DOLAR 5,8925
EURO 6,5285
ALTIN 282,1
BIST 94.137
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Parçalı Bulutlu

BOP Yolunda Kullanılanları Nereye Koyacağız?

14.10.2014
70
A+
A-

Cumhurbaşkanı Erdoğan, günde 3 parti konuşma ve her şeye müdahil olma alışkanlığına yeniden döndü. Başbakanlığı döneminden çok iyi bildiğimiz konuşmalardaki yaman çelişkilerin de aynen devam ettiğini, ibretle görüyoruz.

Üniversiteler açılalı neredeyse bir ay oldu, ama sırf Erdoğan’a konuşma fırsatı olsun diye, yeniden açılış programları düzenleniyor. Bunlardan biri de Marmara Üniversitesi açılışıydı ve sayın Erdoğan buradaki konuşmasında birinci dünya savaşının 100’ncü yılıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Ortadoğu bölgesinde sınırlarının nasıl çizildiğiyle ilgili bilinenleri anlattıktan sonra, bugüne ait bazı tespitler yaptı ve aynen şöyle dedi: “Şii ve Sünniler birbirlerini katlederken bütün Müslümanlar üzülüyor. Ama bunu kurgulayanlar 100 yıldır seviniyor. Araplar Kürtler Türkmenler gerilim yaşarken bütün coğrafya üzülüyor ama 100 yıldır bu gerilimi kurgulayanlar ellerini ovuşturuyor. Kurgulayanlar başkaları, seyredenler başkaları. Ellerini ovuşturanlar başkaları. Bu çatışmalar sayesinde Ortadoğu’ya pipet batırıp petrolü çekenler başkaları. Ama ölenler biziz. Bu cinayetleri kurgulayanlar iştahla seyrediyor. Bombaları oraya atanlar zannediyormusunuz ki barış için geliyorlar? Hayır, petrol kuyularını tasarrufları altına almak için yapıyorlar.”

BOMBA ATANLAR İÇİN DUA EDEN KİMDİ?

Sözleri güzel de, bunun içinde AKP’yi nereye koyuyorsunuz? Zira, partinin kuruluşundan tutunda, 12 yıllık siciline kadar her şey tam da sayın Erdoğan’ın anlattığı kurgu içinde gelişti. Şii ve Sunniler birbirini katlettiren BOP’lu projenin Eşbaşkanı kimdi? Arapları, Kürtleri, Türkmenleri, “Arap baharı” diyerek birbirine kırdıranlara, petrol kuyularını tasarrufları altına almak için kan dökenlere, uçaklarını ve limanlarını tahsis eden AKP hükümeti değil miydi? Bu cinayetleri kurgulayanlara, “halının altına süpürmeyin kullanın” diye takdim edilen iktidarın AKP olduğunu bütün dünya ibretle izlemedi mi? Bombaları oraya atanların sağ-salim ülkelerine dönmeleri için dua eden başbakanı bu millet unuttu mu zannediyorsunuz?

DURUMA GÖRE VAZİYET

Türkiye’nin tarihinin en zor ve sıkıntılı dönemini niçin yaşadığı, itibarının neden yerlerde süründüğünü anlamak için tam da buralara bakmak gerekiyor. Söylenenle yapılan bu kadar ters olursa, bir dediğiniz diğerini tutmazsa, duruma göre vaziyet almayı bir ustalık zannederseniz, saygınlığınız da, itibarınız da bugünkü durumlara düşer. Obama’nın sopayla ayar verdiği, bakanlarına garson çağırır muamelesi yapıldığı bir hükümetten söz ediyoruz. Esad, ortak bakanlar kurulu toplayıp, ailece hatıra fotoğrafları çektirdiğiniz zamanlarda dünyanın en büyük demokratıydı da, sonradan mı katil oldu? Esad o zaman da aynıydı, bugün de aynı. Siz, Esad’la kucaklaşmaya tarihi anlamlar yükleyip, övünmenin zirvelerinde dolaşırken, biz yanlış yapıldığını söylüyor ve bu diktatöre fazla güvenilemeyeceğini yazıyorduk. Bu sözlerimiz de, yazılarımız da arşivlerde kayıtlıdır.

PETROLÜ PİPETLE ÇEKENLERE ÜSLERİ AÇTINIZ

Tarihte olanları bir kenara bırakalım, şu anda yaşananları nereye koyacağız? Suriye sınırımızda ABD’den ve koalisyon güçlerine kırmızı çizgilerimiz vardı: Uçuşa yasak bölge ilan edilecekti. Güvenli bölge oluşturulacaktı ve sığınmacılar oraya alınacaktı. Suriye’deki rejim, yani Esad hedef alınacaktı ve muhaliflere Eğit-Donat hizmeti verilecekti. Bunların içinde kabul edilen tek şey eğitim ve donanım verilmesi oldu. Ancak, kimin eğitileceği, kime hangi silahların verileceği ve eğitilenlerin ve verilen silahların nerede kullanılacakları belli değil. Bu da yetmedi bir de üslerimizi koalisyon güçlerine açtık. Bu koalisyon güçleri, sayın Erdoğan’ın şikayet ettiği pipetle petrolü çekenler, Müslümanı Müslümana kırdıranlar değil mi? Eğitilenler ve donatılanların ellerini ovuşturanlar için yeni katliamlar yapmayacağının garantisi var mı? Adama sormazlar mı, bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? IŞİD, PKK, PYD, El Nusra derken geldiğiniz yer, yine ABD’ye teslim olmak değil midir?

PKK’YI AZDIRAN KİM?

Devam ediyor sayın Cumhurbaşkanı: “IŞİD Ey PKK yaptığınız katliamlarla kimlerin değirmenine su taşıdığınızı hiç düşündünüz mü? Kimleri mutlu ettiğinizi, kimleri hangi tür tasarımlarına alet olduğunuzu düşündünüz mü?” Bunlar çok doğru sorular. Ancak, bitmiş, tükenmiş, vazgeçmiş PKK’yı yeniden azdıranların, onlarla şeref masaları kurup her istediklerini verenlerin kimleri mutlu ettiğini de bu sorulara eklemek gerekiyor. Nitekim, biz bu oyunu çok önceden görmüş ve Türk milletini uyarmıştık. Bir ay kadar önce yazdığımız bir yazının bazı bölümlerini hatırlatarak bitirelim:

MÜSLÜMANI MÜSLÜMANA KIRDIRIYORLAR

Aslı Büyük İsrail Projesi olan BOP’da AKP’nin başrolü oynadığı, Eşbaşkanların övünerek yaptıkları açıklamalarla sabittir. Yıkarak, yakarak, kan dökerek yürütülen bu proje, Suriye’de duvara toslamıştır. Esad’ın direnci hesapları bozmuş ve yeni projeler geliştirilmesini, daha doğrusu B planlarının devreye sokulmasını gerektirmiştir. Bu ikinci plan, terör örgütleri kullanılarak Müslümanın Müslümana kırdırılması üzerine kurgulanmıştır. Hesaplarını çok önceden yapmış, alt yapıyı yıllar önceden hazırlamışlardır. Bir tarafta PKK, PYD ve Barzani, diğer tarafta El Kaide, El Nusra ve bu yapıların içinde filizlenip gelişen IŞİD örgütü. Ortak tarafları terör ve ihanet. Yapının tamamlanması ve hesabın tutması için karşılıklı büyütülmüşler ve zamanı gelince de ortalığa salınmışlardır. Hepsinin çıkış noktası aynıdır. ABD planlamıştır, Müslümanlara rol verilmiştir, Türkiye gibi ülkeler, daha doğrusu AKP gibi hükümetler de beslemiş ve geliştirmişlerdir. Şimdi de varlık sebeplerinin gereğini yerine getiriyorlar. Müslüman Müslümanı kırıyor. İslam ülkeleri paramparça ediliyor. Şu rezilliğe bakınız ki, bütün bu olup bitenlerin içinde hiçbir İslam ülkesinin faydasına olan zerre kadar bir şey bulunmuyor, ama İsrail tarihin en rahat ve kolay dönemini yaşıyor. BOP’a saplanan, en büyük zararı gören ve kaybeden ülkelerin başında ise Türkiye geliyor. Bu acı gerçeği bu ülkede yaşayıp da hala derin uykuda olduğu için göremeyenler olabilir, ama bütün dünya acıklı biçimde izliyor ve söylüyor.

Orhan Karataş

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.