DOLAR 5,6976
EURO 6,2701
ALTIN 280,1
BIST 101.847
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Hafif Sağanak

CHP, Korku Algısı Oluşturmaya Çalışıyor

30.03.2017
101
A+
A-

Referandum çalışmalarına tüm hızıyla devam eden Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun son durağı İzmir oldu. İzmir’i karış karış dolaşarak vatandaşlarla buluşan Tanrıkulu, 16 Nisan’da yapılacak olan referandum da neden ‘evet’ denilmesi gerektiğini anlattı.

Referandum çalışmaları kapsamında geçtiğimiz haftalarda esnaf, sanayici, hemşehri dernekleri ve medya temsilcileriyle buluşan Tanrıkulu, İzmir’i karış karış dolaşarak referandum çalışması yapıyor. Vatandaşlara 16 Nisan’da yapılacak olan referandum da neden ‘evet’ denilmesi gerektiğini anlatan Tanrıkulu, Türkiye’nin yine dört bir koldan saldırı altında bulunduğunu ve mevcut çift başlı yönetim şeklinin, adeta elektronik sistemlerdeki virüs saldırılarına maruz kalabilecek ciddi bir açık olduğunu belirtti.

“Tehlikenin farkında mısınız?”

Türkiye’nin tehlike çemberinin içinden geçtiğini söyleyen Tanrıkulu, “Şu an için bakıldığında; yurtiçinde ‘evet’, yurtdışında Türkiye düşmanlığı yürütülmektedir. Bu bilinçli programda FETÖ terör örgütü de dahil olmak üzere çeşitli elemanlar kullanılırken, arkalarında ise farklı ülkeler bulunmaktadır. Türkiye’nin bütün bölgesel ve küresel ittifakların dışında tutulmaya veya göstermelik ittifaklarla zapturapt altına alınmaya çalışılması, bu mihrakların yürüttüğü küresel lobilerle hız kazanmaktadır” dedi.

“MHP hassasiyetiyle ele alınmalı”

Türkiye’nin NATO üyesi olmasına rağmen, ihtiyacı olan savunma teçhizatlarının alımı konusunda önüne engeller çıkartıldığının altını çizen Tanrıkulu, “Kaçak durumdaki askeri personeli buralara sığınmaktadır. AB ülkelerinde PKK ve FETÖ başta olmak üzere diğer terör örgütleri cirit atmakta, Türkiye aleyhine her türlü kampanyalarını yürütmektedirler. Suriye ve Irak’taki operasyonlarda Türkiye bilinçli bir şekilde saf dışı bırakılmaya çalışılmaktadır. Başta Kuzey Irak olmak üzere, Ortadoğu’da soydaşlarımıza baskılar her geçen gün artmaktadır. Bu tehlikeler Milliyetçi Hareket Partisi hassasiyetinde değerlendirilmez, ciddiye alınmazsa ülkemizin giderek büyük bir felaket girdabına sokulacağı gün gibi ortadadır” diyerek, 16 Nisan’daki ‘evet’ oylarının bu tehlikelere ‘dur’ diyeceğini belirtti.

“CHP, korku algısı oluşturmaya çalışıyor”

Tanrıkulu, sözlerine şöyle devam etti: “5 Haziran 1977 Genel Seçimleri sonrası 6 ay boyunca Türkiye’de TBMM Başkanını seçememiştir. O dönem Milliyetçi Hareket Partisi’nin krizleri çözen siyaset anlayışı sayesinde 36’ncı turun sonunda CHP’nin adayı TBMM Başkanı olmuştur. Partimiz yine 2007 sonrası 367 tıkacını açarken; CHP, o dönem DTP olan HDP ile o dönemki TBMM başkanlık seçiminde AK Parti’li adaya destek olmuştur. Sonrasında ise TBMM Genel Kurulu’nda Cumhurbaşkanlığı oylamalarına katılmayarak kaos beklentilerine göz kırpmıştır. Tarihsel gelişmeleri unutan bu parti; bugün anayasa değişiklik paketinde olmayanları varmış gibi millete sunarak korku algısı oluşturmaya çalışmakta; onun peşinden de partimizden ihraç edilen çakma muhalifler gitmektedir. Bu iki kesimin buluşması ve birlikteliği vatandaşlarımızca hayretlerle karşılanmaktadır. Ortadaki gülünç durum, ikbal ve koltuk hırsının ne boyutlara ulaştığını göstermektedir. Biz ise diyoruz ki; zaman, ikbal ve makam hırsı gütmek değil, Türkiye’nin virüslere karşı açığını kapatma zamanıdır. Türkiye, 15 Temmuz’un yıkıcı etkilerini henüz üzerinden atamamıştır. Her vasıta kullanılarak ülkemizin bu tarihi yürüyüşü, birlikteliği ve bütünlüğü engellenmeye çalışılırken; bir bütün olmak, ülkemiz ve milletimiz adına bir zarurettir.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.