DOLAR 5,8830
EURO 6,5222
ALTIN 281,6
BIST 94.137
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

CHP PKK’NIN, FETÖ’NÜN, DHKP-C’NİN SİYASİ KARARGÂHIDIR!

YILDIRAY CiCEK
Twitter: Yildiraycicek9 Instagram: yildiraycicek1944
10.04.2017
133
A+
A-

16 Nisan referandumuna bir haftadan az bir zaman kalırken, Kemal Kılıçdaroğlu, Deniz Baykal, Hüsnü Bozkurt, Tuncay Özkan, Eren Erdem, Muharrem İnce gibi CHP’liler sayesinde “Evetler” aradaki farkı açmış gözüküyor. Bu isimlerin her konuşması, her görünmesi “Evet’e” büyük katkı sağlıyor.

Bu isimlerin Anayasa değişikliği noktasındaki cahillikleri, vatandaşa hakaretleri, tehditleri toplumda büyük tepki almakta ve kararsız olarak ifade edilen insanlarımızın kararının netleşmesini sağlamaktadır.

PKK’nın partisi HDP ile siyasi projeler peşinde olan ve “Hayır” cephesini organize eden CHP, “Evet verenleri denize dökmekten” bahsediyor. “Evet” verenlerin hain olduğunu vurguluyor. Oysa Türkiye’deki tüm terör örgütlerini besleme, sahip çıkma ihalesini son üç yıldır elinde bulunduran bizzat kendisi iken, başkalarına çeşitli sıfatlar takma peşindeler.
Yıllardır terör örgütü PKK ve DHKP-C ile fingirdeyen CHP, 15 Temmuz itibariyle FETÖ’nün tüm haklarını da eline almış gözükmektedir.

Öncelikle adım gibi biliyorum ki, CHP’nin 15 Temmuz darbe girişiminden haberi vardı. Bu konuda şüphe dahi duymuyorum. 15 Temmuz darbe girişimine karşı Türkiye’de dik bir duruş sergileyemeyen partilerin başında bu yüzden CHP gelmektedir.
15 Temmuz darbe girişiminden sonra birlik ve beraberlik manzarası için düzenlenen Yenikapı mitingine önce “katılmayacağız” diyen, sonra gelen toplumsal baskı ve ayıplanma üzerine katılan Kemal Kılıçdaroğlu zaten 15 Temmuz’a nasıl baktığını burada göstermişti.

İki yakın danışmanının Bylock kullanması ve bunlardan Murat Aksoy’un 15 Temmuz’dan çok önce çıktığı bir televizyon programında “Devlet geleneği şu anda bir çıkış arıyor. Bu seçeneğe göre de, devletin bir B planı var. O da ne yazık ki çok istemediğimiz bir şey. Şu anda bazı şeylerde darbe seçeneği bile Ankara’da konuşuluyor” demesi bile yeterli değil mi sizce?

Şimdi böyle bir partinin genel başkanı yüzlerce şehidin, binlerce gazinin ve mağdurun olduğu 15 Temmuz darbe girişimi için “Kontrollü Darbe” benzetmesi yapıyor. Yani “ortada darbe girişimi yok, AKP’nin planladığı bir tezgâh var” demeye getiriyor.

Darbeyi çok önceden bilen ve şuan tutuklu olan danışmanı Murat Aksoy üzerinden Kemal Kılıçdaroğlu’nu değerlendirirsek, demek ki “Kontrollü Darbe” dediği tanıma kendisi daha çok uyuyor.

Çok ilginçtir, 15 Temmuz darbe girişimi tarihini çok önceden bildiğini gösteren twitler atan, konuşmalar yapan FETÖ mensupları bile aynı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Kontrollü Darbe” ifadesini kullanmaktadır.
Gerek Kemal Kılıçdaroğlu, gerek FETÖ mensupları 15 Temmuz darbe girişimini sulandırmak için bilinçli bir şekilde böyle davranmaktadır.

15 Temmuz darbe girişimi içinde bulunan darbeci asker, polis ve diğerleri gözaltına alındıkları andan itibaren FETÖ’cü olduklarını itiraf etmiş, ilişkilerini tek tek anlatmışlardı. Şimdi ise çoğu gelen talimat üzerine inkâr yoluna gitmektedir.

Nasıl olsa arkalarında da CHP gibi her manada destek veren bir parti var !

FETÖ, CHP içinde hayat bulmaktadır. 15 Temmuz darbe girişimini sulandırma görevi de Kemal Kılıçdaroğlu’na verilmiştir. “Elimde belgesi var” diyerek gündem oluşturan ama hiçbir belge yayınlamayan Kemal Kılıçdaroğlu kafa karışıklıkları, şüpheler yaratarak 15 Temmuz darbe girişimi üzerindeki FETÖ damgasını silmeye çalışmaktadır.

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin “Ne demek kontrollü darbe?

Bu rezil değerlendirme nereden çıktı?

15 Temmuz’a kontrollü darbe demek, kasten ve kontrolsüzce yapılmış çarpıtmadır.

Anlayamadığımız, Pensilvanya’dan CHP’ye mesajların nasıl ulaştığı, Mustafa Kemal’in partisinin nasıl ikna olduğudur.
Bylock mu devrede, özel ulaklar mı faaliyettedir?

Kılıçdaroğlu ve sufle aldığı karanlık çevre ve ülkeler 15 Temmuz’un FETÖ darbe teşebbüsü olduğunu ne zaman göreceklerdir?
CHP lideri elimde belge var diyor.

O zaman belgeleri niye açıklamıyorsun, niye milletimizle paylaşmıyorsun?

Neyi bekliyorsun, hangi fırsat ve zemini kolluyorsun?

Kontrollü darbe demek kontrolsüz hezeyan ve gafilliktir.

Türk milletini ahmak yerine koymaya, aklıyla alay etmeye, 15 Temmuz’daki dehşet istila operasyonunu örtmeye Kılıçdaroğlu ve gizli gizli mesajlaştığı FETÖ’nün kanlı teröristleri başaramayacaktır.” şeklindeki tepkisi de Kılıçdaroğlu’nun 15 Temmuz’u sulandırma girişimini görmesinden kaynaklanmaktadır.

FETÖ’nün MHP üzerindeki siyasi projesinde kullanılan tipleri de bünyesine alarak kullanması, CHP’nin şüphe duyulmayacak şekilde FETÖ’nün yeni karargâhı olduğunu göstermektedir.

PKK, FETÖ ve DHKP-C’nin avukatlığını yapan Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Evet verenler ihanet içindedir” sözleri büyük bir traji-komik hadise olarak tarihe yazılmıştır.

CHP artık tamamen PKK’nın, FETÖ’nün, DHKP-C’nin siyasi karargâhı olmuştur.

CHP’li milletvekili Eren Erdem’in 16 Nisan’da ‘Hayır’ çıktıktan sonra HDP’li vekilleri serbest bıraktıracağını ifade ederek “hiç şüpheniz olmasın, gereğini yapacağız.” demesi zaten hainlere verilen müjdenin adı olmuştur.

Hain misin, vatan düşmanı mısın, terörist misin gir sıraya, CHP seni her manada savunsun… Ve böyle bir partiye hala destek çıkanlar bile var…

YILDIRAY ÇİÇEK

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.