seçim zamanı tercihini kimden yana kullandığına bakmalı, ondan sonra ne söyleyeceğine, ne yapacağına karar vermelidir. Türk Milleti AKP’ye 2011 genel seçimlerinde, “dur” dese idi, Türkiye bugün bu ihanetleri, PKK’lıların Türk Milleti’nin diğer tüm fertlerinden daha değerli bir konuma ulaştırılmak istenilen bir dönemi hiç yaşarmıydı?

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.