DOLAR 5,7260
EURO 6,3416
ALTIN 277,0
BIST 103.072
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

Bakanın dağa çıkmayı haklı bulmasını da gördük

18.12.2012
105
A+
A-

AKP ile BDP arasındaki benzerlik sadece lafta kalmadı, eylemde de neredeyse aynı noktaya geldiler. Adına açılım dedikleri yıkımda karşılıklı paslaşarak gitmenin yerini, devletin ve ülkenin varlığına ve bölünmez bütünlüğüne ortak hücum etmek aldı. Başbakan Yardımcıları Beşir Atalay ve Bülent Arınç’ın bu konuda özel bir görev üstlenmiş durumdalar.

 

Yıkımın mimarı

 

Beşit Atalay hiç şüphesiz ki, yıkım projesinin mimarı olarak tarihe geçmiştir. Habur’daki davul zurnalı terörist karşılamaları ve göstermelik mahkemeler, Kandil’den inen eli kanlı katillerle Oslo’da yapılan pazarlıklar, İmralı’nın bir parti genel merkezine dönüştürülmesi bu mimarlığın eserleridir. Bunun karşılığı, bunun ürünü, daha çok kan dökmek, ülkenin belli yerlerinde iki dilli, iki bayraklı bir fiili durum oluşturmak, dağdan inen katillerle kucaklaşmak ve İmralı canisinin gündem belirleyen, örgüt yöneten bir konuma kavuşması olmuştur. Bu gidişin doğal sonucu olarak, 2011 seçimleri öncesinde millet uyanmasın, AKP olumsuz etkilenmesin diye teröre ara verilmiş, seçimlerin hemen sonrasından her şey kaldığı yerden çok daha yoğun bir şekilde devam etmiştir.

 

Artık sonuç alıyorlar

 

Hep söyledik, bir defa daha hatırlatalım. AKP’nin üçüncü dönemi her anlamda sonuç alma dönemidir. BOP yolunda gözü kara gitmek, Barzani ile kardeşlik bağı kurup, onur misafiri etmek, Suriye’yi bataklığa çevirmek ve Türkiye’yi felaketin ortasına itmek bunun sonucudur. Bu kadarı yetmiyor. PKK ile aralarındaki bağlantıyı ve işbirliğini de artık gizleme gereği görmüyorlar. Bir taraftan pazarlık ediyor, diğer taraftan gereğini yapıyorlar. Eyalet sisteminin alt yapısını oluşturacak düzenlemeleri meclisten geçirdiler. Seçilmiş valiyi tartışmaya açtılar. Dağdaki katillere affın yolunu yurt dışına gitmekle buldular. İmralı canisi zaten fiili olarak çok rahat ve istediğini yapma ve söyleme imkanına sahip. Yakında bir formülünü bulup dışarı da salarlar.

 

Dağa çıkmayı övmek

 

PKK’yı da katliamlarını da, ihanetlerini de masum ve haklı gösterecekler ki, bundan sonra yapacaklarına zemin oluşsun. Milletin hazım kapasitesinde nasıl olsa sorun yok. Ne versen gidiyor. Bülent Arınç tam da burada bir defa daha devreye giriyor. ”BDP’lilere yapılan bana yapılsa ben de aklıma gelse dağa çıkardım” diyerek, yıkımda yeni bir çığır açıyor, yeni bir dönem başlatıyor. Unutmayalım ki, daha kısa bir zaman  önce şehit anasını ağır şekilde azarlayıp, kovmuştu. O şehit anasının yaşadığı mağduriyetin, acının AKP zihniyeti için hiçbir önemi, hiçbir değeri yok. Ama eğer bölücü ihanet yolunda biri önünüze çıkıp, sizi engellemeye çalışmışsa bu büyük bir haksızlıktır. Devletin istihbarat örgütü dağa çıkmayı engelleyecek tedbirler almakla, bu yolda bazı faaliyetlerde bulunmakla büyük suç işlemiştir. Onun için de ihanet yolunda her hangi bir engelle karşılaşanlar dağa çıkmalı, kan dökmeli ve can almalıdır. Sakın bunu yanlış anlayıp da, “her haksızlığa uğrayan dağa mı çıksın?” gibi algılamayın. Bu hak sadece bölücü ihanetin içinde olanlar içindir. Aksi halde, ananızdan doğduğunuza pişman edilirsiniz.

 

Anayasa ve kanunlara göre suç

 

Bülent Arınç’ın sözleri asla tesadüf değildir. Bilinçli ve maksatlıdır. Dağdan inen katillerle kucaklaşmayı hazmettirdikten sonra gelinen yeni bir aşamadır. AKP-PKK ortaklığında yeni bir süreçtir. Artık birbirlerini tamamlayarak değil, birlikte hareket ederek yürüyorlar. Bu Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve kanunlarına göre suçtur. En hafif şekliyle terörü ve teröristi övmek ve haklı göstermektir ki, eli silahlı katillerle kucaklaşmadan hiçbir farkı yoktur. Bundan sonra sayın başbakan başta olmak üzere hiçbir AKP’li BDP-PKK ilişkilerinden bahsedemez. Bunun üzerinden siyaset geliştiremez. Çünkü aynı şey bizzat AKP’nin içindedir. Katillerle kucaklaşmayı savunanların yanına, dağa çıkmanın haklı ve doğru olduğunu söyleyen Bülent Arınç eklenmiştir. BDP’de aynı şeyleri söylüyor, ihanetine aynı şeyleri gerekçe gösteriyor. Devletin bütün kurumları ve özellikle MİT ağır bir töhmet altındadır. Çıkıp açıklama yapmak ve bu sözlere cevap vermek zorundadırlar.

 

Sıradakiler

 

Bunu da hazmettirirlerse artık sıra PKK ile mücadele yürütmüş olan bütün devlet kurumlarından hesap sormaya, dağdaki katillere tazminat ödemeye, İmralı canisini serbest bırakıp siyaset yolu açmaya ve başladıkları federasyon yapılanmasını tamamlamaya gelecektir. Bunu tarihe bir not olarak düşüyoruz. İnşallah hatırlatmak zorunda kalmayız.

 

ETİKETLER: , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.