DOLAR 5,5863
EURO 6,1970
ALTIN 271,2
BIST 95.734
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Gök Gürültülü

Defol Esat… Merhaba Sayın Apo!

Türk milleti üniter devlet yapısının son yılını, belki de son aylarını yaşamakta. Çünkü halkın gözleri önünde hükümet, teröristle masaya oturmuş durumda… Bir yandan, komşumuz Suriye ile savaşın eşiğindeyiz ve bu ülkenin ikili görüşme talebini reddet, öbür yandan Başbakan’ın fidanları Apo ile görüşmek için adada yatsın…

Bir devlet, terör örgütü veya başka bir devlet ile görüşme masasına bir savaş sonrası oturur. Yenen taraf, yenilen tarafın şartlarını müzakere etmek üzere bir araya gelir.

Bir savaş vardı da haberimiz mi yok?

Yok, savaş vardı, savaşta yenildik de, yenildiğimizden mi haberimiz yok?

Yenildiysek ne zaman ve nasıl yenildik?

Hangi gerekçelerle devlet teröristlerle müzakere ediyor?

Bunun yetkisini kimden aldı?

Teröristin ne istediği belli, peki istediklerini verecek misiniz?

Vermeyecekseniz neyi müzakere ediyorsunuz? …

“Müzakere etmeyelim de bu kan akmaya devam mı etsin?” diyorsunuz. O zaman müzakere edince akan kanın duracağını kim söyledi?

Diyelim teröristlerin istediği gibi ülkeyi böldük, üniter yapıyı terk edip, özerkliğe ardından da Bağımsız bir Kürt devletine müsaade ettik ondan sonra bizi rahat bırakacaklarını mı sanıyoruz?

Vatan bölünüp parçalandıktan sonra kan dursa ne olur?

Bölüp parçalamak isteyen Batı “kan dökerim” tehdidi ile yeni örgütler kurup başımıza musallat etmez mi?

Var mı bunun bir garantisi?

Doksan yıl önce parçalanmaya ve yok olmaya karşı duranlar, kanlarını bu uğurda akıtanlar yanlış mı yaptı?

Kan akmasın diye istediklerini verseler miydi?

Biz teröristlerle görüşüp talebini yerine getiriyoruz, Esat ise teröristlere boyun eğmiyor, savaşıyor. Bu sebeple mi Esat diktatör?

Diktatörlüğün tanımı mı değişti? Teröristlere boyun eğenlere demokrat, eğmeyenlere diktatör mü deniyor artık?

Esat bizim kırk bin insanımızı öldürdü de, onun için mi düşman olduk? Hatay’ı mı istedi bizden, vermeseniz sizi işgal mi edeceğim dedi? Patriotlar o yüzden mi geldi ülkemize?

NATO bizi Suriye’den korumak için mi geliyor ülkemize?

“Biz komşuyuz, aramızdaki sorunları görüşerek çözelim” diyen Esat’a defol, merhaba Sayın Apo” demek hangi “derin” siyasetin sonucu?

Esat, sizin için Apo’dan da mı kötü? Askerlerimizi Esat mı öldürttü, otobüslerde molotof patlatan Esat mıydı? Bu kadar kötü ise neden onunla ailece görüştünüz, ortak bakanlar toplantısı yaptınız, yediğiniz içtiğiniz ayrı gitmiyordu?

Esat mı halkının bir gecede düşmanı oldu, siz mi Obama’nın telefonu ile bir gecede Esat’a düşman oldunuz? Hangisi doğru?

Esat’ın gücü yerindeyken Barzani kuzey Suriye’ye nüfuz edemiyordu. Şimdi PKK’nın destekçisi, AKP’nin gurur kaynağı Barzani, bu bölgeyi fiilen ele geçirdi. Kardeşiniz(!) Barzani için mi isyancıları desteklediniz?

AKP-Barzani-Clinton ekseninde yoluna durmadan devam eden siyasetiniz ülkede başka sorunlar çıkarmaz mı?

Bu kadar aşağılanan milletin, tüm bu gelişmeleri daha ne kadar izleyeceğini sanıyorsunuz?

Evlatlarını “vatan sağ olsun…” diyerek feda edenlere, söyleyecek bir sözünüz yok mu?

Bu soruların millet olarak muhatap olduğumuz psikolojik savaşı ve başımıza geçirilen Amerikan çuvalını, görmemize yardımcı olmasını dilerim.

Yusuf KARACA

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.