DOLAR 5,7845
EURO 6,3850
ALTIN 271,5
BIST 108.869
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Hafif Yağmur

Cumhuriyet tarihinin en karanlık dönemindeyiz

25.02.2013
62
A+
A-

ORHAN KARATAŞ

AKP’nin üçüncü iktidarının sonuç alma dönemi olacağını biliyor ve söylüyorduk. Sifonun ipini elinde tutanlar, ellerinde beyzbol sopasıyla mesajı bütün dünyanın gözleri önünde çok açık ve çok net verdiler. İçeride ve dışarıda şartları hazırlamışlardı ve iş artık AKP’ye kalmıştı. Ya bu yıkımı yapacaktı, ya da kendisini kurgulayıp iktidara sürenler tarafından geldiği hızla gönderilecekti. Varoluş gayelerinin gereğini yaptılar ve yıkmak için harekete geçtiler.

Şartlar hazırlandı

Türkiye’nin içinde bulunduğu sürecin bundan başka hiçbir izahı yoktur. Dünyada başka emsali görülmemiş bir toplum mühendisliği ile milleti uyutup, AKP’ye üçüncü defa iktidar yolunu bunun için açtılar. O kadar ki dağdaki eli kanlı katiller de, İmralı’daki cani de buna uygun pozisyon aldıklarını, şimdi itiraf ediyorlar. İçeride ömrünü terörle mücadelede tüketmiş komutanlar bu yüzden içeri tıkılmış, Türk Silahlı Kuvvetleri bu amaç uğruna tarihin gördüğü ve bir daha da asla görmeyeceği kıyım ve hücuma uğramıştır. Yargıdaki yapılanma da buna göredir, medyanın tavrı da bu ihanete göre dizayn edilmiştir. Hatta muhalefeti bile buna göre şekillendirmek istediler. CHP’de başarılı oldular, ama MHP kimyası gereği buna izin vermedi. Kuzey Irak ve Suriye Türkiye projesine uygun pozisyona getirildi. İsrail üzerine düşen rolü oynadı, İran malum gerekçelerle devre dışı bırakıldı.

Var olma, yok olma durumu

Habur’da prova yaptılar, Oslo’yla milletin hazım kapasitesini ölçtüler. Sorun olmadığını, milletin zokayı yutmakta zorlanmadığını görünce harekete geçtiler. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en karanlık dönemi yaşanıyor. Bu bir var olma, yok olma durumudur. BOP’un Türkiye ayağı işletilmektedir. Irak’da, Tunus’da, Mısır’da, Libya’da, Suriye’de yaşanan neyse, şu anda Türkiye’de yaşanan da odur.

Oralar nasıl karıştırılmış, lime lime edilmiş, parçalanmış ve İsrail’e peşkeş çekilmişse, başarılı olmaları durumunda Türkiye’nin akıbeti de ne yazık ki farklı olmayacaktır. İmralı canisine ne vaad edildiği, “çözüm” dedikleri şeyin içini neyin doldurduğunu bu millete hiçbir zaman söylemediler ve söylemeyecekler. Ne federasyona dönüşmek, ne Kürtçeyi eğitim dili haline getirmek, ne Anayasa’dan Türk’ü çıkarmak, ne bebek katilini serbest bırakmak, bu hainleri durdurmayacaktır.

Bugüne kadar verilenler nasıl ki daha çok ümitlenmelerine, daha çok azmalarına ve daha çok kan dökmelerine yol açtıysa, bundan sonra verilecekler de aynı sonucu doğuracaktır. Bunun dışında kim ne söylerse söylesin, yalandır ve bu milleti bir defa geri zekalı yerine koymaktır. Hedeflerinin bağımsız Kürdistan olduğunu BDP milletvekilleri her fırsatta ve büyük bir cüretle dile getirmektedirler. Bu yolun sonu yıkımdır, bölünmedir.

Nasıl hazmediyorsunuz?

Ey AKP’den hala ümit bekleyen ve bu millet ve ülke hayrına birşeyler olacağını zannedenler! Elinizi vicdanınıza koyun ve şu son iki günde yaşananları gözünüzün önüne getirin. Hadi bugüne kadar olanları bir şekilde hazmettiniz. İmralı canisi ile Anayasa pazarlığı yürütülmesini nasıl hazmedeceksiniz? Adaya giden BDP’li milletvekillerinin nasıl seçildiğini hala anlamadınız mı?

Anayasa konusunda bilgi ve birikimi olanların gönderilmesinin bir tesadüf olduğunu mu zannediyorsunuz? Kalem ve tespih hediye edilmesi size hiç anlamlı gelmiyor mu? Heyetin gidiş şekli, dönüşündeki tavrı vicdanlarınıza dokunmadı mı? Hadi bunları da hazmettiniz, peki döndükten sonra bebek katilini tek ve değişmez muhatap durumuna getiren, her türlü tehdidin ve şantajın içinde yer aldığı açıklamayı nasıl hazmediyorsunuz?

Tarihi süreç

Şu rezilliğe bakar mısınız? İmralı’daki sanki bir bebek katili değil de, Türkiye ile savaşan bir başka ülkenin lideri. Sanki iki ülke arasında barış görüşmeleri başlamış da, herkes kendi şartlarını masaya koyuyor. Bu görüşme bir tarihi adımmış ve tarihi süreç yaşıyormuşuz. Bebek katili de olsa bu konuda doğru söylüyor. Gerçekten de tarihe geçecek ve bu dünya da Türk varlığı devam ettikçe asla unutulmayacak rezillikler yaşanıyor.

Okurken, dinlerken kanıma dokunan sonraki cümlelere bakın: “Tüm taraflar çok dikkatli olmalıdır. Devletin elinde tutsaklar var. PKK’nın da elinde tutsaklar var. PKK tutsaklara iyi davranmalıdır. Umarım tutsaklar bir an önce serbest kalır.” Bu cümleleri buraya yazarken kendimden utanıyorum. Ama hala uyuyanların belki bir tarafını acıtır da, uyanmalarına vesile olur diye, içim sızlayarak buraya koyuyorum.

Dikkat etmezse ne olur?

Tüm taraflar çok dikkatli olmalıymış. Tüm taraf dediği AKP. Peki, neye dikkat edecek? Bu caninin ne dediğine, ne istediğine dikkat edecek. Dikkat etmezse ne olur? Ellerinde tutsaklar varmış. Karakol basarak, okul yakarak, bebekleri katlederek ne yapmak istediklerini, asker, polis, öğretmen, kaymakam gibi devlet görevlilerinin niye kaçırıldıklarını şimdi anladınız mı? 35 yıl önce yaşanmış bir olaydan dolayı haftalardır Berfo ana ağıtları yakan ve bunu Türkiye’nin tek ve değişmez meselesi haline getirenlerin, PKK’nın kalleşçe kaçırdığı onlarca devlet görevlisinden niye tek kelime bahsetmediklerini hala anlamayan varsa, tavsiyemiz en yakın bir sağlık kurumuna başvurmasıdır.

Bebek katilinin insafına kaldılar

Artık her şey su yüzüne çıkmıştır. AKP daha önce bu caniyle yaptığı pazarlıklar çerçevesinde bir Anayasa hazırlamış ve bunu meclise kadar getirmiştir. Bu Anayasa mecliste hiçbir parti ile müzakere edilmedi, ama İmralı’daki caniye gönderildi ve onun neyi eksik, neyi tamam görüldüğü soruldu. Gelecek cevaba göre son şekli verilecek ve bu milletin de bunu onaylaması istenecek. Bu bir tahmin değildir. Bugüne kadar yaşadıklarımızın ve son olarak başbakanın yaptığı, ”İmralı’dan Öcalan bu BDP heyetine ne telkinlerde bulunur ne söyler bizler BDP heyetinden dinlemedikten sonra bilemeyiz. Ama bizim sürece ilişkin sürekli verdiğimiz mesaj nedir?

Silahların bırakılmasıdır. Silahların bırakılmasıyla birlikte ülkemizdeki bu örgüte, terör örgütüne mensup insanların özellikle ülkemizi terk etmeleridir. Temenni ederim ki, bu istikamette bu adımlar atılır.” açıklamalarının ortaya koyduğu bir gerçektir. Türkiye bir bebek katilinin insaf ve inisiyatifine kalacak hallere düşürülmüştür. Bu tarihin gördüğü ve göreceği en ağır, en acı, en karanlık tablodur ve bu şeref tamamen AKP’nindir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.