DOLAR 5,7466
EURO 6,3861
ALTIN 272,7
BIST 108.659
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Az Bulutlu

BEYAZ BARETLİ LAWRENCE

17.11.2019
391
A+
A-

Bir sabah Beyoğlu‘nda yerde yatan bir ceset bulundu…

Kimlik tespiti sonucu bu şahsın Suriye‘deki “Beyaz Baretliler“in kurucusu eski (!) İngiliz Ajanı James Edward Le Mesiruer olduğu açıklandı…

Beyaz Baretliler‘in Başkanı Suriye‘li Raid El Salih ama o da şaibeli ve İngiliz İstihbaratı MI6‘a çalıştığı söyleniyor…

Beyaz Baretliler yani Esad ve Rusya’ya karşı olanlardan oluşan, onların tahrip ettiği yerlerde çalışan Suriyeli Sivil Savunma Teşkilatı olarak biliniyor…

*

Rusya, 2013 yılında kurulan Beyaz Baretliler‘i, film stüdyalarında sahte kurtarma operasyonlarını videolara çekip, medyada algı yürütüyor diye yıllardır suçluyor…

2014 yılında ise bugün ölen şahıs Mayday Rescue adı altında yine Sivil Savunma Teşkilatı kuruyor…

Mayday, Beyaz Baretliler’in destekleyicisiymiş, bunu Suriyeli Beyaz Baretliler Başkanı’nın kendi açıklamalarından anlıyoruz:

0 bizim kurucularımızdan biri değil. Kurucumuz hiç olmadı. Böyle bir şey yok. Yani Beyaz Baretliler’in kurucusu diyebileceğimiz kimse yok. Sanıyorum siz James Le Mesurier’den söz ediyorsunuz. Mayday Rescue’nın kurucusu. Mayday Rescue, Beyaz Baretliler’i destekleyen kurumlardan sadece biridir.

Az önce de ifade ettiğim üzere Beyaz Baretliler’i kuranlar Suriyeli gençlerdir. Ve halen, Beyaz Baretliler içerisinde Suriyeliler haricinde kimse çalışamaz.”

*

Bu Sivil Savunma Örgütünü; Soros, İngiliz, Amerikan, Alman ve İsrail finanse ediyor…

İŞİD ve El Kaideli kişilerin gece terörist, gündüz ise gayet şık üniformaları ile kurtarma operasyonlarına katıldığına dair bir çok açıklama var…

Eski Mısır Hükümeti ve Rusya bu açıklamayı yapanlardan sadece ikisi…

Belki ilk etapta gerçekten Suriye‘li Esad karşıtları kurmuştur ama sonradan yabancı istihbarat örgütlerinin elinde algı yaratmada profosyenelleşmiş olabilirler…

İçsavaş olan bir ülkede, Halep’te insanlar ekmek bulamazken hepsi nasıl bu kadar şık üniformalara ve pahalı kurtarma araçlarına sahip oldular? Diye sormadan edemiyor insan…

*

2017 senesinde çektikleri bir belgesel de  Amerikan Film Ödülleri yarışmasında kısa metrajlı belgesel dalında “Oscar” kazandı…

Bu destek  Büyük Ortadoğu (İsrail) Projesi’nin Suriye kolu için miydi?

Sanırım Barış Pınarı Harekatı tüm oyunu bozdu…

Suriye‘de işi biten ajanlar, örgüt liderleri teker teker öldürülüyor…

*

Aslında yüzlerce yıldır emleryalistler oyuncularını değiştirip hep aynı “Böl, parçala, yönet” oyununu oynuyorlar…

Saddam Hüseyin OPEC kararlarına karşı çıkmıştı…

Saddam Hüseyin için Kürtlere kimyasal silah kullandı dediler ve Irak‘ı işgal ettiler…

Irak askeri ve halkı çoktan algıya yenilmişti…

Dış güçlerin desteklediği sivil toplum kuruluşları yıllarca buna zemin hazırlamıştı…

Iraklılar tek kurşun atmadan Amerikan askerlerine ülkelerini teslim ettiler, Saddam’ı astılar…

Petrol ve madenlerini adeta yağmaladılar…

Yıllar sonra, yüzleri kızarmadan Saddam’ın elinde kimyasal silah yokmuş diye itirafta bulundular…

*

Libya Liderini zalim olduğu için değil, Birleşmiş Milletler’e karşı çıktığı için öldürdüler…

Kaddafi Birleşmiş Milletler‘de “Madem Irak’da kimyasal silah var ondan saldırdık diyorsunuz, İngiltere, Pakistan, İsrail, Rusya’da da kimyasal silah var, onlara neden saldırmıyorsunuz? Bundan böyle petrolü para karşılığında değil size altın karşılığı satacağım” dedi ve sonrası halkı kışkırtılıp öldürüldü…

NATO Libya‘da başarılı oldu…

Petrollerine İngilizler ve Fransızlar el koydu…

*

Suriye‘de de aynı oyun oynandı…

Esad, Kürtlere kimyasal silah kullandı denmedi mi?

Ne hikmetse bütün Ortadoğu ülkeleri Liderleri sadece Kürtlere kimyasal silah uyguluyor ve onlara soykırım yapıyor, sonra Birleşmiş Milletler’deki bazı ülkeler, o ülkelere “Demorasi” getiriyor…

Rusya kendi çıkarları için erken davrandı ve Esad‘ın ardında durdu bu kez…

Yoksa O da, ya asılmış ya da kendi halkı tarafından öldürülmüştü…

Davutoğlu’nun emri ile o dönem bizde Rusya uçağını düşürdük ve tam İçsavaşın içine bizde çekilmeye çalışıldık…

Şimdi bu üç ülkede kaos içinde…

Diktatör dediklerinden kurtuldular fakat daha büyük bir belaya saplandılar…

Birlik olamadıkları için emperyalizmin sömürüsünden kurtulamıyorlar…

*

Cumhurbaşkanı Erdoğan yıllardır Birleşmiş Milletler‘e posta koyuyor, “Dünya beşten büyüktür” diyor…

En son konuşmasında İsrail‘e haritalarla göz dağı verdi…

Bu dikleşmenin bedelini ödetmek istiyorlar…

Onun, Büyük Ortadoğu Projesi Eşbaşkanlığı’ndan Cumhur İttifakı gücüyle Milliyetçi Cumhurbaşkanı çizgisine çekilmesini hazmedemiyorlar…

Suriye‘ye girdik ve yine aynı oyunla bize kimyasal silah kullandılar Kürtleri öldürüyorlar yalanı atılmadı mı?

Onu da diktatör olmakla suçlayan bir yığın hain var içimizde…

Avrupa Birliği üyeleri Türkiye’de bazı Sivil Toplum Örgütlerinin sözde projelerine milyonlarca Euro aktarıyor…

Birleşmiş Milletler ve NATO‘nun hazır kıta paralı askerleri bunlar…

Bir kalkışmada sırtımızdan hançerlemeye hazır bekliyorlar…

Beklerken de boş durmuyorlar medya aracılığıyla ülkemizin ekonomik yönden bittiğini hergün bu sebeple siyanürle toplu intiharlar yapıldığını beyinlere işliyorlar…

Halkı umutsuzluğa yönlendirip, felaketlere karşı gücümüzü kırmaya çalışıyorlar…

Sadece unuttukları bir şey var…

Biz Türkler’i diğer Ortadoğu ülkelerinden ayıran beş değere sahibiz…

Türkler toplama millet değillerdir…

Kabile şeklinde yaşamıyor ve yönetilmiyoruz…

Maneviyatımızın kuvvetini Türk İslam ülküsünden alıyoruz…

Cumhuriyetçi ve Milliyetçiyiz…

Metehan’ın ordusuna sahibiz…

*

İstanbul ve Suriye sınırımızdaki şehirler ajanların buluşma yeri ve üssü durumunda…

Türkiye, savaş stresi olmadan işlerini koordine ettikleri, jeopolitik yönden önemli bir ülke…

Ülkemizde dört yıldır yaşayan bu eski (!) ajanın henüz cinayet mi yoksa doğal ölüm yoluyla mı hayatını kaybettiği bilinmiyor?

Lakin Ortadoğu‘da bir Lawrence olduğu konusunda pek bir şüphe yok gibi…

Türkiye ile ölümünün bir ilgisi yok…

Yabancı ülkelerin ajanlar üzerinden adeta güç devşirmesi…

Ne halleri varsa görsünler aman bizden uzak dursunlar…

Hiçbir ajan doğal yolla ölmez, bildikleri ile sır olur giderler…

Ya ölü taklidi yaparlar yada kabirde sırlarının bedelini öder…

Sözün özü, konuyu bir Atasözümüz ile bitireyim “Su testisi su yolunda kırılır.”

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.