DOLAR 5,7260
EURO 6,3416
ALTIN 277,0
BIST 103.072
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

BOP’un sahipleri tarih veriyor

13.12.2012
83
A+
A-

Orhan Karataş

Dokunulmazlık tiyatrosunun niye oynandığı, bölücü ihanetin kat ettiği mesafenin etrafımızda yaşananlarla birlikte değerlendirilmesiyle daha iyi anlaşılıyor. Bir taraftan bölücülerin kucaklaşma oyunuyla yeni bir boyut kazandırdığı ihaneti ve buna paralel yürüyen Barzani küstahlığını bu millete hazmettirirken, diğer taraftan ellerine yüzlerine bulaştırdıkları Suriye politikasını soğutmaya alıyorlar.

İhanet kapıya dayandı

Kesin olan ve değişmeyen tek şey AKP’nin akıl almaz teslimiyeti ve buna bağlı olarak çözülen ve çöken Türk dış politikasının perişan halidir. Filistin’in arkasına saklanmak perişanlığı gizlemeye yetmediği gibi, vahameti de ortadan kaldırmıyor. Ortadoğu Gazetesi’ni dünkü manşeti Türk dış politikasının veciz, ama acı özetidir. Sınır çizerek, tarih vererek, ordu kurarak, meydan okuyarak ihaneti kapıya kelimenin tam anlamıyla dayamışlardır. Barazani’den hala dostluk bekleyen varsa, Oslo ve İmralı müzakarelerinin, Habur rezaletlerinin bu ülkeye bir şey kazandırdığını hala düşünen varsa, BOP’dan hala fayda uman varsa, gerçekten şaşarım. Bu düşüncede olanlar için bizim söyleyeceğimiz bir şey kalmamıştır.

AKP geldi böyle oldu

AKP öncesinde de hainler vardı. Bölmek, yıkmak için fırsat kollayanlar bulunuyordu. Barzani hayattaydı. BOP’un ucu görünmüştü. Ama hepsi kendileriyle sınırlıydı. Sınır çizmek, tehdit etmek, tarih vermek kimin haddineydi. Böyle bir alçaklığa tevessül etmek kimsenin aklına dahi gelmiyordu. Getirilmiyordu. AKP geldi ve ihanet de ucuzladı, tehdit de sıradanlaştı. BOP’un sahipleri harita yayınlamakla kalmıyor, 2030 olarak Türkiye’nin bölünmesine tarih bile veriyorlar. İşte size 10 yıllık AKP iktidarının bu ülkeye maliyeti. Zaten bu yüzden dizayn edilmiş ve piyasaya sürülmüşlerdir. Varlık sebepleri bu BOP’lu yolda mesafe kat etmektir. Aksi halde ne olacağını yine kendi danışmanları söylemiştir. Sifonu çeker ve anında yok ederler.

Sifonun ipi

Suriye bataklığının ucunda da, Barzani cüretinin altında da, PKK ile müzakerelerinin göbeğinde de işte bu sifonun ipi var. Eğer unuturlarsa, eğer geç kalırlarsa, eğer geri durulursa beyzbol sopasıyla anında hatırlatma yapılıyor. Ve o hatırlatmayla birlikte ihanet daha da hızlanıyor, daha büyük mesafeler kat ediyor. Dağdan inen eli kanlı katillerle kucaklaşmalar bile sıradanlaşıyor ve dokunulmazlık tiyatroları ile bu millete hazmettiriliyor. Hazır bu hazım gösterilmişken üzerine Barzani’nin çizdiği sınırları, ABD’nin verdiği tarihi de ekliyorlar ve böylece bir eşik daha aşılmış oluyor. Sayın başbakan boşuna “hazmettire hazmettire” demedi.

BOP’lu yollar

Yalnız bu hazmettirme de yine de bazen sorunlar yaşanabiliyor. Nitekim, Suriye meselesinde ciddi bir hazımsızlık ortaya çıktığı için film değiştirilmiştir. Türk milletinin AKP eliyle oluşturulan bataklığa itiraz etmesi üzerine BOP’lu yollarda yeni çıkış noktaları aranmaktadır. ABD’nin AKP’ye verdiği ihaleyi gözden geçirdiği anlaşılıyor. Zira, sonuç alınmasındaki gecikme ABD’yi de, İsrail’i de ciddi biçimde rahatsız ediyor. Körfeze 3 bin ABD askerinin gönderildiği, 17 binin de yolda olduğu haberleri gazetelerde yer almıştır. Bunun anlamı davul Türkiye’nin boynundayken tokmağı ABD’nin eline aldığıdır. Esad’ı bir an önce sonuca bağlayıp, BOP’u kaldığı yerden devam ettirmeliler ki, açıkladıkları tarih, yayınladığı haritada bir şaşma olmasın.

Kaybeden Türkiye

Suriye meselesinde vardığımız nokta Irak ve Libya örneklerinde olduğu gibi en çok kaybeden ve bunun karşılığında muhatap bile alınmayan bir duruma düşmek olmuştur. Putin’in de payına düşeni alma garantisi ile ikna edildiği görülüyor. Bu şartlarda İsrail üzerinde bir caydırıcı etki oluşturma beklentisi de ne yazık ki ortadan kalkmıştır. Komşularımızla savaşın eşiğine gelmek dışında elimizde hiçbir şey kalmamıştır. Bundan sonrası tamamen ABD’nin insaf ve inisiyatifine bağlıdır. İşte bu yüzden, İran elindeki füzeleri bölgedeki ABD üstlerine yönlendirdiğini açıklamıştır. Bu tablo aynı zamanda patriotların sebebi hikmetini daha iyi anlamamızı kolaylaştırıyor. Riski biz alıyoruz, komşularımızla bir kötü oluyoruz, parayı biz ödüyoruz, ama patriotlar ABD üslerini ve İsrail’in güvenliğini sağlıyor. Bizim topraklarımızda da ABD üssü olduğu için, patriotların bizi koruyacağını söyleyerek milletin zihnini bulandırmak da mümkün oluyor.

Tespit yaptık

Ne yazık ki, AKP zihniyetinin bizi getirdiği yer burasıdır. Biz bir iddiada bulunmadık. Sadece olanları, söylenenleri, yapılanları hatırlatarak bir tespitte bulunduk. İnsaf, vicdan ve iman sahibi herkesin bu tespitlerimize katılacağını zannediyorum. Daha da acı olanı bu gidişatın çok daha zor, çok daha tehlikeli ve çok daha acı sonuçlar doğurmasının kaçınılmazlığıdır. AKP var oldukça çizilen sınırların, yapılan tehditlerin ve verilen tarihlerin gerçekleşme ihtimali de o kadar artıyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.