DOLAR 5,7176
EURO 6,2902
ALTIN 276,4
BIST 102.590
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

Cenaze Ağlama Derneği Üyeleri Gibiler

YILDIRAY CiCEK
Twitter: Yildiraycicek9 Instagram: yildiraycicek1944
28.08.2013
66
A+
A-

Hürriyet Gazetesi köşe yazarı Yılmaz Özdil geçtiğimiz günlerde yazmış olduğu “Sen ağlama dayanamam” başlıklı yazısı ile Başbakan Erdoğan’ın ağlama hamleleri yapmasının tarihçesini çok kısa ve çok iyi bir şekilde özetlemiştir. Yılmaz Özdil’in çıkardığı ağlama tarihçesi şöyle idi :

“2004 yerel seçimi öncesi…

Türkü dinledi.

Televizyonda ağladı.

2007 genel seçimi öncesi…

İstiklal Marşı okudu.

Meclis’te ağladı.

2008’de seçim yoktu.

Ağlamadı.

2009 yerel seçimi öncesi…

Şiir okudu.

Televizyonda ağladı.

2010 referandumu öncesi…

Mektup okudu.

Meclis’te ağladı.

2011 genel seçimi öncesi…

Gazete kupürü okudu.

Meclis’te ağladı.

2014 yerel seçiminin eli kulağında…

Mektup okudular.

Televizyonda ağladı.

*

Ne zaman seçim yaklaşsa…

Naklen duygusallaşıyor.

*

Kıyamam yani.

Seçmen kütüğümü Kahire’ye aldırayım da, oy vereyim bari.”

Yılmaz Özdil’in dediği gibi ne zaman bir seçim ve referandum dönemine girilse Başbakan Erdoğan’da bir ağlama halini görüyoruz. Hiçbir ağlaması samimi değildir, yürekten değildir.

Gözyaşları samimi olan birisi, Ülkücülere “Fatih-a okumayı bilmezler, biz bunların cemaziyelevvelini biliriz” ve buna benzer birçok şekilde hakaret edip, sonra çıkıp Ülkücü şehidimiz Mustafa Pehlivanlıoğlu’nun annesine ve babasına yazdığı mektubu kameraların önünde hüngür hüngür ağlayarak okur muydu?

Ortadoğu Bölgesi’nde ölen Müslümanlar için döktüğü gözyaşlarında samimi olan birisi, Müslümanları vatansız bırakma projesi olan Büyük Ortadoğu Projesi’nde “Eşbaşkanlık” yapar mı? Irak’ta Müslümanlar daha çok öldürülsün diye İncirlik hava üssünü ABD’ye teslim eder mi? ABD ve İsrail hedef olarak gösterdiği her bölgeye avcı yaveri gibi atlar mı?

Irak’ta 2 milyon Müslüman AKP’nin stratejik destekleri ve yardımlarıyla öldürülmüştür. 2 değil, 2 bin değil, 20 bin değil, 200 bin değil tam tamına 2 milyona yakın insan ABD askerleri tarafından öldürüldüğünde onlara dua edenler, şimdi Mısır’daki Esma’ya ağlasa ne olur, ağlamasa ne olur? ABD ve İsrail yanında saf tutup Müslüman’ı Müslüman’a öldürtmek için kışkırtan bir anlayışın ağlaması sadece Türkiye’de dini duygularını istismar ettiği ve kandırdığı insanları idare etmekten başka bir şey değildir.

Nedense böyle bir sicili olan Recep Tayyip Erdoğan’ı seçim zamanları ekranlarda ağlarken görünce aklıma hep para ile cenaze törenlerinde ağlayan ekip aklıma geliyor.

Duydunuz mu bilmiyorum Türkiye’de “Cenaze Ağlama Derneği” diye bir dernek var. Bu derneğin birde eğer değişmediyse fıkra anlatma konusunda meşhur Oflu Ali lakabı olan Ali Öztürk isminde yönetim kurulu başkanı var. Bu Ali Öztürk’ün 2006 yılında Milliyet Gazetesi’nde bir röportajı da var. O röportajdaki şu bölümü okuyunca direkt Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim öncesi ekranlarda ağlamaları aklıma geliyor:

Cenaze Ağlama Derneği Yönetim Kurulu Başkanısınız.

1994’te Selimiye’de caminin kapısından geçerken bir baktım adamın biri tabutun başında ağlıyor. Ama ne ağlamak. Tabutu parçalayacak. “Başın sağ olsun. Ölüye yazık olur. Böyle ağlama” dedim. Demesin mi bana “Ben tanımıyorum. Parayla ağlıyorum” diye. “Yarısını ver, ben de ağlayayım” dedim. 1995’te derneği kurdum. Ekibim 300 kişilik. Hep para kazanmış, cebinde akrep olan pintiler var, servet bırakmış. Hanım da makyajı bozulmasın diye arıyor, “Ali bey, kocam evde, ağlayabilir misiniz?” diye soruyor. Ekibi yolluyorum. Camları açıyorlar. Çatıya bile çıkan oluyor. Bir saat evde, bir saat de caminin kapısında ağlıyorlar. Mahalledeki insanlar da “Ne iyi adammış, kıymetini bilemedik” diyor. Bir kişinin bir saat ağlaması 300 milyon. Toplam 16 milyar alıyoruz. Fatura da kesmiyoruz çünkü ölüye vergi iadesi yok.

Bu cümleleri okuyunca herhangi bir AKP’liyi ağlamaklı bir halde görünce sizin de aklınıza burada anlatılanlar gelmeyecek mi?

Ben daha öncede söylemiştim Recep Tayyip Erdoğan’ı ağlarken görünce sadece gülüyorum. Ve gözümün önünde sadece bunlar canlanıyor. Ağlayan her insan vicdan sahibidir. Ama avını yedikten sonra gözyaşı döken timsahlar gibi ağlamak bu vicdan dairesine girmemektedir.

Ağlama konusunda en ilginç tepki de Fethullah Gülen’den gelmiştir. Fethullah Gülen Recep Tayyip Erdoğan’ın ağlamasının tartışıldığı şu günlerde resmi hesabından “Hayatını gayri-ciddî yaşayanlarda kalbî hayat olamaz.. onların ağlamaları da ayrı bir yalandır.” şeklinde tweet atması da oldukça manidar olmuştur.

Adaletsizliklere, hukuksuzluklara, zulümlere karşı samimi gözyaşı döken herkese selam olsun. Ama yalandan ağlayanlara yüce Allah elbet hesabını soracaktır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.