BİR CUMHURİYET YAZISI

BİR CUMHURİYET YAZISI
28.10.2021
A+
A-

Cumhuriyetimizin 98. Yıldönümünde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine Eleştirel Bakış

Bu yıl Cumhuriyetimizin 98. yılını idrak etmekteyiz.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bir yüzyıla yaklaşan geçmişiyle büyük Türk Milletinin tarih sahnesinde hak ettiği evrensel rolü üstlenmesi için olanca gücüyle mücadeleye devam etmektedir.

98 yıllık yolculuk, her türlü zorluk ve engellere rağmen modern dünyanın şerefli bir üyesi olma hedefine doğru olanca hızıyla devam etmektedir.

Bu yolculuk değişerek ve gelişerek sürmektedir.

Tarihi yolculuğumuz sırasında, demokrasi içinde sistemsel gelişmemiz de devletimizin ve milletimizin ihtiyaçlarına göre şekillenmektedir.

Cumhuriyet tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biri de hiç şüphesiz ki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçişimizdir.

AK Parti’nin kuruluşundan itibaren Recep Tayyip Erdoğan tarafından dillendirilen Başkanlık Sistemi 15 Temmuz hain kalkışmasının ardından gelişen siyasi olayların etkilediği vasatta MHP lideri Devlet Bahçeli tarafından yeniden gündeme taşınmıştır.

AKP ve MHP’nin birlikte yürüttüğü çalışmalar sonrası önce TBMM, sonra da halkımızın oylarıyla Türkiye’ye özel Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi milletimiz tarafından tercih etdilmiştir.

Yeni sistem 2018 Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından süratle devreye alınmış, devlet kurumları yeni sistem doğrultusunda yeniden yapılandırılmıştır.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi bazı özellikleri bakımından başkanlık ve yarı başkanlık sistemlerinden önemli farklılıklar göstermektedir.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde;

—Halk, Cumhurbaşkanını 5 yıl süreyle anayasa ve kanunlarla belirlenmiş yetkilerle hükümetin ve devletin başı olarak seçmektedir.

—Halk, yeni sistemde milletvekillerini yasaları çıkarmak ve hükümeti denetlemek üzere 5 yıl için görevlendirmektedir.

—Cumhurbaşkanı, devletin başı olmanın yanında hükümetin de başı olmanın ötesinde bizatihi kendisidir.

Bakanlar ise kendisi tarafından belirlenmekte ve pratikte kendisine karşı sorumlu olmaktadır.

Bakanlar TBMM’de oylamayla onaylanmadan sadece yemin ederek göreve başlamaktadır.

—Cumhurbaşkanı partili hatta partisinin genel başkanı olabilmektedir. Bu özelliği sayesinde yasama görevini millet adına yerine getirmekle görevli milletvekillerine doğrudan müdahale imkanına sahip olmaktadır.

Çok partili hayata geçtiğimizden bu tarafa istisnalar dışında milletvekili seçilmek üzere adaylar partilerin genel başkanları tarafından belirlenmektedir.

Bu durumun mevcudiyeti modern demokrasilerin temel özelliği olan kuvvetler ayrılığı ilkesini zedeleyerek yürütmenin yasamaya doğrudan müdahalesine imkan vermektedir.

Yeni ve kopya etmeden tesis edilen bir yapının aksayan tarafları olması son derece normaldir.

Esas olan ortaya çıkan eksiklikleri istismar ederek antidemokratik bir şekilde kullanma yerine onu düzeltmektir.

Yukarıda aksayan birkaç yönüne kısaca değindiğim yeni sistemde aksayan başka hususlar da vardır ve mutlaka en kısa zamanda gözden geçirilerek düzeltilmelidir.

—TBMM’nin Anayasanın emrettiği yasama ve yürütmeyi denetleme görevini başarılı bir şekilde yapabilmesi için yapılacak düzenlemelerde ya partili Cumhurbaşkanı uygulaması terk edilmeli ya da milletvekillerini doğrudan veya dolaylı olarak Cumhurbaşkanının ve genel başkanlarının belirlemesinin önüne geçilmelidir.

—İkincisi tercih edilecek olursa mutlak partiler kanunu değiştirilmeli, milletvekili adaylarını da seçmenlerin belirlediği bir yapı tesis edilmelidir.

—Bakanların meclise karşı sorumsuzluğun getirdiği pervasızlık ve vurdumduymazlığını ortadan kaldırmak için Cumhurbaşkanı tarafından atanan bakanların TBMM tarafından oylanarak onaylanması ve bakanların azline imkan veren veto uygulaması geriye getirilmelidir.

—Cumhurbaşkanına vekalet noktasında antidemokratik bir uygulama olarak ortaya çıkan halkın doğrudan seçmediği atanmış Cumhurbaşkanı Yardımcılığı yerine sayısı ve isimleri belirlenmiş kişilerin doğrudan Cumhurbaşkanı seçimine dahil edilerek milletimiz tarafından seçilmesi temin edilmelidir.

Sonuç olarak yeni sistemin devleti yönetmede kolaylıklar sağladığı inkar edilemez bir gerçektir. Aksayan yönlerinin giderilmesi durumunda ideal bir yönetim şekli tesis edilmiş olabilecektir.

Gerçek bir demokrasinin eksiksiz olarak yaşatıldığı Türkiye idealine ulaşmak dileğiyle, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Cumhuriyete ayakta alkışlarla onay veren milletvekillerini rahmet ve minnetle anıyor, aziz milletimizin büyük bayramını kutluyorum.

Ahmet Orhan

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.