Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 18°C
Gök Gürültülü

Ben olsam istifa ederdim

Ben olsam istifa ederdim
12.04.2020
A+
A-

Hani ‘Türk gibi başla, Alman gibi bitir’ diye bir söz vardır, bir işe azim ve inanmışlıkla başlamayı ve bunlardan hiçbir şey kaybetmeden sonunda kadar devam ettirip, sonuca ulaşmanın önemini ifade eder.

İşte Türkiye’de hükümet koronavirüsle mücadeleye ne Türk gibi başlayabildi, anlaşılan ne de Alman gibi bitirebilecek.

Büyükşehir statüsündeki 30 şehir ve Zonguldak’ta 11 ve 12 Nisan’da uygulanan sokağa çıkma yasağı kararının mükemmel (!) zamanlaması ve karar sonrası yaşananların özeti budur.

Sokağa çıkma kararı 10 Nisan akşamı saat 22.00’de İçişleri Bakanlığı tarafından duyuruldu.

‘Evde kal’ uyarılarına uyarak zaruri bir ihtiyaç olmadığı zaman evinden çıkmayan her İstanbullu gibi ben de evimde otururken dışarıdan alışılmadık kalabalık sesleri duyunca balkondan bakınca gözlerime inanamadım.

Evimin karşısındaki marketin önünde sosyal mesafeymiş, izolasyonmuş umurlarında olmadan yüzlerce insan, sanki kıtlık yaşanacakmış gibi kuyruk olmuş bekliyordu.

Tek kelimeyle korkunç olan bu manzarayı ne ülkemizde ilk vaka görüldüğü 10 Mart akşamı, ne de ölümcül salgında ülkemizde en çok vakanın İstanbul’da görüldüğü açıklandığı zaman görmüştüm.

Bu insanları bu derece sokağa dökebilecek ölümcül hatanın altında kimin imzası olduğu kısa süre sonra anlaşıldı; İçişleri Bakanı Süleyman Soylu.

Yaşanan korkunç manzarayı gördükten sonra bir izah yapma gereği hisseden Süleyman Soylu’nun açıklamalarında bazı noktaların altını çizmek isterim.

Açıklamasının başında sürecin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla yönetildiğine vurgu yapan İçişleri Bakanı, ikinci cümlesinde ise sokağa çıkma yasağının 10 Nisan akşamüstü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla alındığını söyledi.

Açıkçası bana göre bu sözler, ‘sorumluluk benim değil, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ındır’ anlamına geliyor.

Devamındaki sözleri ise tüm dünyayı etkisi altına alan bir ölümcül salgında Türkiye’de önemli bir makamda görevli olan bir kişinin ağzından duymak ise çok daha üzücü.

Sayın Bakan, “Bu saatte sokakta Türkiye’de açık olan yerler çok az olduğu için milletimizin telaşı var, ben bunu da normal karşılıyorum” dedi.

Uzmanlar ‘korkunç’ diyor

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ‘normal karşıladığı’ manzaraları bilim insanları ise ‘korkunç’ diye özetledi. Bilim Kurulu Üyelerinden Prof. Dr. Tevfik Özlü, “Bunun önümüzdeki günlerde bir bedeli olacak” derken,

Prof. Dr. Ateş Kara ise “Risk çok ama çok büyüdü” ifadesini kullandı.

Sokağa çıkma yasağı sonrası yaşananlarla haftalardır yapılan koronavirüsle mücadele emeklerini tek hamlede çöpe atarak vatandaşı sokağa döken tek ülke olarak tarihe geçmiş olduk.

Tüm dünya koronavirüs olduğunu bildiği halde sokağa çıkıp insanlara virüsü bulaştıran kişilere hangi cezayı vereceğini tartışırken, benim merak ettiğim şey, aldığı kararla milyonlarca insanı sokağa dökerek, virüs bulaşmasına uygun ortamın hazırlanmasına neden olan yetkililere hangi yaptırımın uygulanacağıdır.

Bir de Türkiye’de olmaz ama bir istifa gelecek mi, bunu da merak ediyorum. Zira bu kararın altına imza atan ben olsaydım, çoktan istifa etmiştim…

ORHAN DEDE

Yazının Devamı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.