DOLAR 6,0488
EURO 6,5654
ALTIN 306,6
BIST 120.562
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Parçalı Bulutlu

Çözüm sürecinde olanlar, PKK ile mücadelede yoklar!

YILDIRAY CiCEK
Twitter: Yildiraycicek9 Instagram: yildiraycicek1944
22.01.2020
3.243
A+
A-

CHP-HDP-PKK ilişkileri kaç gündür televizyon ekranlarından ve gazete köşelerinden tartışıldıkça eski defterler açılıyor. Söz, dönüşüp dolaşıp çözüm sürecine geliyor. CHP’liler, şimdiki PKK-HDP ilişkilerini AKP’nin geçmişte yaptığı çözüm süreci üzerinden meşrulaştırmaya çalışırken, AKP’ye yakın yazar ve yorumcular da AKP’nin tarihi hatası olan çözüm sürecinin çok iyi yapıldığını izah ederek, aslında CHP’ye yardımcı olmaktadırlar. CHP de, PKK-HDP ilişkisinin adını “Biz de sizin gibi çok iyi diyaloglara girerek, çözüm süreci yapıyoruz” derse ne diyeceksiniz?

Türkiye’de herkes şunu anlamalı ve bilmelidir. Terör örgütüyle, teröristlerle masaya oturulmaz, onlardan alınan yol haritasıyla Türkiye yönetilmez. Geçmişte bu hatayı AKP yaptı. O süreç, terör örgütü PKK’yı diriltmekten, bölge hâkimiyetini sağlamaktan başka bir şeye yaramadı. AKP tarihi hatasından vazgeçip, bugün olması gereken bir şekilde terör örgütlerine karşı tavizsiz bir duruş sergiliyor. 15 Temmuz sonrası oluşan Cumhur İttifakı’nın güç birliği sayesinde terör örgütlerine adeta kan kusturulmaktadır. İşte bu yüzden terör örgütü PKK ve siyasi uzantısı HDP nefes almakta zorlanmaktadır. PKK ve HDP de bu yüzden sığınacak liman olarak CHP’yi seçmiştir. CHP de genetiği bozulduğu için, PKK ve HDP’ye sonuna kadar kucak açmıştır. CHP’nin, terör örgütü PKK’nın siyasi karargâhına dönüp, AKP’nin geçmişte yaptığı çözüm süreci üzerinden ahkâm kesmesi de ayrı bir ahmaklığı olmaktadır.

“Çözüm süreci” yanlıştı, ihanetti, gafletti. Peki, AKP bundan vazgeçmiş, her gün PKK leşlerini dizerken, sen niye terör örgütü PKK’ya siper oluyorsun CHP?

Terörle mücadele ediyor, ilk sen karşı çıkıyorsun!

Teröre yardım ve yataklık eden HDP’li belediye başkanları, milletvekilleri, eş başkanları tutuklanıyor, ilk sen karşı çıkıyorsun! Terör örgütüne yardım ve yataklık eden HDP’li belediyelere kayyum atanıyor, ilk sen karşı çıkıyorsun!

PKK’ya hizmet eden gazete ve televizyonlar kapatılıyor, ilk sen karşı çıkıyorsun…

Terör örgütü PKK ile her türlü iş birliği, siyasi uzantısı HDP ile her türlü ittifakı yapıp, sonra çıkıp “AKP de çözüm süreci yaptı” demek herhalde yüzsüzlüğün, pişkinliğin en zirve halidir. AKP’nin dünü ile ihanetini örtmeye çalışıyorsun da, bugün AKP’nin terörle mücadelesine niye karşı çıkıyorsun?

Demek ki, CHP ve yancılarının karşı çıktığı terör örgütü PKK değil, sadece AKP’dir.

AKP’nin çözüm sürecini miras almış gibi yaşatmaya çalışan CHP, çözüm sürecinin tüm sembollerine sahip çıkan CHP, ama hâlâ çözüm sürecinden vazgeçtiğini yere serilen leşlerle gösteren AKP suçlanıyor. Geçen hafta PKK’lılar, CHP’liler, HDP’liler yan yana gelip terörist Demirtaş’ın tiyatrosuna gittiler. Ve o tiyatroya katılan Kadir İnanır’a da toz kondurmadılar. Sıkışınca da “Kadir İnanır’ı, AKP akil adam yaptı” propagandası yapıyorlar. Demek ki bunların PKK ile bir meseleleri yok.

Biz Ülkücüler, AKP’nin açılım sürecine nasıl karşı çıkıp, şimdiki terörle mücadelesini sonuna kadar destekliyorsak… Bugün CHP’nin PKK açılımlarını, HDP ittifaklarını eleştiriyor ve buna karşı mücadele veriyoruz. Türkiye’de bu konuda tek tutarlı davranan MHP ve Ülkücü Hareket olmuştur. O yüzden bazı gerzeklerin “Çözüm süreci yapan AKP ile berabersiniz” sözündeki ahmaklığı “Çözüm sürecine tek direnen Ülkücülerdi ve şimdi terörle mücadele eden AKP ile beraberiz” şeklinde düzeltmek gerekiyor. Bu gerzeklerin çoğu da terör örgütü PKK’nın siyasi karargâhı olmuş CHP’ye sığınan, siyaseti menfaat kovalayan zavallılardır. Şu an PKK ile hareket edip, nasıl AKP’nin geçmişte yaşattığı yanlışlar üzerinden kendilerini aklamaya çalışıyorlar anlamak mümkün değildir.

Bir de AKP çözüm sürecini başlattığı zaman canla başla savunan kişilerin, AKP, terör örgütüne karşı tavizsiz silahlı mücadele başlatınca anında terk etmeleri var. Bu bile, bizim Cumhur İttifakı’nda durduğumuz noktanın doğru ve somut belgesi olmaktadır.

Mesela geçtiğimiz günlerde Nedim Şener ve Sevilay Yılman arasındaki kavgada bunu bir kez daha çok net anladık. Sevilay Yılman biliyorsunuz bir zamanlar AKP ile özdeşleşmiş bir isimdi. AKP “çözüm süreci, açılım” adı altında PKK-HDP ilişkilerine girdiğinde bu Sevilay Yılman en büyük AKP destekçisiydi. AKP ne zaman PKK ve HDP’ye karşı tavizsiz mücadeleye girişti, AKP’yi ilk bu terk etti.

Çözüm sürecinde PKK’ya taviz verilirken AKP’nin yanında, PKK ile mücadele edilirken AKP’nin karşısında… Sevilay Yılman’ın özeti budur.

Nedim Şener “Sevilay Yılman’ın duruşuna bakın, yanlışın nerede olduğunu görün. Açılımı desteklemek dün de bugün de yarın da yanlış, kardeşlikle açılımı karıştırmayın. Kürt toplumunu bu işe katmayın. Ortada PKK diye bir terör örgütü var. Yarın PKK’nın inisiyatifi dışında HDP bir iş yapmaya kalksın, Allah korusun iki bomba patlatarak her şeyi terse çevirebilir. Eğer ben destekleseydim sokağa çıkamazdım. Çözüm sürecini destekleyenler senin gibi utanmaz.” diyerek ona haddini bildirmiştir.

 

Sevilay Yılman, Sevilay Yükselir olduğu zaman önce AKP’yi desteklemiş, sonra HDP’ye oy vermiş, şimdilerde ise CHP’ye oy verip, CHP-HDP savunuculuğu yapmaktadır.

   “Yani barış gelirse Öcalan da serbest kalacak. Son 1 yıldır barış karşısında almış olduğu tutum da gerçekten çok olumlu:))” diye teröristbaşıyla barış arayacak zekânın sahibidir bu Sevilay… Oysa Sevilay bu twitleri atarken teröristbaşı Öcalan “Taleplerim gerçekleşmezse 500 bin kişilik halk savaşı olur” diye İmralı’ya giden heyete açıklama yapıyordu.

Nedim Şener’in dediği gibi çözüm sürecini kim savunuyorsa utanmazlık yapmaktadır. En iyi çözümün, elindeki silahını devlete, vatandaşa doğrultan teröristleri leş olarak yere sermekten geçtiğini tüm Türkiye görmüştür.

Çözüm sürecini “Çok güzel şeyler olacak” diye başlatan Abdullah Gül gibiler, “Demirtaş’ın cezaevinde olmasını kabul edemeyiz” diyen Ahmet Davutoğlu gibi siyasi utanmazlar AKP’den uzaklaşınca Milli Mücadele yapılır oldu.

Her şey çok net ortada ama bazıları anlamak istemiyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.