DOLAR 5,7514
EURO 6,3912
ALTIN 273,2
BIST 108.947
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Çok Bulutlu

Demirtaş’ın İhanetine Suç Duyurusu!

15.10.2014
80
A+
A-

Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin ve ona bağlı görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerinin elinde hak, yetki ve tezkere olsa bile “yabancı” bir ülkede güvenlik hizmeti verme sorumluluğun yoktur.

Velev ki “insani” olsun, “Kobani’ye destek” çağrısı, Türkiye Cumhuriyeti bir şeyler yapmaya mecburmuş gibi dayatmak, bunun için gösteriler yapmak, suç işlemek, can ve mal kaybına yol açmak, -derinlemesine incelediğinizde- casusluk ve kışkırtıcı ajanlık suçlarını da ihtiva eden bir hainliktir.

Türk Ceza Kanunu’nun ilgili Maddelerinin, yaşanan Suriye iç savaşıyla birlikte doğru yorumlanması halinde Selahattin Demirtaş ve çetesinin “casusluk, suça teşvik ve kışkırtıcı ajanlık” suçlarını aynı anda işlediğine hükmetmek hiç de zor olmayacaktır.

İşte önce Demirtaş’ın, 5 Ekim 2014 tarihinde, yabancı bir ülkenin sınırına kadar giderek kendi vatandaşı olduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı yaptığı konuşma:

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti en yetkili ağızlardan reddetmiş olsalar da halen IŞİD konusundaki pratiğini ve politikasını düzeltmediği için Türkiye’nin desteğini alarak ilerliyorlar. Bu kadar büyük destek alıyor olmasına rağmen Kobani’deki bir avuç direnişçiye buradan moral desteği vermek isteyenlere bile her gün gazla copla müdahale ediliyor.”

1- Eğer Türkiye IŞİD’e yardım ediyorsa Demirtaş, madde 328’den yargılanmalıdır.

MADDE 328: Siyasal veya askerî casusluk (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir.

2- Yok, Türkiye IŞİD’e yardım etmiyor da Demirtaş devlete iftira atarak, halkı isyan suçuna teşvik ediyorsa ayrıca bir de 214/1. Maddeden yargılanmalıdır:

MADDE 214: Suç işlemeye tahrik- (1) Suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır… (3) Tahrik konusu suçların işlenmesi hâlinde, tahrik eden kişi, bu suçlara azmettiren sıfatıyla cezalandırılır.

3- Bunların ikisi de değil de Selahattin Demirtaş, Türkiye Cumhuriyeti Devleti hesabına çalışan bir ajan provokatör ise yine suçludur ve aşağıdaki kanunun muhatabıdır:

MADDE 37: İştirak (Suça ortak olma-Kışkırtıcı Ajanlık)

Kışkırtıcı ajanların cezadan muafiyet şartları şöyle sıralanabilir: a) Ajan yetkili bir kamu organı tarafından görevlendirilmiş olmalıdır. b) Ajan bir suçu ortaya çıkarmak için görevlendirilmiş olmalıdır. c) Suçun icra hareketleri başlamadan müdahale edilmiş olmalıdır. d) Ajan asli fail olarak suça katılmamış olmalıdır.

İşte Demirtaş’ın 6 Ekim gecesi saat 20:25’te Twitter hesabından yaptığı, halkı suça teşvik eden ve sokağa döken çağrısı:

“Kobane’de durum son derece kritiktir. IŞİD saldırılarını ve AKP iktidarının Kobane’ye ambargo tutumunu protesto etmek üzere halklarımızı hemen şimdi sokağa çıkmaya ve sokağa çıkmış olanlara destek vermeye çağırıyoruz.” Selahattin Demirtaş

Sonrasını hepimiz biliyoruz. 33 Ölü, 1.113’den fazla binanın, 1.177’den fazla aracın, okulların, müzelerin, kütüphanelerin kundaklanması… Toplumsal kavgalar, kalıcı kin ve düşmanlıklar…

Bu yapılanların, Türkiye’yle savaş halinde olan Suriye’nin “5. Kol” faaliyeti olduğundan ben şahsen eminim. PKK, HDP, Kandil, İmralı ve PYD Suriye’nin sevk ve idare ettiği yapılardır. İşin içinde başka istihbarat örgütlerinin bulunması El- Muhaberat’ın sürekli kazanımlarına halel getirmez.

Bu bir suç duyurusudur!. Demirtaş’ın eylem çağrısı, basit bir etnik duygusallık olarak değil, bu açıdan değerlendirilmeli ve yargılama esnasında sağlam “bilirkişi desteği” alınmalıdır.

Kuzey Suriye’de “Devrim” filan yoktur. Kantonculuk adı altında Kürtler’in Suriye Devriminin dışında tutulması faaliyeti vardır. PYD’nin, kendisine bırakılan bölgede katledip sindirmediği bir tane Esad karşıtı Kürt kalmamış; Sünni Araplara karşı da etnik temizlik yapılmış, Araplar tahrik edilmiştir.

PKK, Türkiye’ye karşı Suriye’yle olan ittifakını sürdürülebilmek için Esad’a “Kürtlere bekçilik” hizmeti vermektedir. PKK’nın siyasi kanadı olan HDP’nin Eş Başkanı’nın hareketlerinin, bu dış ilişkilerden bağımsız sorgulanması düşünülemez.

Kürtler bayrakla, flamayla, keleşle kandırılıp, PKK’ya entegre edilerek BAAS rejiminin yanında tutulurken, asabi ve ağır silahlı Arap devrimcilerin hedefi haline getirilmiş, kuşatılmışlardır.

Bu nedenle “Kobani” olayı, “şanlı bir direniş” değil, Esad’a verilen maaşlı bir hizmet, “Kürtlere yapılmış kanlı bir ihanet”tir.

Kürdün, bu cihanda Türksüz bulacağı devlet, “sürekli kandırılmak”tan ibarettir.

SÜKRÜ ALNIAÇIK

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.