DOLAR 5,7482
EURO 6,3848
ALTIN 272,7
BIST 108.659
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Az Bulutlu

Cem Küçük: 2022’ye kadar içerideki FETÖ’cülerin çoğu çıkacak

Cem Küçük: 2022’ye kadar içerideki FETÖ’cülerin çoğu çıkacak
18.09.2019
3.237
A+
A-

Türkiye gazetesi yazarı Cem Küçük, FETÖ’cü iş insanlarının el konulan şirketlerini bir bir aldığını iddia ederek, ’15 Temmuz’a katılan askerler, bazı polis şefleri, yargı mensupları ve imamlar hariç 2022’ye kadar peyderpey içerideki FETÖ’cülerin çoğu tahliye olacak. Bazıları kinli çıkacaktır ve intikam isteyecektir’ diye yazdı.

Hükümet medyasının AKP’ye yakın yazarlarından üst üste yargı kararlarına ve FETÖ ile mücadele konusuna ağır eleştiriler geliyor. Dün Sabah yazarı Dilek Güngör dünkü yazısında, yargıda FETÖ ile gerçekten mücadele edenlerin sürgün edilip kızağa çekildiği belirterek, “Onların yerine telefonunda ByLock çıkanlar, sahte tanıklar üzerinden KOM Başkanlığı’nın illere yolladığı ByLock listelerinden isimlerini sildirenler, darbeci akrabaları olanlar vb. getirildi” diye yazmıştı.

Bugün de Türkiye gazetesi yazarı Cem Küçük, sert eleştiriler getirdi. ‘FETÖ’cü iş adamları şirketlerini bir bir geri alıyor’ diyen Küçük’ün yazısının satırbaşları şöyle:

“Önce FETÖ şirketlerinden başlayalım. 1 Mart 2014’deki meşhur TUSKON toplantısında devlete meydan okuyan FETÖ’cü iş adamlarını gördük. 15 Temmuz öncesi yargıda çok az kişi topa girdiği için birkaç FETÖ şirketine dokunulabilmişti. 15 Temmuz sonrası iş dünyasında belli bir temizlik yapıldı.

Akın İpek, Kaynak Holding, Boydak gibi şirketlere kayyum atandı ve bazıları müsadere edildi. Yani şirketlerin yönetimi olduğu gibi devlete geçti. Türkiye’nin birçok yerinde FETÖ’yle iltisaklı şirketlere kayyum geldi. Şirketlerin FETÖ’cü sahipleri tutuklandı. Yattığı süre göz önüne alınıp tahliye edilenler oldu. Hâlâ içeride olanlar var.

Ancak burada sorulması ve muhataplarının cevaplaması gereken sorular var. Daha önce bu köşede yazmıştım. Konya’da Ali Egemen itirafçı oldu. El konulan mallarını geri aldı ve beraat etti.

Ahmet Küçükbay yüzde 13’lük kısmı hariç mallarını geri aldı. Küçük bir cezayla kurtuldu. İzmir’deki FETÖ’nün Babalar Grubu dosyası Yargıtay’da. Türkiye’nin birçok yerinde FETÖ’cü iş adamları şirketlerini geri aldılar. Adı yönetim kayyumu olan ama aslında sahiplerinin idare ettiği şirket örnekleri de var.

‘AİHM’DEN DÖNER DİYE GERİ VERİYORLAR’

Söylenenlere göre bazıları hariç Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinden döner diye şirketler geri veriliyor. Çünkü şirketlerin elde ettiği kâr ve malları FETÖ eliyle kazandıklarını ispat etmek gerekiyormuş. FETÖ’cü olduklarını bildiğimiz insanlara şirketlerinin iade edilmesi ayrı bir garabet.

Öte yandan Boydak dosyası 2018 Temmuz’unda sonuçlandı ve İstinaf’a gitti. 1,5 yıldır dosya İstinaf’ta bekliyor. Sonra Yargıtay var. Hemen her yerde FETÖ şirketlerinin İstinaf süreci bitmişken, Boydakların dosyası İstinaf’ta neden bekletiliyor anlamış değilim. Zaten belli kesim “zengin FETÖ’cüler kurtuluyor, parası olan yırtıyor” algısına oynadı ve bu durum halkta karşılık buldu. FETÖ’cü iş adamalarının çoğu durumu kurtardı.

‘FETÖ’YLE MÜCADELE EDENLERE ZORLUK ÇIKARILIYOR’

Gariban öğretmen, tezgahtâr, Bank Asya’ya 2.000 TL yatıranlar içeride yatarken zengin FETÖ’cülerin mallarını geri alması çelişkili değil mi? İtirafçı olup küçük cezalarla yırtmaları haksızlık değil mi?

Bir taraftan da özellikle 17-25 Aralık sürecinde devlete yardımcı olmuş, FETÖ şirketleriyle gerekli mücadelede risk almış ve tanıklık yapmış insanlara Anadolu’nun birçok yerinde zorluk çıkartılıyor. 15 Temmuz olmadan, en zor zamanda bu şirketlerdeki küçük ortakların nasıl fedakârca ellerini taşın altına koyarak devlet tarafında saf tuttuğunun şahidi benim. Şimdi bu insanlar bir kesim eliyle korkutulmaya çalışılıyor. Bunlar güveni ve adaleti zedeleyen adımlar.

Yüksek Yargı FETÖ şirketleri ve iş adamları konusunda daha net adımlar atmalı. İtalyan Savcı Di Pietro’nun dediği gibi “her büyük kamu davası bir PR çalışmasıdır.” Çünkü bazı yanlış kararlar baş ağrıtabilir. Kolombiya’nın en büyük uyuşturucu baronu Pablo Escobar’ın 1992’de bir günde Miami’deki 112 şirketine el konmuştu. Hukuku bazen halkın yararına işletmek gerekir.

Bir uyarım da cezaevindeki FETÖ’cülerle alakalı. Ortalama bir FETÖ’cü 6-7 yıl ceza aldı. 10 yıl ve üstü alanlar da var. 15 Temmuz’a katılan askerler, bazı polis şefleri, yargı mensupları ve imamlar hariç 2022’ye kadar peyderpey içerideki FETÖ’cülerin çoğu tahliye olacak. İçeride 10 bin kişi hariç 40 bin kişi dışarı çıkacak. Bazıları kinli çıkacaktır ve intikam isteyecektir.

Devlet denilen aygıt bir tehlike vuku bulmadan onu bertaraf eden yapıdır. Vücudun bağışıklık sistemi gibidir. Bağışıklık çökerse sonradan alınan tedbirler anlamsızdır.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.