DOLAR 5,5773
EURO 6,1735
ALTIN 271,2
BIST 95.734
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Parçalı Bulutlu

BORAZAN TV

129
A+
A-

5-6 gündür iftarın hemen ardından TRT Ana Haber şöyle başlıyor.

“İyi akşamlar sayın seyirciler. Başbakan Erdoğan referandum kapsamında…”

Ardından hemen miting görüntüleri ve Tayyip hazretlerinin konuşması…

Ne yalan söyleyeyim, akşama kadar biriktirdiğim ne kadar sevap varsa, sayelerinde bir çırpıda gidiyor. Yahu iftar saatinde bari dini istismar etmeyin be, sizde hiç mi din, iman yok?

Milletin parasıyla işleyen TRT kurumunu AKP’nin Borazanı yapan İbrahim Şahin, referandum yaklaştıkça AKP’nin saksafonunu çalmayı hızlandırdı. TRT’nin adı Borazan TV, İbrahim Şahin de Borazancıbaşı olsa acaba bu kadar “AKP’nin sesi” olabilir mi diye düşünmeden edemiyor insan. Haa, unutmadan bu İbrahim Şahin sağda solda şöyle konuşuyormuş. “Hakkımda ileri geri konuşan yeni yetme ülkücüler beni tanımaz. Benim ne büyük ülkücü olduğumu bilmezler. Ben ki…”

Neyse biz “Ana Haber Bülteninden” devam edelim. Bayrama daha çok var, açmayım şimdi ağzımı.

Siz daha iftar sofranızdan kalkmadan, Recep bey sizin gün boyu kazandığınız sevabı bir çırpıda yok etmeye vesile oluyor ya, oradan devam edelim.

5-6 gündür dikkat ediyorum, tüm mitinglerde hep aynı başlıyor konuşmaya.

“Bunlar hep küçük düşünüyor. Biz ise büyük düşünüyoruz. Şimdiye kadar hep büyük düşündük, bundan sonra da büyük düşüneceğiz…”

Bütün önyargılarımdan arınıp Recep beyin ne dediğini anlamaya çalıştım. İnsan önyargılarından arınınca karşısındakinin ne dediğini daha iyi anlıyor hakikaten.
Gerçekten de bunlar 8 yıldır büyük düşünüyor, büyük götürüyorlar. Üstelik “götürdükleri” hakkında tek bir “şaibe” bile kalmıyor arkalarında. Bakın koskoca Deniz Feneri hiç gündeme bile gelmiyor, değil mi? Ne demişler “küçük düşünenler El Feneri ile, büyük düşünenler Deniz Feneri ile…” Dedim ya tüm önyargılarımdan arınınca daha iyi anlamaya başladım Recep Beyi.

***

Buraya kadar yazdıklarım neyse de, şimdi yazacağımı okuyup da hala “AKP Anayasasına Evet” diyecek ülkücü varsa, o ülkücü gidip bir kan testi yaptırsın kendine.
Tayyip Erdoğan son katıldığı TV programında aynen şöyle dedi.

“Anayasa’daki asıl değişikliği 2011’de yapacağız. “
Şöyle bir baktım da, Anayasada dokunamadıkları bir tek ilk 3 madde kalmış. Eh, hazır “Analar ağlamasın” ajitesiyle “federasyon, ikinci bayrak” filan rahatça konuşuluyorken, onlara da el atmak lazım elbette. Ne diyordu Recep Bey? “Türk yok, Türkiyeli var…”, “Hazmettire, hazmettire… ”

Referandumda “evet oyu verecek ülküdaşlarımız” bakalım daha
neleri hazmedecekler?

Madem konudan konuya geçtik bu yazıda, birkaç konu daha yazmanın sakıncası yoktur herhalde?

Bir mübarek ailenin, bir hazine arazisinin etrafındaki ufak arsaları aldığı, küçük arsalarının ortasında kalan koskoca hazine arazisinin başka yere taşındığı ve ilgili mevzuat gereği hazine arazisinin, çevresindeki arsa sahibine bırakıldığı… Basında sürekli yazıldı durdu, kimse de itiraz etmediğine göre doğrudur… ve işte “Havuzlu villa” denilen malikanelerin bu arsa üzerine yapıldığı… önce Gökçek’in “bir havuz var fakat 20 villanın ortak malı” diyerek savunmaya çalıştığı ama o 20 villanın kimlere ait olduğunu saklaması.. Ardından AKP aklama memuru ve Akdamar kilisesi mimarı Hüseyin Çelik’in “Tamam havuzlu villa var ama Tayyip bey’e ait değil, Tayyip Bey orada kiracı” demesi ama kimin kiracısı olduğunu söylememesi…

Kirayı elden verip koskoca Recep Bey kayıt dışı ekonomiye katkıda mı bulunuyor, Villanın sahibi Kira Gelir Beyanı veriyor mu, vergi mi kaçırıyor, Yoksa Baba-evlat arasında kiranın lafı mı olur” deyip bedava mı oturuyor?

Bunları yaygın basındaki yazarlar köşelerinden sordu, cevap
gelirse hep birlikte okuruz. Ben bunların hiç biri ile ilgilenmiyorum. Mutlaka yaptıklarının tamamı “kitaba uygundur.” Tıpkı Hayalşehir belediye başkanı iken Afrika’dan “5 ton odun” getirtilip belediyeye “100 milyon adet ağaç” olarak fatura edilmesi gibidir.

 Belediyeye yüz milyonlarca dolara fatura edilen ağaçlar nerede?
 Yol kenarlarına dikildi.
 Ama onlar faturadaki Afrika meşeleri değil?
 Afrika’dan getirilenler kurudu. Biz de yerlerine “gönüllülerin bağışları ile” yerli meşe ve salkım söğütler diktik.
 !!!

Amacım “eski defterleri” karıştırmak değil, küçük bir hatırlatma yapmak.

1994-1998 dönemine ait “soruşturma ve mahkemeler” zaman aşımı sebebiyle bir bir düşerken bazı arkadaşların 1980 darbesinden hesap soracağız diyerek bu anayasaya evet vereceklerini söylemeleri… Yok bu sefer bunlara “öküz” deyip de “öküzlere hakaret” etmiş durumuna düşmek istemiyorum. Bunlara sadece “kan testi” yaptırmalarını söylüyorum, o kadar.
***

Bir bisküvi firması, Recep beyin gıda dağıtım şirketini 3 milyona satın almış. Alan memnun satan memnun, bizi ilgilendirmez… de… kafama takıldı hangi firma kendi ürünlerini dağıtan kıytırık bir firmaya bu kadar para verir acaba? Bu Bisküvici madem “Emniyet Gıdayı almak istiyor”, bayilik anlaşmasını bitirir ardından da üç otuz paraya o dağıtım firmasını kapatır, olur biterdi.

Bu iş dünyası çok karışık. Kimin hangi kanaldan kime nasıl kaynak aktardığı hiç belli olmuyor. Önemli olan “kitabına uydurmak”, gerisi mühim değil.

Bu firma, bisküvi işinde takdir ettiğim bir büyük firmamızdır. Tesadüf bu ya Kamu Bilgisayar alımı ihalelerinde de müthiş bir başarı yakalamışlar. Ne diyelim, hayırlı işler. Bisküvi işinden Kamu Bilgisayarları Tedarikçiliğine geçiş yapmak büyük başarı, aferin size.
Konu madem iyice dağıldı, son bir mevzu daha yazmanın sakıncası yoktur herhalde?

“Boyum 1.85. Önemli olan boy değil soy” demiş Recep Bey. Burada, “ihanete evet diyen ülküdaşlar” “Türklüğü kastediyor” sanıyorlar.

Güneysu’ya her gidişinde “POTAMYAYA HOŞ GELDİNİZ” pankartı ile karşılanmasına oldukça memnun kalmasını hatırlatmayacağım ama sorulmadığı halde her yerde “BEN GÜRCÜYÜM, EŞİM ARAP” dediğini hatırlayın da, “önemli olan boy değil soy” demesindeki hikmeti(!) anlayın artık. {jcomments on}

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.