DOLAR 5,8659
EURO 6,5315
ALTIN 281,6
BIST 94.956
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

Çıkacak kaset bavulda durmaz!

11.12.2013
47
A+
A-

YUSUF KARACA

Cemaat-Hükümet savaşı, dershaneler konusunda anlaşmayla sonuçlanmış görünse de, karşılıklı atışmalar devam ediyor. İmalı, manalı dokundurmalarla vuruşmalar sürüyor.
Başbakan Erdoğan “devletlerin mahremiyetleri var” dedi. Hayret Başbakan devlet mahremiyetini hatırladı. Devlet sırrından bahsetti. Bunu söyleyenin Başbakan olması, çok düşündürücü doğrusu…
Ortada devlet kaldı mı ki, sırrı olsun?
Başbakan, Cemaatin kaset tehdidi karşısında devlet mahremiyetine sığındı. ‘Devlet sırrı’ veya ‘devlet mahremiyeti’ dedi ama işi korktuğu konuya getirdi. İnsanların sırlarının ve mahremiyetlerinin olabileceğini, bunun ortaya dökülemeyeceğini anlatıp durdu.
Doğru söyledi ve haklı da ama geç kaldı.
Peki, bunu kime söyledi?
Görünüşte halka ama aslında ‘Cemaat’e söyledi. Ancak boşuna söyledi!
Cemaat böyle bir mahremiyete inansa, zaten bu işlerle uğraşmaz. Tabi biz basında konuşulanları konuşuyoruz.
Ayrıca adama sorarlar:
Bunlar yıllardır iktidar ortağınız. Bunları bu güne kadar hiç tanımadınız mı? Sayın Başbakan!..
On bir yıldır iktidarınızda devletin değil mahremiyetine, neredeyse ırzına geçildi. ‘Kozmik oda’sına sızıldı. Devletin namusu kirletildi. Gizli olan her şeyine el konuldu. Devlete ait sırlar fahşedildi.
Devlet işlemediği suçlarla suçlandı. Atılan suçlardan dolayı köstebek gibi her yer kazıldı. “Devlet insanları öldürdü, buraya gömdü” denilen yerlerde; kedi, köpek kemikleri çıktı. Asit kuyuları dedikleri çukurların foseptik çukuru olduğu anlaşıldı.
Ama iş işten geçmiş, devlet kirletilmiş sonrada foseptik çukuruna atılmıştı bir kere. Otuz yıllık terör örgütü, iki bin beş yüz yıllık bir ordudan daha itibarlı yapılmıştı.
Ömürlerini devletine hizmette geçirmiş paşalar, “itirafçı adı altında “çakma” bir kimlikle konuşanların iftiralarıyla hapisleri boylamıştı. Ülkenin Genel Kurmay Başkanı “terör örgütünün başı” olmakla suçlanmış ve müebbette mahkûm edilmişti.
Koskoca devlet, on bir yılda bavullanmıştı.
Bütün bunlar, iktidarınızda oldu Sayın Başbakan!
“Devlet suçlanamaz, devletin sırları ve mahremiyetleri vardır” çıkışını o zaman neden yapmadınız?
Çünkü bu konuda samimi değilsiniz!
Keser döndü sap döndü, gün geldi hesap döndü.
Etme bulma dünyası…
“Eden bulur” demişler.
Devletin sırlarına ve mahremiyetine sızanlara müsaade ederseniz, sırlarınıza ve mahremiyetlerinize sızarlar.
Devlet sırrını ve mahremiyetini korumayanların, kendi sırlarını ve mahremiyetlerini koruması da mümkün olmuyor. Biz çok yazmıştık “devlet milleti koruyan zırhtır, bu zırhı delmeyin!” diye…
Ama zırh delindi bir kere…
Belli ki; devletin bavullanma işi bitmiş, sıra iktidarın bavullanmasına gelmiş. Başbakan şimdi bavulcu başını tehdit ediyor. “Yapılanlar suç, savcıları göreve çağırıyorum” diye…
Kim ciddiye alır?
Devleti bitirmek suç değil ama AKP’yi bitirmek suç, öyle mi?
Bavuldan “Cemaati ve AKP’yi imha planı” çıkınca iyi ama aynı bavulda “Cemaati bitirme planı” çıkınca kötü!
Olmaz öyle şey!
Bu Atlantik’in adaletine ters!
Cemaat zannetmesin ki, o bavulda kendine yer yok. Önce devleti bu ikili koalisyona bitirttiler. Sonra hükümeti cemaate bitirtiyorlar. Daha sonra da sıra kendilerine gelecek.
Başbakan hiç oyana, buyana dönmesin. Çıkacak kaset bavulda durmaz!
Tehdit de etmesin, şantaj da yapmasın. Cemaat bu hükümetin kılcal damarlarına kadar girmiş. Baş etmesi asla mümkün görünmüyor. Hükümet geri geri giderken, cemaat “tam yol ileri” diyor.
Erdoğan Silivri’ye girene kadar amaçlarından vazgeçmeyecekler. Başbakan bağırıp çağırdıkça batacak ve onu en yakınlarıyla vuracaklar. Cemaat arşivleri onun elini kolunu bağlayacak. Vatana ihanet suçuyla suçlanacak ve terör örgütüyle yapılan müzakereler onu mahkûm edecek.
Bir anda Sayın Erdoğan’ı savunmak suç haline gelecek. Erdoğan’ın yüzde ellisi sıfırla çarpılmış olacak. Tıpkı bir zamanlar yüzde doksanların üzerinde desteğe sahip olan Evren’i bugün kimsenin hatırlamaması gibi…
Nerden mi biliyorum?
Rüyamda gördüm!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.