DOLAR 5,8932
EURO 6,5552
ALTIN 282,5
BIST 93.247
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

Cumhura Baş Seçilecek

13.07.2014
58
A+
A-

İmam Hüseyin Savaş

Tarih 20 Temmuz 2010, Yer Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsü, Bay Tayyip grup toplantısında konuşmasını yaparken bir mektup okuyor, Ülkücü Şehit Mustafa PEHLİVANOĞLU’nun idam edilmeden hemen önce ailesine verilmek üzere kaleme aldığı bu mektubu kendince sansürleyerek, cımbızlayarak okuyup, ağlayor ve salonda hazır bekleyen başta ağlamaktan sorumlu bakan ve diğer partililer salya sümük ağlıyorlardı. Oysa Bay Tayyip Mustafa PEHLİVANOĞLU’nu tanımıyordu, O’nun nasıl inançlı bir Türk milliyetçisi olduğunu, nasıl temiz ahlaklı bir ülkücü olduğunu bilse O mektubu okuyup yine ağlar mıydı? Bay Tayyip değil miydi; milliyetçiliği ayaklarının altına alan… Bay Tayyip değil miydi; ülkücülere Fatiha okumayı bilmezler diyen?

Yok… yok, yine de okurdu o mektubu çünkü bir buçuk ay sonra yapılacak 12 Eylül 2010 Referandumu için Bay Tayyip ülkücülerin oylarına gözünü dikmişti… Nerede eline bir mikrofon geçse benim MHP’ye oy veren kardeşlerim diye başlıyordu konuşmasına…

Havuzda biriken para sayesinde tekelleşen medya da boş durmuyor, ülkücülüğün şuuruna erememiş, ne için mücadele ettiğinden bile haberdar olmayan, “bir dönem kullanıldık” saçmalığına inandırılmış cahil insanları “eski ülkücü” hergün gazete sayfalarına basıyor, televizyon ekranlarına çıkarıyorlardı. Hayali eski ocak başkanları, parti başkanları üretildi… Tek amaç vardı, ülkücüleri kandırıp oylarını almak… Eeee tabi yel kayadan ne götürür? Ancak tozunu alır. Bay Tayyip hiçbir ülkücüyü kandıramadı, çünkü ülkücüler uyanık insanlardı, Cennet Mekan Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ’in tabiriyle “Ülkücü çevresinde olup bitenden haberdar olan insandır” ancak Bay Tayyip ülkücülükten geçinen bir avuç cahilin oyunu alabilmişti.

Bu arada bir daha da ne Mustafa PEHLİVANOĞLU’ndan bahsetti, ne diğer ülkücü şehitlerden, hatta Mustafa PEHLİVANOĞLU’nun babası çile insanı, dava adamı Sayın Necmi PEHLİVANOĞLU 31 Mayıs 2014 günü vefat ettiğinde Bay Tayyip cenaze törenine de katılmadı, tek kelime başsağlığı da dilemedi…

Şimdi aradan 4 yıl geçti, yine önümüzde kritik bir seçim var üstelik bu defa Bay Tayyip iyice köşeye sıkışmış durumda… AKP’den bazı üst düzey siyasetçilerin bile Bay Tayyip’in aleyhine çalıştığına dair duyumlar alıyoruz. Hal böyle olunca dün Şivan Perver ile birlikte kürtçe şarkılar söyleyen, Talabani ve Barzani isimli eşkiyalarla kardeş olan Bay Tayyip rotasını yeniden ülkücülere çevirirse hiç şaşırmamak lazım…

Bu aşamada başta ülkücü teşkilatlar olmak üzere, bütün ülkücü fertlerin son derece dikkatli olması elzemdir. Hiçbir ülkücü, her ne sebeple olursa olsun AKP’li Belediye Başkanlarıyla, İl ve İlçe Başkanlarıyla, Meclis Üyeleriyle, Milletvekilleriyle temasta bulunmamalı, hiçbir konuda işbirliği içinde olmamalıdır. AKP’nin medyası tabiri yerindeyse yarım ülkücüleri (ülkücü olamamış, ülkücü olmak için çaba harcamamış, ülkücülükten geçinmeye talip olmuş) medya maymunu yapmak için fırsat kollamaktadır.

Ülkücü; Genel Merkezinin ve Genel Başkanının gösterdiği adaydan başkasına oyunu da vermez, oyunlara da gelmez.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.