DOLAR 5,7501
EURO 6,3645
ALTIN 275,7
BIST 101.144
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Az Bulutlu

Barış Maskeli İhanetten Cumhurbaşkanı Seçime

23.05.2014
60
A+
A-

İsmail Özdemir

Cumhurbaşkanı Seçimi yaklaştıkça, herkes duruşunu belli etmeye başladı.

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin “çatı aday” önerisi, toplumun genelinde ilgi ve takdir topladı.

Hatta AKP tabanından pek çok kişinin de, milli mutabakatla ve toplumsal uzlaşı ile Cumhurbaşkanının seçilmesine yönelik bu öneriyi uygun bulduğu gözlemleniyor.

“Milliyetçi, muhafazakar, manevi değerlere saygılı, demokrat, laik ve hukukun üstünlüğüne inanan” bir Cumhurbaşkanı profili Türk Milleti’nin kalbinde yer etmiş durumda.

Millet bu kanıdayken, AKP’nin üst kadrosunda ise deyim yerindeyse büyük bir telaş hâkim.

Zira böylesi makul ve gerçekçi bir ölçüye Recep Tayyip Erdoğan’ın uymadığını kendileri de biliyor.

Bunun için farklı arayışlar içerisine girmiş durumdalar.

Bugün, işte bu meseleye dikkat çekerek, Köşk seçimi için AKP’nin PKK ile giriştiği ortaklığı, konunun muhataplarından gelen açıklamalarla sizlere sunmak istiyorum.

* * *

Recep Tayyip Erdoğan’ın tek derdi Çankaya’ya çıkmak iken, İmralı canisi, BDP-HDP ve PKK’nın hedefinin “özerklik” olduğu artık her hali ile gün yüzüne çıkmış durumda.

PKK’dan gelen mesaj “bize özerklik ver, bizde sana Cumhurbaşkanlığı seçiminde destek verelim” iken AKP iktidarının da buna yeşil ışık yaktığı, geride kalan birkaç aylık periyottaki gelişmelerle kendisini gösteriyor.

Bu gelişmelere bakıldığında:

1. 10 Şubat 2014 tarihinde PKK’nın haber ajansı olan Fırat’a açıklamada bulunan Sırrı Süreyya Önder, terörist başının “af” değil “sözleşme” istediğini söyledi. Terörist başının bu anlamdaki sözlerinin “Bu, afla falan çözülecek sorun değildir. Bunun vaadi bile doğru değildir. Bunun için önce demokratik bir sözleşme yapmak lazım.” olduğunu belirtti.

2. 21 Mart’ta Diyarbakır’da düzenlenen sözde Nevruz kutlamalarına mesaj gönderen terörist başının sözlerini değerlendiren KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Bese Hozat, 29 Mart 2014’te “Türkiye’deki kaos müthiş bir fırsat sunuyor… Demokrasi güçleri bu fırsatı iyi değerlendirebilirlerse halkın öz yönetimini (özerkliği) kurabilirler.” dedi

3. Kandil’den gelerek 10 Nisan 2014’te açıklama yapan BDP’li Pervin Buldan “Kandil’deki KCK Yöneticileri Başbakan’ın “Çözüm süreci için yasal çerçeve uygun değil”, sözüne çok öfkeliler, acilen müzakere yasal çerçevesi çıkarılmasını istiyorlar” açıklamasını yaptı.

4. BDP-HDP heyeti ile 30 Mart’ta yapılan Yerel Seçimlerin ardından İmralı’da görüşen terörist başı “Dönem karakter değiştiriyor. Her an derinlikli çözüm imkânları da, çatışma olasılıkları da devrededir. Özellikle Hükümetin atacağı adımlar çatışma olasılığını ortadan kaldıracağı gibi çözümü de yeni formatta derinleştirerek geliştirebilir.” dedi.

5. Aynı görüşmenin detaylarını bir gün sonra (27 Nisan 2014) aktaran HDP’li İdris Baluken, terörist başının AKP iktidarından yasal düzenlemenin bir an önce yapılmasını istediğini belirtti ve terörist başının “Yerel Yönetimler Özerklik Yasası ile Demokratik Sivil Toplum Yasası” önerilerinde bulunduğunu belirtti. Bu görüşmede bebek katilinin ilk turda HDP’nin kendi Cumhurbaşkanı adayını çıkarması gerektiğini söyledi.

6. Terörist başının “Yerel Yönetimler Özerklik Yasası ve Demokratik Sivil Toplum Yasası” önerilerinin AKP iktidarı tarafından da “makul bulunduğunu” Pervin Buldan “Bazen görüşmelerimiz çok gergin geçiyor ama son görüşme gerçekten çok olumlu bir görüşmeydi. Sayın Öcalan açısından söylüyorum; o moralli olduğu zaman toplantı da gerginlik olmadan geçiyor ve çok sağlıklı bir görüşme oluyor. Son görüşme de öyle idi. Muhtemelen devlet heyeti ile yaptığı görüşme de olumlu geçmiş. (Mutabakata mı varılmış?) Evet, evet. İki tane yasanın çıkması konusunda Sayın Öcalan çok ısrarlı. Daha önce de yasalar öneriyordu. Müzakere Çerçeve Yasası diyordu, Hakikatleri Araştırma Komisyonu’nun kurulması yönünde çok yoğun çaba gösteriyordu. ‘Mutlaka çıkması gerekir’ diyordu, ama bu seferki görüşmede iki tane yasadan bahsetti. ‘Bu iki yasa çıkarsa Kürt sorunu bu çerçevede çözüme kavuşacak’ dedi. Bizim gözlemlerimiz, bizim aldığımız izlenim şu ki; bu konuda bir şey var. Olumlu bir hava var. O yüzden ben de görüşen biri olarak umutluyum.” sözleri ile değerlendirdi. Ancak birkaç gün sonra bu konuyla ilgili eleştiriler artınca, AKP’nin talebiyle HDP bu açıklamayı yalanlamak zorunda kaldı.

7. Terörist başının “çatışma olasılığı da, çözüm imkanı da devrede” sözünün ardından PKK’lı teröristlerin kanlı eylemlerine başladığı dönemin hemen akabinde, 21 Mayıs 2014’te AKP’li bazı bakanlarla “gizli” olarak görüşen HDP’liler bu buluşma sonucunda “çatışmasızlığın sürmesi ve çözüm sürecinin devamı konusunda hükümetin ve Kandil’in bir kez daha irade ortaya koyduğunu” söyledi.

8. Geride bıraktığımız hafta ABD’ye giden Osman Baydemir, burada Amerika’nın Sesi isimli medya kuruluşuna verdiği mülakatta “Benim inancım o ki, birinci turda bitmeyecektir bu iş. Mutlaka ikinci tura kalacaktır. İkinci turda, bana göre adaylara bakacaktır Kürt siyaseti… Bunların hiçbiri Kürtlerin derdine derman olmayacaksa, eğer demokrasi derdine derman olmayacaksa, barış derdine derman olmayacaksa hiçbirisine oy vermek zorunda değildir diye düşünüyorum.” dedi.

* * *

AKP ve PKK arasındaki ilişki, söylem ve görüşmelerin hepsinin vardığı yer, yukarıdaki gelişmelerden de gördüğünüz gibi Cumhurbaşkanı Seçimi.

Öyle görünüyor ki AKP iktidarı bu seçimlerde “özerklik” vaadi ile PKK’dan destek ummakta.

Unuttukları gerçeklik ise Cumhurbaşkanı Seçiminin genel ve yerel seçimlerden çok daha farklı olduğudur.

Burada millet, siyaset üstü bir değerlendirmeyle “herkesi” temsil edebilecek birini Cumhurbaşkanı olarak görmek istiyor.

Dolayısıyla AKP-PKK ortaklığı Cumhurbaşkanlığı Seçimi öncesinde kendisini göstermişken, bunun seçimi kazabilme adına taraflara katkısı değil, tam aksine çok ağır kayıpları olacaktır.

AKP millete “oyun” oynarken, acaba millet kendisine ne gibi bir “sürpriz” hazırlayacak hep beraber göreceğiz…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.