Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Gök Gürültülü

CHP FETÖ’den nasıl kurtulur?.

CHP FETÖ’den nasıl kurtulur?.
12.01.2020
A+
A-

Sabah yazarı Mahmut Övür, bugün köşesinde kaleme aldığı yazıda CHP içerisindeki FETÖ yapılanmasını irdeledi. Parti içerisinde FETÖ ve PKK nedeniyle yaşanan rahatsızlığa dikkat çeken Övür, ” CHP yönetiminin FETÖ hamiliği artık taşınamaz durumda” dedi.

Sabah Gazetesi yazarlarından Mahmut Övür, bugün köşesinde “CHP, FETÖ’den nasıl kurtulur?” başlığıyla yazdığı yazıda parti içerisindeki FETÖ’cü organizasyonu kaleme aldı. FETÖ’nün CHP içerisindeki örgütlenmesinin eskiye dayandığını söyleyen Övür, Baykal’ın kendisine kurulan kumpasla ilgili konuşmadığı sürece “ne CHP ne de Türkiye FETÖ’den tam olarak kurtulur” dedi.

İşte Övür’ün “CHP, FETÖ’den nasıl kurtulur?” başlıklı yazısı

Bir süredir önemli gelişmelere rağmen sessizliğini sürdüren CHP’nin eski ve ikinci kurucu genel başkanı Deniz Baykal, bir kez daha “dış politika” konusunda önemli bir açıklama yaptı. Baykal, Libya konusunda şöyle diyordu:
“Libya çok önemli bir ülke, Afrika’nın giriş kapısı. Libya’yla yapılan askeri anlaşmamız çok önemli, emeği geçen herkesi kutluyorum. BM’nin, Libya’daki desteklediğimiz hükümeti meşru görmesi çok önemli.”
Açıklamayı önemli kılan sadece eski CHP liderinin “hükümete destek vermesi” değil, tam aksine küresel hesaplaşmanın yaşandığı bir dönemde ülke olarak ortak duruş karşısında pozisyon alan, kendi partisinin genel başkanına ve yöneticilerine “uyarı” göndermesiydi.
Gerçi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi açısından bu uyarının bir anlamı yoktu ama CHP sosyolojisi açısından önemliydi. Çünkü sadece bu konuda değil, özellikle FETÖ ve PKK konusunda parti içinde derin bir rahatsızlık var.
Baykal bir anlamda parti içinde yaşanan bu rahatsızlığa tercüman oldu.
Hatırlarsanız Baykal, daha önce de Suriye’nin kadim şehirlerinden Halep’in, Rusya ve rejim güçleri tarafından bombalanmasına sert tepki vermiş, “Katliamdan ve Şii kuşatmasından” söz etmişti.
CHP yöneticileri bu açıklamalara burun kıvırsa ve görmezlikten gelse de bu çıkışlar, ulusal konularda hassas olan topluma yol gösterici olduğu için sıcak bakılıyor.
Bunu da hem Suriye’ye, hem de Doğu Akdeniz’e yönelik askeri ve siyasi hamlelere halkın büyük destek vermesi gösteriyor.
Ama aynı destek parti içinden gelmiyor. Parti içinde nefret düzeyinde bir AK Parti karşıtlığı var ve bu sürekli besleniyor. CHP içindeki bu sıkışmayı belki de tek değiştirecek şey FETÖ meselesiyle yüzleşmek… Çünkü CHP yönetiminin FETÖ hamiliği artık taşınamaz durumda.
Bu noktaya geliş de Kılıçdaroğlu‘nun 2010’da kaset operasyonuyla başa gelip, 2012’de “cemaat” denilen yapıyı temize çıkartan, “Yargı içinde şöyle böyle kadrolaşma vardır demeyi doğru bulmuyorum” sözüyle ya da birilerini danışman, milletvekili veya belediye başkanı yapmayla başlamadı…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.