DOLAR 5,7551
EURO 6,3931
ALTIN 272,5
BIST 109.109
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Az Bulutlu

Dağa Çıksan Orada Ne İş Yapardın?

18.12.2012
57
A+
A-

Fikri Atılbaz

Yüz kere, bin kere de söyleseniz, yazsanız elden bir şey gelmiyor. Ders alması gerekenler yine kendi bildiklerini yapmaya, söylemeye devam ediyor. Her insanın sorumluluk taşıması gerekirken, yetkili makamlarda oturan kişilerin sorumluluğu çok daha fazla olması gerekiyor. Söylediklerinin ne gibi etki yapacağını bilerek hareket etmek zorundalar. Bu minvalde birçok kez yazdım. Kendilerinden başkalarının söylediklerine önem vermeyen, takmayan, tek adam zihniyetini oturdukları makamlara da yayanlar bildiklerini okumaya devam ediyorlar.

Aklına gelen her şeyi telaffuz edenlerden biri de Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç. Kendi izledikleri politikaları övmek adına eli kanlı teröristleri haklı gösteren açıklamalardan çekinmemiştir. “Ben bir BDP’li kadın milletvekiline çok kızıyordum, çok beddua ediyordum. Halen milletvekili bu insan ama onunla ilgili bir hatırayı dinledim, şimdi artık kızmıyorum. Çünkü 17 yaşındaki bir genç kızken Diyarbakır Cezaevi’nde o kadar ahlaksızca işkenceye maruz kalmış ki o kadar kendisini zorlamışlar ki ben de aklıma gelse dağa çıkardım” demiş sayın Arınç.

XXXXXXX

Bu nasıl bir açıklamadır. Öncelikle bu açıklamada samimiyet görüyor musunuz? Bir Başbakan Yardımcısına yakışan bir açıklama mı? Aklına gelseymiş dağa çıkarmış… Bir insanın maruz kaldığı olaylardan dolayı dağa çıkması, askerleri şehit etmesi, polisleri şehit etmesi, çocukları, gençleri ve yaşlıları öldürmesi veya bunları yapmış olmasa da yapanlarla bir arada olma hakkını kendisine vermiş mi oluyor. O vakit ailesi içinde her türlü şiddete, eziyete maruz kalan çocuklar, evlerini terk ederek, başka ailelere saldırsınlar, insanları öldürsünler böyle bir mantık olabilir mi?

Örnek biraz daha yerinde olsun, öncesini söylemiyorum, 12 Eylül 1980 ihtilalından sonra Mamak’larda C-5’lerde işkence görenler dağa çıkıp askere, polise, devlete ve masum insanlara savaş mı açmalıydı. Acaba akıllarına niye gelmemiş?

Eğer işkencelere maruz kalanlar dağa çıkmakta haklıdırlar diyorsanız, dağda olanların öldürme işlerini de haklı görüyorsunuz demektir. Hayır onu demek istemiyorum diyemezsiniz; çünkü bu insanların dağa niçin çıktıkları belli. Bir gençlik kampına katılmak, bir dağcılık organizasyonuna katılmak için değil, bağımsız Kürdistan’ı kurmak için silahlı mücadeleyi kendisine şiar edinmiş eli kanlı, ağzından salyayla karışık kan akıtan terör çetesi PKK’ya katılmak için dağa çıkıyorlar.

XXXXXXX

Aynı Arınç üç arkadaşın hikayesini anlatmış. Bu hikayeyi anlatırken kibirden mi, kendini üstte görmekten, kendini yüceltmekten mi bilinmez şöyle bir cümle kuruyor; “Hukuk’ta okurken benim de bir yıl arkadaşlığımı yapan Durmuş Yılmaz” benim de arkadaşlığımı yapan ifadesi ne kadar itici ve kendini yücelten ifade. Neyse hikayeye dönecek olursak üç arkadaş namazında niyazında Tapu Kadastro Lisesinde okuyorlar aynı yurtta kalıyorlarmış. Bunlardan biri Abdullah Öcalan’mış. Öcalan’ın bu duruma gelmesinin sebebini Kürt sorununun tanınmamasına, çözüm için çalışılmamasına bağlıyor.

Öcalan’ın, 1970 yılının başında DDO’nın kurulduğunu ve ayrılıkçı çalışmalarını yürüttüğünü unutuyorlar. 1978 yılında da bağımsız Kürdistan’ın kurulması silahla olacaktır diyerek PKK’yı kuran, öncelikle kendi dışında kalan Kürtçü çeteleri ve dernekleri yok ederek alanında tek olmayı başaran, bölgede bulunan Türklere ait iş yerlerini bombalayan, kundaklayan bu kanlı çete, sonrasında da devlete bayrak açmış, saldırılarını devlete, askere, polise karşı yönlendirmiştir.

O bölgede yaşayanlara karşı yaptığı saldırılar ve öldürücü darbeler vurmasıyla baskı altına alması, daha birçok saldırı, eylem, işte dağdaki PKK. Dağa çıkanlar bu çetenin kucağına oturuyor, onun emirleri doğrultusunda hareket ediyorlar. Bülent Arınç beyefendi de bütün bunlara rağmen “…. aklıma gelse ben de dağa çıkardım” diyebiliyor.

Ne diyelim?

Sağlıcakla kalın!

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.