DOLAR 5,8851
EURO 6,4925
ALTIN 280,2
BIST 95.258
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Parçalı Bulutlu

BEDAVA ÜLKÜCÜLÜK

10.07.2018
3.946
A+
A-

“Samimiyetinizden asla şüphe etmiyorum.

“Domuzdan yana” değilsiniz, biliyorum!

Doğruluğuna inandığınız fikirlerin ezilmek istenmesine üzülüyorsunuz.

Fazilet temeli üzerine kurulacak mesut ve müreffeh bir Türkiye’yi şiddetle özlüyorsunuz.

Dâvânızın başarıya ulaşması için sık sık dua ettiğinize, hattâ zafer rüyaları gördüğünüze bile eminim.

Ama ne yazık ki, bundan başka hiçbir şey yapamıyorsunuz.

 

Mücadele ile yegâne ilginiz, “ALLAH vere de bizimkiler kazansa…” diyerek, tehlikeli kulakların duyamayacağı bir sesle dua ederek seyirci kalmaktan ileri gidemiyor.

 

Tanınmağa cesaret edemiyorsunuz.

 

Saflarınızı kuvvetlendirmek üzere aralarına katılmaktan korkuyorsunuz.

 

Böylece bir çetin dâvânın bütün yükü bir avuç adamın omuzlarına yükleniyor. O bir avuç adam mücadeleyi kazanırsa ne âlâ, avuçlarınız patlayıncaya kadar alkışlayacaksınız. Onları olduklarından daha büyük gösterecek, olağan üstü vasıflar tanıyacak, şımartacaksınız. Ama yenildikleri vakit, ama her yönden saldıran çeşitli düşmanların üstün kuvvetine dayanamayıp ezildikleri vakit hiç biriniz ortalıkta görünmeyecek, âdeta hep birden “toz” olacaksınız. Artık o yenilmişlerle karşılaşmamak için sokakta yolunuzu değiştirecek, selâm vermekten çekineceksiniz. Yalnızlığın çilesini dolduran, ihanetin ıstırabı ile kahrolan o bir avuç insan yine size darılmayacak, umudunu kesmeyecek. Mücadelesini devam ettirecek.

 

Rahatınızın kaçmaması, düzeninizin bozulmaması uğruna her şeye katlanacaksınız.

 

Yanlış anlamayın: O bir avuç adam elbette ki, sizin hesabınıza değil, gönül verdikleri bir ülkünün hizmetinde çalışıyorlar.

 

Hak yolunun yolcuları, siz olsanız da olmasanız da, yollarından dönmeyeceklerdir.

 

Yalnız, bir noktayı unutmayınız: Bu oyun daima böyle oynanmaz.

 

İmkânla İman birleşmediği müddetçe dâvâ kazanılamaz.

Kazanılsa bile, zaferde sizin en ufak bir payınız olmaz.

Hiç değilse olduğunuz gibi görününüz, bedava ülkücülükten vazgeçiniz.

 

Bu kadarı bile, kazanmasını istediğiniz taraf için bir hizmettir.

Sizi hesaba katmamış, yardımınıza bel bağlamamış olurlar.

Hep seyirci kalacağınızı, hiçbir zaman sahaya çıkmayacağınızı bilirlerse, ona göre hazırlanırlar.

Sizi haksız bulmuyorum. İnsanoğlunun önce, nefsinin hizmetçisi olduğunu unutmuyorum. Sadece, sırf nefsine hizmet etmek isteyen bir insanın bile, zaman zaman nefsinden fedakârlık yapmak zorunda kalacağını hatırlatmak istiyorum.

 

Tarih, hiçbir şey kaybetmeyeyim derken her şeyi kaybedenleri çok görmüştür.”

 

Galip ERDEM

Yeni İstanbul, 8 Ağustos 1963

ÜLKÜCÜNÜN ÇİLESİ, S:134,135

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.