DOLAR 5,7898
EURO 6,4559
ALTIN 277,4
BIST 98.415
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

Bomba Ve Silahların Patlaması Yakındır

17.07.2013
77
A+
A-

İsmail Özdemir

Türkiye, PKK’nın sözde asayiş birimleri kurarak, yerleşim merkezlerinde kontrolü elde etmek amacıyla giriştiği faaliyetlere ilk kez Cizre’de tanıklık etmişti. Terör örgütü PKK’ya ait olan paçavraları ve terörist başının posterlerini elinde taşıyan bir avuç çapulcu, o görüntülerde önceden çalışıldığı belli olan gösterilerle YDG-H adını verdikleri yapılanmayı hayata geçiriyorlardı.

Bununla da yetinmeyen çapulcular, ilçe merkezinde yol kontrolleri yaparak, önlerine çıkan her aracı durduruyorlar, kimlik kontrolleri yapıyorlardı. Gündüzün tam da orta yerinde sergilenen bu görüntüler AKP’nin Doğu ve Güneydoğu’yu PKK’ya bırakmaya başladığının fotoğrafı olarak birçok çevre tarafından değerlendirmeye alınmıştı.

Bu görüntünün basına yansımasının hemen ardından Cizre’de haftalardır olmayan daha doğrusu AKP tarafından susturulan, geri çekilen güvenlik güçleri, tekrar meydana çıkartılarak tahkikat başlatmak zorunda kalmıştı. Akabinde de hükümet yetkilileri durumu, Cizre’de birkaç kişinin yaptığı fevri bir hareket olarak değerlendirmiş ve geçiştirmişti.

Ancak ilerleyen günlerde Diyarbakır’da da tıpkı Cizre’de olduğu gibi aynı sembollerin kullanıldığı ve aynı amaca hizmet eden görüntülerin sergilenerek yine YDG-H adı verilen çapulcu sürüsünün bir araya getirilerek sözde şehir içi asayiş kontrolü yapmak için kurulduğu haberleri de basına yansımıştı.

Şimdi bu yönde yeni bir haber, bu kez Van’dan geldi. Tıpkı Cizre ve Diyarbakır’da olduğu gibi Van’da da toplanan kalabalık önünde propaganda yapan PKK’lı teröristler, bu görüntünün ardından ellerini kollarını sallayarak çekip gidiyorlar. Tıpkı Cizre ve Diyarbakır’da olduğu gibi Van’da da yaşanılan aşağılık görüntülerde dikkatlerden kaçmayan tek şey “devletin” bölgede olmayışıydı.

Bu gelişmelerle birlikte İç İşleri Bakanlığı’nın talimatıyla 298 karakolun kapatıldığı yönündeki haberlere bakıldığında, AKP’nin bölgeyi adım adım PKK’ya bıraktığı görüşü yaygınlığını artırıyor.

AKP’nin ihanet sürecinin ilk günlerinde “silah bırakacaklar” söyleminin ilerleyen haftalarda “sınır dışına silahlarıyla beraber çıkacaklar” söylemine dönüşmesi, ardından bu söylemdeki silah ifadesi bir kenara bırakılarak sadece “sınır dışına çıkacaklar” tanımın geriye kalmış olması ve nihayetinde bugünlerde sürecin aksayacağına yönelik kaygıların iktidar tarafında arttığı bir dönemde PKK’nın Cizre, Diyarbakır ve son olarak Van’da sergilenen rezalet görüntülerini yapmaması gerektiğine yönelik söylemler geliştirmeye başlamışsa varın içerisine düşürüldüğümüz hali siz düşünün…

Terör bitecek masalının nasıl bir sonu olduğu sadece AKP iktidarından gelen ve zamanla git gide değişen bu söylemlere bakarak daha da kolay bir hal almıyor mu?

Türk Milleti zaten AKP tarafından ikna edilememişken birde PKK’nın eline geçirdiği kozlar sebebiyle artık AKP’den habersiz ve başına buyruk davranmaya başlamış olması aylardır gizlenen ve “çözüm” kelimesinden neyin kast edildiğini anlamaya oldukça yardımcı oluyor.

Bakın bir başka örnek yine Cizre’den. PKK’lılar dağda kalan leşleri için mezarlar yaptırmaya başlamışlar. Birileri medyada bunu verirken “PKK şehitlik yaptırdı” başlığını kullandı. Sanmayın ki bilgisizliklerinden. Kasıttan başka bir anlam ifade etmiyor bu haber için kullanılan başlık. Şehitlik gibi mübarek bir makamı, Cenabı Allah’ın kimlere lütfettiği ve bunun kıstaslarının neler olduğu ortada. Ama buradaki amaç başka. Bu çabaların hepsi PKK’ya meşruiyet kazandırma girişimlerinin birer ürünüdür.Her alanda PKK’ya meşruiyet kazandırmak için yürütülen girişimlerin yeni boyutunu inanç üzerinden de yürütmek istiyorlar.

Gelişmelerin bütününe baktığınızda her alanda kendisine üstünlük sağlayan ama özelliklede bölgede yaşayan vatandaşlarımız üzerinde etken konuma gelen PKK olmuştur. Üstelik silah bırakacağı iddia edilen, sınır dışına çekileceği söylenen PKK’lı teröristlerin silahlarıyla beraber hala birçok yerde görüntü vermeleri adına süreç denilen dönemin bizleri nereye ulaştıracağı ortaya çıkıyor.

Meşruiyet kazanan, bölge insanı üzerinde hakimiyet kuran, sözde barış süreci başladığından bu yana 47 kez farklı yerlerde eylem yapan; şantiye basmaya, adam kaçırmaya, yol kesmeye, askeri taciz etmeye, ateş açmaya devam eden PKK iken hala birileri sözde barış sürecini baltalamaktan bahsediyorlarsa, sanırım asıl sorumluyu PKK’nın kendisinden başka bir yerde aramamaları lazım.

Bu yolun sonu Türk Milleti’nin beklediği, umut ettiği, terörün bittiği noktayı işaret etmiyor. Gelişen hadiselere ve özellikle terörist başı dahil PKK’nın Kandil kadrosundan gelen mesajlara baktığınızda karşınızda başka bir sonuç durmuyor. Bu haliyle ilerlenmesi halinde varacağımız nokta ne yazık ki terörün daha da tırmandığı ve kırsaldan kent merkezlerine uzanan bir eylem alanının olacağı yerdir. Bunun tek sorumlusu da AKP iktidarından başkası değildir. Türk Milleti’nin bu ihanete geçit vermesi işte bu sebeple asla mümkün değildir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.