DOLAR 5,8907
EURO 6,4979
ALTIN 280,4
BIST 95.258
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Parçalı Bulutlu

BOZKURT DURUŞU

08.10.2019
254
A+
A-

İki yol var önünde…

Amasız, lakinsiz, fakatsız Türkiye Cumhuriyeti’nin “Barış Pınarı Harekatı” konusunda aldığı kararı desteklemek birinci yol…

Ekonomik ve/veya askeri (hatta buna son günlerde MİT’de dahil edildi) devletin tüm resmi kurumlarını medya yolu ile psikolojik yıpratma yolunu seçen, emperyalizmin sözcüsü CHP ve türevlerini (İP, HDP, SP) desteklemekse ikinci seçeneğin…

*

Eğer Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı isen oy verme yaşın geldiyse, aklın da buluğ çağını geçmiştir ve siyasi bir fikrin vardır…

1980 Askeri Darbe sonrası yetişen “Apolitik Gençlik” bile değişti, en koyu siyaseti onlar yapar hale geldi…

Gerçi bu gençliğin çoğunluğu bugün, devlete muhalif ne aktivite varsa onun içinde yer alıyor…

Siyasetten, uzun yıllar uzak kalınca, muhalefetin yönlendirdiği yalanlarla savrulup, devlete zarar verdiklerinin farkında bile olmadan yaşayıp gidiyorlar…

Muhakeme, okuduğunu anlamama ve öngörüden kopuk büyük bir kitle ile karşı karşıyayız…

Birgün Meral Akşener’e kalpak giydirip “Anatürk” yakıştırması, birgün “Mavigözlüm” deyip Ali Koç’u, Muharrem İnce’yi kurtarıcı olarak bu muhalif kanata gösteriyorlar…

Sözde “Son kurtarıcı” yine Atatürk benzetmesi ile İmamoğlu…

Kimi, kimden kurtarıyorlar?

Kurtarma ayağına devletin kurumlarını kimlere peşkeş çekiyorlar/çekecekler…

Aslında neyin ne olduğu, gören göz için belli…

*

Başbuğ Atatürk’ü pervasızca paravan olarak kullanmak ve yıpratmaktan bu partiler çekinmezken, “Apolitik” olarak yetişmiş kesim hiçbir itiraz göstermeden adeta ipnotize olmuş gibi her slogana kendini adıyor…

15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü gecesi TRT’de okunan darbe bildirisi bile “Yurtta Sulh Konseyi” imzası ile okutuldu…

Burda amaç Atatürk’ün “Yurtta sulh cihanda sulh” sözüne atıfta bulunarak darbeyi Atatürk’çülerin yaptığına bu kesimi ikna edip halk desteği ile devlete hakim olmaktı…

Atatürk’ü kullanmak emperyalistlerin maşası FETÖ’cüler için, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gitmesini isteyen milyonlara sunulan güzel bir maske oldu…

*

Bu gelişmeleri sukunetle izleyen ülkücüler ve milliyetçi kesim olan bitenin hep farkındaydı…

Milliyetçiler/ülkücüler hiçbir zaman keyifli, refah bir yaşam süremedikleri için hayattan kopmamışlar, maddi ve manevi hep siyasetin içinde olmuşlardı…

Bodrum, Antalya, İzmir veya yurtdışı seyahatleri uzun yıllar boyunca bu kesimin hayallerinden öteye gitmemiştir…

Bizden fabrikatör, çok zengin iş insanı çıkmaz çünkü yalan dolanı pek beceremeyiz, yapmaya kalksak zaten uzun vadeli olmaz, zengin olamadan elimize yüzümüze bulaştırırız…

Yani ne mutlu bize ki profosyenel dolandırıcı/yalancı olmaya fıtratımız izin vermez…

Tarlada ya da bir fabrikada işçi maaşı ile ekonomiye katkı sunmak ve ev halkının karnını doyurmak tek derdimiz…

Para bizim için amaç değil araç olmuştur…

Halen, çocuklarımızı yetiştirirken büyük adam olsun da bizim çilemizi çekmesin diye hayatla mücadele içindeyiz…

*

1980 sonrası milliyetçi kesim sistemdeki her zorluğa rağmen çocuklarını ocaklara göndermeye yine de devam etti…

Burada genç dimağlara, gerçek Atatürk sevgisi nakış gibi işlendi/işleniyor…

Ocaklardan çıkan gençler, gerektiğinde vatanını canı pahasına savunacak maneviyatla hayata atılıyorlar…

Jeopolitik olarak zor olan Ortadoğu coğrafyasında herhangi bir beka konusunda bir problemle karşılaşınca bu bozkurtlar ve asenalar her işini bırakıp ruhen hazır asker olarak devletin yanında cepheye gönüllü koştular/koşuyorlar…

Ölene kadar bizlerin asli görevi “Devleti her tehlikeye karşı korumak” buna inanır, bunu bilir ve öğretiriz.

*

Şimdi yine bir askeri harekattan söz ediliyor…

Görüyorum ki muhalefet yine, Dolar, patetes, soğan, tencere, tava söylemlerine başladı…

“Beka”dan bir haberler…

2018/2019 Haziran seçimleri bitince yazlık yerlere koşan, trafiği kilitleyende en çok gerçekte ekonomisi etkilenmeyen bu kesim oldu…

Dolardaki hızlı artışın sebeplerinden biride krizleri fırsat bilip, döviz satın alabilecek durumda olan bu açgözlülerin Türk Lirasını hemen Dolar’a çevirmesidir…

Milliyetçinin duası, zenginin dövizini her zaman alt etmiş, ülke olarak düze çıkmışızdır…

Yanlış anlaşılmasın burada servet düşmanlığı değil durum tespiti yapıyorum…

Malesef ülkemizdeki zenginler gerçekten Türk halkını düşünmeyen, emperyalizme ve kapitalizme uşaklık eden zihniyeti desteklemişlerdir…

Umudum bizden de dürüst iş insanlarının yetişip sayıca çoğalması ve davaya katkı sunması…

Ülkücü çalışmalı, birbirine adeta Yahudiler gibi ticarette destek olmalı, başka yolumuz yok…

*

Milliyetçiler/ülkücüler siyasi oluşumda destekledikleri MHP çatısı altında devletinin ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin her zaman yanında fiziki veya gönüllü yer almışlardır…

Bozkurtların, devlet ve milletinin bekası için yapacaklarının sınırı yoktur…

Herhangi bir tehdit karşısında birlik olup “Bozkurt dizilişine” geçer ve Liderinin emriyle vatan savunmasına katılırlar…

Gerekirse tüm cihanı ateşe vermekten kaçınmazlar…

Bu böyle biline!

“NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE!”

diyorsan sende gereğini yap…

Sözde değil özde yurtsever ol…

 

 

LEYLA DÜZEL

 

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.