DOLAR 5,8875
EURO 6,4829
ALTIN 282,6
BIST 95.433
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Parçalı Bulutlu

Başbakanı Hala Anlamayanlara

04.07.2013
83
A+
A-

MURAT IDE

Ekonomik verilerden söz etti Başbakan, “Uçuyoruz” dedi.. Miskinliğimizden yerimizden kalkamadığımız için “Uçmanın” ne olduğunu kavrayamadık..

İstanbul Borsası’ndaki yükselişe işaret edip, “Bu, Türkiye’nin zenginliğinin göstergesidir” dedi.. Ama fakirlik edebiyatındaki ustalığımız gölgeledi, onun”USTA”lığını.

“Yılın ilk çeyreğinde bu kadar otomobil satıldı.” dedi.. Çaktırmadan Dünya Bankası’ndan kredi aldı ama “IMF’ye borcumuzun bittiğini” ilan etti Başbakan.. Otomobil gibi, IMF borcu gibi küçük işlere yormayınca kafamızı, göremedik gerçeği..

“Bırakın borç almayı, IMF’ye 5 milyar dolar borç vereceğiz” dedi, “Borç isteme benden, buz gibi soğurum senden” lafının üzerine yatıp, anlayamadık..

Yabancı sermayenin Türkiye’ye koştuğunu açıkladı,”Bu, ekonomideki mucizemize güvenin sonucudur” diye konuştu, yabancıladık mevzuyu..

“Akdeniz Oyunları boyunca tribünler hiç boş kalmadı. Oyun tarihinin bilet satış rekoru kırıldı.” dedi, biz çocuk oyuncağı sandık bu muhteşem veriyi..

“Geldiğimizde 26 vilayette havaalanı varken, şu anda 50 vilayetimizde havaalanı var.” diyerek nasıl uçtuğumuzu tarifledi bir nevi..

“Kişi başına milli gelirimizin 10 bin 504 liraya yükseldiğini” açıkladı Başbakan, biz anlamamaya devam ediyoruz..

“Merkez Bankası’nda 125 milyar dolarımız var” dediğinde de muhtemelen sayı saymasını bilmiyorduk..

**

Ve dün de konuşmaya devam etti Başbakan;

“Mübarek Ramazan ayında, OCAĞINDA AŞ KAYNAMAYAN hanelere elimizi uzatağız..”

“YOKSULU, GARİBİ daha fazla gözeteceğiz.”

“10.5 yıldır süren sosyal yardımlarımızı artık daha dikkatli sürdüreceğiz..”.

**

“Artık çok zenginiz..Para gani, gani..”

Takılmayın, bu kadar YOKSULUMUZ, GARİBİMİZ, MUHTACIMIZ olmasına..

Bakmayın;

“Kardeşim, bu kadar zenginleştiysek, memlekette niye bu kadar YOKSUL,GARİP,MUHTAÇ var?” diye sorana..

Maalesef, “PARA İNSANI ŞIMARTIYOR..”

Hepsi bu..

**

MADIMAK’TA KURUMADAN GÖZYAŞIM, BAŞBAĞLAR’DA SEL OLDU..

MADIMAK bir yaradır..

MADIMAK’ta olanlar, o gün onu yapanların ve yapanları savunanların, bugün yaptıklarından farklı değildir..

Dün orada ATEŞ düştü memleketime, bugün bilmem nerelerde düşüyor ATEŞ..

O gün de kapkara zihniyetlerin kapkara oyunlarıydı belimizi büken, bugün de kapkara bir zihniyetin kapkara oyunlarıdır, belimize belimize inen..

MADIMAK KOR BİR ATEŞ..

Çocukluğumun sevimli TÜRKÜSÜNÜN adını, zihnimde ve yüreğimde bir AĞITA döndüren, kor bir ateş..

MADIMAK yaradır kardeşim..

Kabuğu ise hepimiz.

**

Ve.. 3 gün sonra..

BAŞBAĞLAR bir yaradır..

BAŞBAĞLAR’da olanlar, o gün onu yapanların ve yapanları savunanların, bugün yaptıklarından farklı değildir..

Dün orada ATEŞ düştü memleketime, bugün bilmem nerelerde düşüyor ATEŞ..

O gün de kapkara zihniyetlerin kapkara oyunlarıydı belimizi büken, bugün de kapkara bir zihniyetin kapkara oyunlarıdır, belimize belimize inen..

BAŞBAĞLAR KOR BİR ATEŞ..

BAŞ BAĞLAMAK ne kadar yuva kurmaksa, BAŞBAĞLAR o kadar yuva yıkmaktır..

BAŞBAĞLAR kahpeliğin açtığı yaradır kardeşim..

Kabuğu ise hepimiz.

**

Sadece yer isimleri değişik.. Gerçeğimiz ve acımızda fark yok..

MADIMAK’taki ateş de, BAŞBAĞLAR’daki ateş de geleceğimize kül-toz-duman çöksün diyeydi..

Yakan-yıkan-vuran el değişse ne ki,

Madımak da bizim hikayemiz, Başbağlar da..

Birinde 2 Temmuz yazıyordu, diğerinde 5 Temmuz..

Bir de yüreğime sor.. Ne tarih yazıyor, ne saat..

Sadece karanlık.. Ateşin ışığını bastıran, zifiri bir karanlık..

2 Temmuz günü birçok kalem Madımak’ı yazdı..

Yarın da bazı kalemler Başbağlar’ı yazacak.. Ben iki tarihi ORTALADIM.. ORTAK acılarımızdan, sadece günleri geldiğinde bahseden kalıbı kırmak için..

Ha iki gün önce ha yarın..

Ne İNANCIMA uyuyor, ne ADABIMA..

YANAN BİZ, VURULAN BİZ, KIRILAN BİZ olduktan sonra, yansın takvimin yaprakları..

MADIMAK da BAŞBAĞLAR da yaradır kardeşim.. Yaramız..

Kabuğu ise hepimiz..

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.