DOLAR 5,7166
EURO 6,2982
ALTIN 275,6
BIST 102.432
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

Davaya adanmış bir ömür: Devlet Bahçeli

Davaya adanmış bir ömür: Devlet Bahçeli
25.02.2019
3.139
A+
A-

MHP, 8-9 Şubat 2019’da, Adana’da kuruluşunun 50. yılını görkemli törenlerle andı. Bu kapsamda pek çok etkinliğe sahne olan anmalarda, yazılı ve görsel medyada çok konuşulan konulardan biri de Prof. Dr. E. Semih Yalçın Bey tarafından kaleme alınan ve 50. yıl anısına dağıtılan iki kitaptı.

HP’nin Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan E. Semih Yalçın bir tarih profesörüdür. Akademisyen olarak uzun yıllar “Cumhuriyet Tarihi” çalışmış, konu ile ilgili ciddi makalelere, bildirilere, eserlere imza atmıştır. Son yıllarda MHP’de aldığı önemli görevlerinden dolayı siyasi kimliği öne çıksa da E. S. Yalçın, Cumhuriyet Tarihi’nin, dolayısı ile Genel Türk Tarihi’nin önemli meselelerini çalışmalarında çözmüş bir bilim adamıdır. Otuz civarında akademik, fikri kitabı vardır. Yüzlerce öğrencisinden onlarcası bugün Türkiye’nin her üniversitesinde Profesör, Doçent kadrosunda ve yönetici konumundadır. Semih Hoca, sınavı başarıyla geçerek Doçentlik cübbesini giydiğinde, ilk ziyaret ettiği o sırada derste olan, Hocası Merhum Prof. Dr. Aydın Taneri’nin daima övgülerine layık olmuş bir akademisyendir. Merhum Aydın Hoca o gün Semih Bey’i kürsüye yanına almış ve dersteki lisans öğrencilerine “hayrü’l- halefim” diyerek tanıtmış ve tebrik etmiştir. Evet, Semih Bey akademik hayatta hocasının ekolüne sahip çıkmış ve o ekolün güçlü bir temsilcisi olmuştur. Kasım 1980’de girdiğim Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Genel Türk Tarihi Anabilim Dalı’ndaki üniversite öğrenimim sırasında tanıdığım ve yaklaşık 40 yıldır kesintisiz dostluk hukukuna nail olduğum Semih Bey, elbette Türk milliyetçiliği davasının en çileli günlerinde, Ülkücülerin ateş çemberinden geçtikleri en zorlu günlerde, o günlerin bütün yükünü taşımış bir dava adamıydı. Biz tanıştığımızda, bir ayağında (halen taşıdığı) “kurşun” bulunuyordu. Ali Kuzencik dostumuzun bir yazısında bahsettiği gibi, o gün Ankara Radyosu’nun ilerisinde Opera Meydanı’na bakan köşede arkadaşları ile birlikte iken kurşunlanmış, ayağına bir bez sararak okula gelmiş, “eve veya hastaneye git” ikazlarına aldırış etmemiş, “ben arkadaşlarımı yalnız bırakamam” demiş bir dava adamıdır Semih Yalçın. Bu, işin bir başka tarafıdır ve genç nesillerin, genç Ülkücülerin “Bizim davamız dualıdır” diyen Liderin yakın çalışma ekibinin nasıl bir kadro olduğunu bilmeleri bakımından önemlidir. Biz bu yazımızda Semih Bey’in 1980 öncesi ve sonrasında bir Ülkücü olarak, bir Ülkü eri olarak neler yapıp, neler yaşadığını yazacak değiliz. Onun ve arkadaşlarının Nurettin Soyer gibi darbe hukukçuları tarafından nasıl işkencelerden geçirildiklerini, Semih Yalçın’ın üzerine atılan bilmem kaç suçtan, kaç ayrı cezaevinde, kaç yılını geçirdiğini yazacak değiliz. Zaten o, bunların yazılmasını bırakın, anlatılmasından bile rahatsız olur. Semih Bey ile ilgili anılarımız elbette ileride bir başka yazımızın konusu olacaktır. Bizim bu yazıdaki konumuz Semih Yalçın’ın hocalık, akademisyenlik, fikir adamlığı yönüdür. Son kaleme aldığı iki önemli eseridir. Bu iki önemli çalışma ile hayatı ve mücadelelerini anlattığı Türk Milliyetçiliği Hareketi’nin, MHP’nin Bilge Lideri Sayın Devlet Bahçeli Bey’dir.

ARTIK ÜLKÜCÜLER KENDİ TARİHLERİNİ YAZIYOR

Hep bilindik hikâyedir: Türk milleti biraz da “konar-göçer” medeniyetinden olacak, “tarih yapar ve fakat tarih yazmaz.” O halde sizin tarihinizi kim veya kimler yazacak? Elbette sizden olmayanlar, başkaları. Onlar nasıl yazacaklar? Eğer art niyetleri yoksa bile kendi algıları, kendi birikimleri doğrultusunda yazacaklar. Siz de onların anlattığı kadar anlaşılacaksınız. Yanlışları düzeltmek için iki kat mesai harcayacaksınız. Yıllarca Türk milleti olarak bunun acısını çektik. Atatürk’ün Türk ve Türklük tarihi araştırmalarının önünü açması, gerekli kurumları oluşturması ile çok şükür bugün kendi tarihimizi yazacak bilim ve fikir adamlarımız var. Dünya çapında tarihçilerimiz ve dilcilerimiz var. Bizi hep bizden olmayanlar, hatta bize düşman olanlar yazdılar ve anlattılar. Marksistler, Sosyalistler, Bölücüler, Amerikancılar, AB Severler, NATO-Türkçüler, Çinciler, Rusçular vs. vs. Son yıllarda çıkan yayınlara bakıldığında hem MHP tarihi hem de MHP’yi var eden liderlerin hayatları ve görüşlerini artık Ülkücülerin yazmaya başladığını görülmektedir. Bu da sevindirici bir gelişmedir. Onlarca tez yapılmış, bildiri sunulmuş, bu bildirilerin bazıları yurt dışında ödüller almıştır. Türk Akademisi TASAV bu konuda önemli çalışmalara imza atmaktadır. Türk milliyetçilerinin entelektüel birikimi Türk Akademisi TASAV tarafından kamuoyumuza mal edilmektedir. Kendi BENGÜTÜRK televizyonumuz, kendi TÜRKGÜN gazetemiz, ikinci dönemde kesintisiz yaklaşık beş yıldır devam eden YENİ DÜŞÜNCE ve DEVLET dergilerimiz vardır. DÜŞÜNCE VE TARİH, KUTLU SESLENİŞ, TÜRKİZ dergilerimiz vardır. Çocuklarımızı ve genlerimizi okumaya teşvik eden, seminerler, konferanslar, kitap fuarlarında imza günleri düzenleyen ÜLKÜ OCAKLARI’mız vardır. Çok şükür. MHP’nin tarihini, Ülkücülerin tarihini artık kendimiz yazmaktayız. Bizi, biz anlatmaktayız. “Bilmeyen ne bilsin bizi, bilenlere selam olsun” derken artık rahatız. Bilmeyenin bilebilmesi için yeterli malzemeyi ürettiğimize inanıyoruz. Hala bilemeyen varsa ona da “bilmek istemiyor”, “Allah gönül gözünü açsın” diyebiliriz ancak…

‘SİSTEM KURUCU BİR LİDERİN’ HAYAT HİKÂYESİ

Elbette bütün bunların bu seviyeye gelmesinde, Merhum Bağbuğumuz Alparslan Türkeş’in gayretleri büyüktür. Fikir ve hareket birlikte geliştirilmiştir. Fakat süreç, çağın gelişmelerine de bağlı olarak, daha akademisyenliğinden itibaren, yayıncılık, dergicilik, gazetecilik, yazarlık gibi bütün alanlarda fiilen ve bilinçli bir gayretle bıkmadan usanmadan mücadele eden ve kitlenin fikri yönünü siyaset yönü ile birlikte geliştiren liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Bey’in yönlendirmesi ile bugüne taşınmıştır. Prof. Dr. E. Semih Yalçın tarafından hazırlanan ve Berikan Yayınevi’nden çıkan “Davaya Adanmış Bir Ömür: Devlet Bahçeli” isimli eser (Ankara, Şubat 2019) toplam 274 sayfa. Önsöz, 30 Ana, 13 alt başlık altında toplanan ana metin ve bir “Son Söz” bölümünden meydana gelmekte. İlkokulu Osmaniye’de okuyan Sayın Devlet Bey, çocuklarının daha donanımlı yetişmeleri gerektiğini düşünen ve maddi durumu buna elverişli olan babası Salih Bey’in ileri görüşlülüğü sayesinde Ağabeyi Servet’le birlikte Orta Okulu Adana’da Özel Çukurova Koleji’nde okumuştur. Devlet Bey için Lise yıllarında İstanbul yolu gözükecektir. İstanbul’da yaşayan dayılarının gözetiminde önce Emirgan’daki Akgün Koleji, sonra da Etiler’deki Ata Koleji’nde lise eğitimine devam etmiş başarılı bir öğrencidir. Sahip olduğu imkanlar, kolej eğitimi ve İstanbul hayatı Devlet Bey’i değiştirmemiş, mütevazı ama cömert bir hayat yaşamayı sürdürmüştür. CHP’li bir babanın evladı olarak, Atatürk’ten ilhamını alan Türklük sevgisini aileden tevarüs etmiş, hocalarının etkisiyle Türk düşünce hayatının önemli yazarları ile lise yıllarında tanışmış, şimdilerde konuşmalarında atıf yaptığı bütün ünlü yazar ve şairlerimizin eserlerini o yıllarda okumuştur. İstanbul yıllarında yaşanan “Kıbrıs Olayları” ve “Kıbrıs Mitingleri” Lise öğrencisi Devlet’in kafasında ve gönlünde “tam bağımsız ve milliyetçi Türkiye” ülküsünün kökleşmesinde etkili olmuştur. Semih Yalçın’ın ifadesi ile “Devlet Bahçeli, 1967-1968 öğretim yılında Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Dış Ticaret Bölümü’nde yükseköğrenimine başladığında, artık şuurlanmış, aydınlanmış ve mücadeleye hazır bir Türk milliyetçisiydi.” (s. 9) Üniversite öğrencisi Devlet Bahçeli’nin siyasi-fikri hayatı, Alparslan Türkeş’in seminerleri ve o dönemde henüz küçük bir küçük kitapçık olan “9 Işık” rehberliğinde süratle şekillenmeye başladı. Merhum Başbuğ tarafından gençliğin eğitimine görevlendirilen Merhum Dündar Taşer’in, “Mutlak manada milli, manevi, İslami değerlere bağlı gençliği müşterek ülkü ve fikirler etrafında toplayacak aksiyoner bir hareketi oluşturmak zorundayız.” Sözleri Devlet Bey’in bundan sonraki hayatında temel düsturlardan biri olacaktı.

5 BİN YILLIK,ORTAK DEVLET AKLINI HAREKETE GEÇİREN ‘DEVLET ADAMI’

Kendi konuşmalarında, dün-bugün-yarın bütünlüğü içinde Ülkücü Hareket’in dayandığı bütün milli ve manevi değerler sisteminden feyz alan, Türk milletinin yetiştirdiği bütün düşünce adamlarına atıf yapan Sayın Bahçeli, hareketin hafızasını tazelemekte ve geleceğin aydınlık ufkunu hazırlamaktadır. Gençlerimiz; Göktürk Kitabeleri’ni, Yusuf Has Hacip’i, Hoca Ahmet Yesevi’yi, Hacı Bektaşı Veli’yi, Yunus Emre’yi, Mevlana’yı, Hacı Bayramı Veli’yi, Şeyh Edebalı’yı, Atatürk’ü, Atsız’ı, Peyami Sefa’yı, Cemil Meriç’i, Erol Güngör’ü, Başbuğ Alparslan Türkeş’i, Dündar Taşer’i, S. Ahmet Arvasi’yi kısacası fikir kaynaklarımızı Sayın Bahçeli’den öğrenmektedirler. Sayın Devlet Bahçeli, günümüzün derinleşen meselelerine bu tarihi derinlikten bakmakta ve Türk milletinin bilinen beş bin yıllık ‘ortak devlet aklı’nı harekete geçirmektedir. Siyasetimiz Türk milletini, kültür, sanat, düşünce ve manevi boyutlarıyla birlikte sarmaktadır. Milletin iradesi, milletin kültürü ve değerleri ile birlikte iktidara yaklaşmaktadır. Milletin iradesi, gerçek demokrasiyi gerçekleştirmek üzere yoluna devam etmektedir. Allah ondan razı olsun.

9 Şubat 2019 tarihini taşıyan Önsöz’de Semih Bey, kitabı, dolayısı ile Devlet Bey’in Türk siyasi hayatındaki rolünü özet olarak şöyle ifade etmektedir: “(…) Elinizdeki bu naçiz eser; aziz milletimizin yetiştirdiği fedakâr, azimli, çalışkan ve güzide bir devlet adamının Türk siyasi hayatında oynadığı başat, dönüştürücü ve sistem kurucu rolü hikâye etmektedir.”

Kitabın hazırlanmasında Semih Bey’in bir akademisyen tarihçi olarak titizliği her satırda hissedilmektedir. Eser, “Devlet Bahçeli Kimdir?” ana başlığı altında Devlet Bahçeli’nin ailesi, aile tarihi, çocukluğu, eğitim ve öğrenim hayatı hakkında verilen bilgilerle başlamaktadır (s. 1-19). Buradan öğrendiğimize göre, “Fettahoğulları Ailesi”nin Çukurova’nın Yörük-Türkmen kültürü ile yoğrulan ortamında ve Kuvayı Milliye içerisinde vatan savunmasında geçen bir tarihi vardır. Kendisi de bir “Kuvvacı” olan Baba Salih Bey İstiklâl Madalya sahibi bir Milli Mücadele kahramanı.

ALİ GÜLER

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.