DOLAR 5,7076
EURO 6,3106
ALTIN 276,1
BIST 103.223
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

Baret Kadar Değeri Olmayanlar!

10.09.2014
75
A+
A-

Metin Özkan

İhmal, kusur, kabahat ve tedbirsizlik ayıbının,

Her işin fıtratına “ölüm” endekslenen bir ülkede…

Üç kuruşa,

Ya da karın tokluğuna çalışıyorsan,

Tek kelimeyle ölümün kıyısındasın.

*

Mesela bu ülkede terör saldırısından ölmediysen eğer,

Ecel seni trafikte…

Üst geçitlerde…

İnşaat kazalarında…

Ve ya madenlerde yoklayabilir seni.

*

Neden mi?

Nedeni basit.

İnsan hayatının sudan ucuz olduğu memleketimizde;

Senin maden ocağındaki “yaşam odası” kadar değerin yoktur da onun için…

Şantiyedeki bozuk “asansöre yapılacak masraf” kadar değerin yoktur da onun için…

Tersanede takacağın “baret” kadar değerin yoktur da onun için…

Dahası,

“Güçlü Türkiye” diyerek slogan atıp, işçisini “kelle koltukta çalıştıran” Avrupa’da birinci, dünya da üçüncü başka ülke yoktur da onun için.

*

Velhasıl…

Sonuç itibariyle Türkiye’de;

Son beş yılda 1754 inşaat işçisi yaşamını yitirirken,

1940’ı da sakat kalmış.

Gerçek sorumluların ceza alıp almadığından çok,

Ki almıyorlar.

İnsan hayatı için,

Gerekli tedbirlerin hiçbir zaman alınmamış olmasıdır.

*

Soma’da da böyleydi,

Marmara depreminde de böyleydi.

İstanbul Bağcılarda sel sularına kapılarak minibüs içinde boğulan 10 kadın işçide de,

Açık bırakılan rögar kapağında da…

Esenyurt da ki inşaat çadırında yaşamını yanarak yitiren 11 işçinin olayında da,

Piknik yaparken bırakılan baraj sularında da…

*

Her şeyi “kader” ile avutuyoruz ya…

Ondandır hep unutmamız.

Ondandır bu “makûs” kaderi bir türlü yenemememiz.

Ve ondandır,

Dünya kaza literatüründe “acı hikâyelerle” hep birinci sıralarda olmamız.

*

Sözün Özü mü?

Dün Soma’da, Tuzla’da, Zonguldak’ta yaşanan neyse,

Bugün Mecidiyeköy’de yaşanan manzara da aynısıdır.

Çünkü…

Paradan önce insanı feda eden zihniyetler yüzünden,

Bu ülkede her daim işçiler ölür.

*

Peki, sormak gerek:

Asansörün neden çöktüğünü sorgulamanın,

İhmalleri tartışmanın,

Patronun başını kurtaran kanunlara lanet okumanın var mıdır ayıp bir tarafı?

Şimdi kimse kalkıp da;

“Ölümler üzerinden siyaset yapmak ayıptır” demesin,

Asıl ayıp ülkemizde “baret kadar değeri olmayan” işçileri,

Ölümüne çalıştırarak “aymazlık eden” ayıplı insanların,

Utanmadan ayıplarını örtmektir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.