DOLAR 5,7280
EURO 6,3479
ALTIN 270,8
BIST 107.255
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

Çapulcular ve sokak

23.04.2013
64
A+
A-

Orhan Karataş

Türk milleti AKP’nin ne olduğunu, nereden gelip nereye gittiğini, BOP’lu yolda kime ve neye hizmet ettiğini çok şükür ki, artık görmüştür. MHP, bu konuda çok özel bir misyon üstlenmiş, kararlı, saygın ve yılmaz bir iradeyle bu oyunu bozmuş ve ifşa etmiştir. AKP’nin yönetici takımı ve yanaşmaları da bunun farkındadır. Kızgınlıkları, saldırganlıkları bundandır. Ancak, panikle saldırırken kendilerini daha çok ele veriyor, bu milletin gerçeği öğrenmesini daha da kolaylaştırıyorlar.

Başka düşünen yok mu?

Üslupları, tavırları, telaşları tam bir suçüstü yakalanma halidir. Bütün AKP takımı çaresiz biçimde başbakanın ağzına bakıyor. O ne diyorsa, koro halinde aynı şeyi tekrarlıyorlar. “Koca partide irade sahibi tek kimse kalmadı mı?” diye sormaktan kendimizi alamıyoruz. Başbakan çıksın, “bu iş olmuyor, MHP haklı çıktı, bugüne kadar yanlış yapmışız” desin, anında tamamı aynı şeyi tekrarlar, hatta daha ileri gidebilmek ve MHP’ye övgü düzebilmek için yarış ederler. Tersi olsa, başbakan ülkenin bölünmesi gerektiğini, İmralı canisiyle telefonla konuştuğunu açıklasın, bu defa da “biz zaten yıllardır bölünmesi gerektiğini söylüyorduk. İmralı’daki adamı her zaman takdir ettik” yarışına tutuşturlar. Şimdi böyle bir yapıdan, böyle bir siyasetten, böyle bir zihniyetten hayırlı, faydalı, doğru bir sonuç çıkmasını bekliyoruz. Boşuna bekleriz. Çeyrek asırdır siyaset takip ediyorum. Siyaset tarihinden de haberdarım. Böylesi bir düzen, böylesi bir anlayış, böylesi bir yönetim ne görülmüştür, ne de AKP’den sonra görülecektir. Totaliter rejimlerde dahi böyle bir örnek bulmak çok zordur.

Sokaktakilerin elinde Molotof var

Yapınız, varlığınız, sisteminiz, anlayışınız bu olacak, sonra da çıkıp bu ülkenin bölünmez bütünlüğü için canları dahil, her türlü bedeli ödemiş ve ödemeye hazır olanlara, “çapulcu” diyeceksiniz. Sokakları kan gölüne çevirenleri, belediye otobüslerini içindekilerle birlikte yakamaya çalışanları barış güvercini sayıp, bu ülkenin huzuru için, kan kusup kızılcık şerbeti içtiğini söyleyenleri, sokağa çıkmakla suçlayacak ve yetersizliğin, teslimiyetin ve hatta ihanetin vebalini omuzlarından atmaya çalışacaksın. Bunu bu millet görmüyor, bilmiyor, anlamıyor mu zannediyorsunuz? Sokağa çıkanlar, elinde Molotof olan ve katliam kovalayanlardır. Milleti canından bezdiren, anaları ağlatan, ocakları söndürenlerdir. Biz sokakta değil, meydanlardayız. İşte Bursa, işte İzmir. Sırada Adana var. Ülkücüler ve Türk milliyetçileri, bu kirli oyuna hiçbir şekilde alet olmadılar ve asla olmayacaklardır. Türk milletinin önünde işbirliği yaptıklarınızla baş başa kalmaya mecbur ve mahkumsunuz.

Yarın da aynı şeyi size yaparlar

AKP döneminin en büyük kötülüklerinden biri de her türlü değerin yok edilmesidir. Zaten onun için en ağır ihanetler bu kadar sıradanlaşabiliyor. Tek ve vazgeçilmez değer menfaat olunca, gerisi teferruat kalıyor. Şu işe bakın ki, yanaşmalık, beslemelik, yağcılık, kişiliksiz ve kimliksiz bir teslimiyet, pay ve mal kapma yarışı erdem; ülkeye ve millete sahip çıkmak, bu uğurda her türlü bedeli ödemeye rıza göstermek “çapulculuk” oldu. Çapulcu arayanlar dönüp kendi etraflarına baksınlar. Ziyadesiyle ve her türlüsünü göreceklerdir. Dün söylediğini bugün inkar ederleri, dün savunduklarının bugün tam tersini yapanları mı ararsınız, ürkek, korkak bir kenarda kıvrılırken, fırsatı ganimet bilip kahramanlığa soyunan zavallıları mı sorarsınız, tamamına rastlayacaksınız. Ve hiç kuşkunuz olmasın ki, yarın da aynı şeyi sizin için yapacaklardır. Bugün yağcılık yarışına giren, şirin görünmek için kırk takla atan bu zavallılar, devir değişince aynı tavrı başkaları için gösterip, sizi ve sizin döneminize saldıracaklardır. Bununla da kalmayacak, şahitlik edecek ve sizi arkadan vuracaklardır. İşte çapulculuk budur. İşte çapulcular bunlardır.

Tarihe düşülen not

Neresinden tutsak elimizde kalıyor. Bu tavır, bu üslup, bu siyaset bir çaresizliğin tezahürüdür. Bir dönem kapanmak üzeridir. Bunun böyle olduğunu en iyi AKP yönetimi biliyor. Başka türlü terörün bitmesiyle MHP’nin biteceğini iddia edecek kadar komik duruma düşmezlerdi. MHP’ni bitmesi, bu milletin bitmesi, bu ülkenin yok olması demektir ki, bunu birileri hayal ediyor olsa da, hiçbir şartta mümkün olmayacaktır. Ama, terör gerçek anlamıyla biterse, AKP kalır mı, orası meçhul. Zira, AKP’nin türevleri sırayla yok olup gittiler. Konjonktür değişince, menfaat bitince, BOP’un sonu gelince AKP’de diğer örnekleri gibi tarihe karışacaktır. Bu akıbet, iki kere ikinin dört etmesi kadar kesin ve değişmezdir. Bu yazı günü gelince muhataplarının önüne konulmak üzere tarihe düşülmüş bir nottur.

Tünelin ucundaki ışık

Bursa’dan sonra İzmir bir silkiniştir ve tünelin ucundaki ışıktır. Bu karanlık dönemin sonunun geldiği açık ve net bir şekilde görülmüştür. İzmir, gerçek anlamıyla dosta güven, düşmana korku salmıştır. AKP sözcülerinin paniği ve MHP’ye saldırıları bir başka göstergedir. Adana’nın çok daha muhteşem olacağı bugünden bellidir. Türk milleti, kendi özü, kendi sesi olan MHP’yle buluşmuş ve kucaklaşmıştır. Şimdi çok daha ümitliyiz.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.