DOLAR 5,7125
EURO 6,3746
ALTIN 278,0
BIST 98.463
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 19°C
Az Bulutlu

DELİRMEMİŞ BİTKİSEL HAYATA GİRMİŞİZ

15.10.2015
121
A+
A-

Dün, “Bunlar Delirmiş Olmalı” diye yazmıştım.

Sözümü geri aldım, bu delirme değil, bitkisel hayatmış!

Twitter’da gezinirken, Ülkücü sanatçı Ahmet Şafak’ın, Ortadoğu Gazetesinde köşe yazmaya başladığını okuyunca, Ülkücülüğümüze sığınıp, “Bu kadar parçalanma, dev bir müzik sanatçısı ol, beste üret” diyecek olduk, bir sövmedikleri kaldı, özür dileyip çekildik kenara…

Durmadılar, Burak Özcan adlı Ülkücü genç bir yazarın Ahmet abisine hitaben, “Senin Ülkücü Sesleniş’te yazdığını, kitapların olduğunu bilmiyorlar mıymış?” twiti atmasını bir yerlere sığdıramadım!
Hele hele Şafak’ın, özrü kabahatinden büyük, “Yazılarınızı ‘denk düştüğünde’ okuyorum” nezaketsizliği sözün bittiği yerdir artık!
Biz bu âlemde Ocak edebini, yıllarca Türkçe öğretmenliğini, 1980 öncesi Hergün, Hisar, Töre, Türk Edebiyatı rahlelerini boşa yaşamışız; şiir kitaplarını, dergi ve gazeteleri boşa yayınlamışız; delirme değil bu bizdeki, bitkisel hayat!
Neyse nefsimize köle olmanın âlemi yok, delirme alâmetleri değil bitkisel hayatmış yaşadığımız…

Ahlâk, edep, adalet, şefkat, merhamet, şeref, gurur ve inancın yerlerde süründüğü bir toplumda “bencillil”ten öte bir şey kalmamış…
Hangi kesimde olursanız olun, gemisini kurtaran kaptan, ona sokmayan yılan bin yaşasın, senden sonrası tufan!
Din değiştire değiştire İblisin tezgâhında oyuncak olan zavallı manken kızcağıza TRT’de yorum yaptırılması, ölmeğe yatmaktır!
Kürtçü olmaktan başka hüneri olmayan PKK/HDP’li Buldan’ın “İzlanda’nın bu akşamki yenilgisi, Ankara için saygı duruşuna tribünlerden gelen ıslık ve yuhalamalara şok olduklarındandır” twiti, aşinası olduğu “dağda” bitkisel hayata girdiğinin alâmetidir.

Bu ülkenin okutup “adam” ettiği Diyarbakır Baro Başkanı kimlikli biri, milletin gözünün içine baka baka “PKK, terör örgütü değildir” diyebiliyorsa beyinlerin bitkisel hayatta olduğunu ispatlamaktadır zaten!
Bütün milletin inadına kullandığı Twitter’ın hisselerinin Türk düşmanı Arap’ın olduğunu, başına da bir Kürtü getirdiğini bilmeden ha bre “özgürlük” naraları atmak, bitkisel hayat misali değil de ne?
Hem ilim adamı olup hem de “vesayet” altında siyasete soyunan ve ülke yönetme iddiasında olan zatın, “IŞİD’le İslam anlayışımız arasında 380 derece fark var” gibi akıllara zarar sözler çıkması deliliği de aşıp bitkisel hayata girdiğini göstermiyor mu?

17-25 Aralık uğruna dizi filmden “darbe” üreten iktidar, “eylem yapmadan takip ettiği bombacıyı tutuklamayarak” Ankara’da 100 insanı öldürterek “hukuk”tan bahsetmesi artık deliliği de aşıp bitkisel hayata girdiğinin işareti değil mi?
Adam sanılıp TRT spikeri yapılan biri ekranda, Ankara katliamı için “Kurunun yanında yaş da yanmasın” diyebiliyorsa çoktan bitkisel hayata girmiştir bu millet!
Kanaltürk’te Murad İde’ye laf yetiştireceğim diye, “HDP’yi meşrulaştırmaya çalışan” Y-CHP’li Barış Yarkadaş’a, Erzurum’da HDP İlçe Başkanının arı kovanında silah ve mühimmat çıkmasını açıklayabilmenin imkânsız olduğu bir bitkisel hayattayız!

“Soyadı”ndan başka birikimi olmayan birinin kulvar değiştirip “mirasım” dediği varlığa saldırıya geçmesi deliliği de aşmış, bitkisel hayata geçmiş demektir.

Anayasa ve kanunla kurulu RTÜK varken TV kanalları üzerinde savcı kararları çıkarıp intikam için basının ümüğünü sıkıyorsanız bitkisel hayata girmişiz demektir.
Mersin’de “PKK cirit atarken” MHP konvoyunda “kavgaya karışmış kişi” arayan jandarmamız oluşmuşsa bitkisel hayattayız demektir!
Bu toplumun nefes almasını, beslenmesini, hürriyetini, seyahatini, zenginleşmesini, çalışmasını, oy vermesini, iman ve ibadetini, malını mülkünü sıkboğaz etmeyi başaranlar, kendileri ile birlikte milleti de bitkisel hayata sokmayı başardı…

Soma’da siyasetçiye tokatlanmayı, Ermenek’te valilikçe 5 liralık kara lastiğe reva görülmeyi benimseyip iktidara oy vermeye devam etmek, ölülük habercisidir!
Hatta Cadillac “yerli”, mafya bozuntularının mitingi “millî” sayılıyorsa ölmüşüz demektir!
N’olur birileri bizi tokatlayıp bu korkunç düşten kurtarsın!

MUSTAFA ÖNDER

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.